Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etmiştir:
“Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki:
‘Kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin ki bu, imanın en zayıf derecesidir.’”
(Sahih-i Müslim, Îmân 78; ayrıca bk. Sünen-i Tirmizî, Fiten 11; Sünen-i Nesâî, Îmân 17)
İnsanlığın yaratıldığı ilk günden beri süregelen bir hak-batıl mücadelesi vardır. Bu mücadelenin ilk sahnesi Hz. Âdem ile Şeytan arasında kurulmuş; ardından Habil ile Kabil arasında devam etmiştir. O günden bugüne iyilik ile kötülük, hak ile batıl arasındaki bu mücadele hiç dinmemiştir.
Yukarıdaki hadiste, kötülük karşısında alınacak tavır açıkça ortaya konulmuştur: Önce elle müdahale, sonra dille itiraz, en son kalple buğz. Ancak bugün gelinen noktada, kötülüğe karşı sadece sözle tepki vermenin ve içten nefret duymanın yeterli olmadığı acı bir şekilde görülmüştür.
Gazze’de yaşananlar, artık sadece izlenebilecek bir zulüm değildir. İsrail’in işgali altında, kadın-çocuk demeden masumların hedef alınması, vicdan sahibi herkesin yüreğinde aynı haykırışı yükseltmiştir:
“Bir şey yapmalıyız!”
Peki ama ne yapmalı?
Sadece slogan atmanın, “Kahrolsun İsrail” demenin bir karşılığı olmadığını; masum çocukların canı pahasına öğrenmiş olmadık mı? Elbette herkesin yapabileceği bir şey vardır. Kimi kalemiyle, kimi sözüyle, kimi de fiili duruşuyla tepki gösterir.
Ben de yıllardır bu zulme karşı yazılarımla, şiirlerimle ses oldum. Uzun süredir boykot ederek tepkimi ortaya koydum. Ancak bugün, kendi nefsim adına bunun yeterli olmadığı kanaatine vardım. Artık sözün ötesine geçmek gerektiğine inanıyorum.
Bu sebeple Global Sumud Filosu’na katılma kararı aldım. Yapılan ilk mülakat olumlu geçti. Kabul edileceğimi ümit ediyorum.
Yolculuk planım netleşti: Hava yoluyla Moritanya’ya, oradan kara yoluyla Cezayir, Libya ve Mısır üzerinden nihai hedef olan Gazze’ye ulaşmak…
Bugün artık zalime karşı sadece beddua etmek değil, fiilî duruş sergilemek gerektiğine inanıyorum.
Bu yolculuk boyunca, her hafta —belki her gün— Bayrampaşa Gündem Gazetesi’nde izlenimlerimi, yaşadıklarımı ve şahit olduklarımı kaleme alacağım.
Okurlarımdan tek bir şey istiyorum: Dua.
“Bu gemi ki sefine-i Nuh-u Nebî’dir;
Rotasında İslam, dümeninde Kur’an, pusulası insandır.”