MEHMET CEYLAN

Tarih: 30.11.2025 22:05

PAPA 14. LEO ZİYARETİNDE, HAÇLI RUHU, DİYALOĞ, ILIMLI İSLAM YANSIDI

Facebook Twitter Linked-in

XIV. Leo’nun Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaret, beraberinde pek çok tartışmayı da getirdi. Bu ziyaret, yalnızca diplomatik bir temas olmanın ötesinde, bazı gizlenmeye çalışılan sistematik misyonerlik çalışmaları ile bölgesel siyasi konjonktürü açıkça ortaya çıkardı. Ziyaret esnasında, tarihsel bir Haçlı ruhu, Dinlerarası Diyalog projesi ve Ilımlı İslam projesi gibi kavramlar belirgin bir şekilde sergilendi.

Ziyaret sona erip Papa XIV. Leo Türkiye’yi terk etse de tartışmalar dinmedi. Özellikle muhafazakâr siyasetin temsilcileri ve düşünürler, ziyarete karşı sert bir eleştiri yöneltti. Liberal kaynaklı siyasetçiler bu duruma sessiz kalmaya devam ederken, iktidar partisinin destekçileri ve yandaşları ise ziyaretin önemini savunmaya veya konuyu başka mecralara taşımaya çalıştı.

Elbette bir Papa, Vatikan Devlet Başkanı ve Katolik Kilisesi'nin ruhani lideri olarak diğer ülkeleri ziyaret ettiği gibi Türkiye’yi de ziyaret edebilir. Geçmiş yıllarda da görev yapan Papalar Türkiye’yi ziyaret etmiştir. Fakat bu son ziyaret, normal bir devlet adamı ziyaretinin dışına çıktı ve taşıdığı sembolik anlamlarla dikkat çekti.

ILIMLI İSLAM VE DİNLERARASI DİYALOĞUN YANSIMALARI

Bilindiği gibi, kamuoyunda "FETÖ" olarak anılan hareketin en büyük projeleri “Ilımlı İslam” ve “Dinlerarası Diyalog” projeleriydi. Bu Diyalog toplantılarının bir dönem üst düzey bakanlar tarafından bile organize edildiği hatırlanmalıdır.

Papa XIV. Leo’nun Ankara programında, yıllardır tartışılan “Ilımlı İslam” ve “Dinlerarası Diyalog” projelerinin yansımaları açıkça görüldü. Program boyunca İslam motifleriyle Hristiyan ve Katolik motiflerinin iç içe girmiş olması dikkat çekiciydi.

Bu durum; ilahi ekibinin kostümlerinden, kadınlı erkekli karma olması, kadın sanatçıların bazılarının başörtülü bazılarının ise açık olması ve ilahilerin okunuş dilleri gibi detaylarda kendisini gösterdi. Tüm bunlar, “Ilımlı İslam” ve “Dinlerarası Diyalog” projesinin hangi aşamaya geldiğini gösteriyor. Bu projeler, Büyük Ortadoğu Projesi'nin (BOP) bir parçası olarak değerlendirilmektedir.

Bu programın en vahim noktası ise, Hz. Peygamber’in hicret esnasında Medine’ye gelişi üzerine yazılan “Ay Doğdu Üzerimize” (Tala’al Bedru Aleyna) ilahisinin, hem de Arapça olarak, Papa XIV. Leo’ya söylenmesiydi.

Ankara programı önemli bir gerçeğin altını çizdi: 2016 yılından bu yana “FETÖ” operasyonları nedeniyle binlerce insan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edildi ve binlercesi hâlâ cezaevlerinde bulunuyor. Ancak “FETÖ” denilen hareketin temel projeleri ve ideolojik zeminleri uygulamada (fiiliyatta) devam ediyor görünmektedir.

HAÇLI RUHU CANLANDI, EKÜMENLİK MESAJI VERİLDİ

Ankara programından sonra İstanbul’a gelen Papa XIV. Leo, burada da siyasi ve dini açıdan ağır sonuçlar doğurabilecek olaylara imza attı. Özellikle İznik programı, Fener Patrikhanesi ziyareti ve binlerce kişinin katıldığı özel bir salonda yapılan ayin, bu bir meydan okumadır. Bu olaylar, bir Haçlı ruhunun ayak seslerini duyurdu ve yıllardır tartışılan Ekümen (Dünya) Patriği meselesi hakkında net bir mesaj verdi.

Papa XIV. Leo, Birinci İznik Konsili'nin 1700’üncü yıl dönümü vesilesiyle İznik'te bulunan Aziz Neophytos Bazilikası'nda düzenlenen ayine katıldı.

Birinci İznik Konsili (325 yılı): Hristiyanlığın inanç birliğini kuran ilk büyük toplantıdır ve teolojik açıdan mezheplerin yolunu belirlemiştir. Ermeni Kilisesi için bu Konsil, inanç yolculuğunun başlangıcı sayılır.

Türklerin Anadolu’ya geldiği 1071’de Anadolu Selçuklu Devleti’nin ilk başkenti olan İznik, daha sonra Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı döneminde ve Cumhuriyet döneminde, hatta 1924 yılında izin istenmesine rağmen dahi, İznik’te ayin yapılmasına izin verilmemiştir. Papa XIV. Leo’nun bu ayinde Fener Rum Patriği I. Bartholomeos ile birlikte yer alması, ekümenizm konusundaki ortak bir iradeyi gösterdi.

Papa Leo ayrıca Fener Patrikhanesi’ni ve Fransız Fakirhanesi’ni ziyaret etti. Türkiye’de ilk kez binlerce kişinin katıldığı özel bir salonda ayin yapması da ziyaretin sıradan bir dini etkinlik olmadığını kanıtladı.

İHANET PLANININ BİR PARÇASI MI?

Papa XIV. Leo’nun ziyareti, sıradan bir dini etkinlik veya devlet adamı ziyareti olarak görülemez. Türkiye, hiçbir uluslararası aktörün “yumuşak güç”, “manevi nüfuz”, “kültürel dönüşüm” yahut “arka kapı diplomasisi” gibi yöntemlerle yönlendirilmeye çalışılabileceği bir ülke olmamalıdır. Bu ziyaret, yüzyıllardır süregelen büyük bir planın parçası olarak değerlendirilmelidir.

Bu bağlamda şu soruların sorulması şarttır:

Papa XIV. Leo’nun ziyareti, bir Haçlı ruhudur. Bu ziyaret, son bir yıldır tartışılan ve uygulama aşamasına gelen sözde “Terörsüz Türkiye” projesi içinde, bölgede bölünmeyi amaçlayan, Türkiye Cumhuriyeti’ni ulusal devletten çıkarıp Türk Milleti’ni devletsizleştirme projesinin bir parçası olarak, BOP Projesi’nin ve Konstantinopolis özleminin bir yansımasıdır.

Tüm bu yaşananlar, bin yıllık Anadolu tarihinde haçlı ruhunu yaşatmak için Türkiye üzerinde yüz yıllardır yürütülen İhanet Planlarının bir parçasından başka bir şey değildir. Ülkeyi yönetenler, yönetmeye talip olanlar ve ülke üzerinde kaygısı olanlar bu durumu göz önünde bulundurmak zorundadır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —