Menü Bayrampaşa Gündem Gerçek Gazetecilik
YUNUS TOPUZ Eğitimci/Yazar

YUNUS TOPUZ Eğitimci/Yazar

Tarih: 23.06.2026 19:03

MÜSLÜMAN MAHALLESİNDE SALYANGOZ SATMAK

Facebook Twitter Linked-in

Bir market. Başörtülü bir hanım alışveriş yapıyor. Yanına yaklaşan bir adam soruyor: “Hava bu kadar sıcak, denize de böyle mi giriyorsunuz? Hangi tarikattasınız?”

Bu soruları soran adam kendini ne zannediyor?

Bir insanın inancını, giyimini, yaşam tercihini cadde ortasında sorgulamak; bunu ukala bir edayla, küçümseyerek yapmak — bu ne cesaret, ne özgürlük, ne de eleştiri. Bu sıradan bir terbiyesizliktir. Hukuki adıyla: kişilik haklarına saldırı, onur kırıcı muamele.

Ama asıl mesele o adamın terbiyesizliği değil. Asıl mesele şu: Bu insanlar bu cüreti nereden alıyor?

Son günlerde Türkiye’de tuhaf bir tablo var. Nüfusunun yüzde doksanbeşi Müslüman olan bu ülkede, çocukların hafızlık icazet törenleri protesto ediliyor. Başörtülü kadınlar market koridorlarında sorguya çekiliyor. İslami kurumlar, törenler, giyim biçimleri; gazeteci kimliği taşıyan, yazar unvanı kullanan bir kesimin hedef tahtasına konuluyor.

Bunlar fikir özgürlüğü değil. Bunlar sistematik bir nefret söylemi.

Fikir özgürlüğü; tartışmayı, eleştiriyi, itirazı kapsar. Ama bir kadının başörtüsünü aşağılamak, çocukların dini törenine yürüyüşle karşı çıkmak, bir inanç sistemini kamusal alanda hedef göstermek — bu özgürlük değil, saldırıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına almaktadır. Ancak kâğıt üzerindeki güvence yetmez. Başörtüsü bir Müslüman kadın için ibadet, kimlik ve onurdur. Bu onurun fiilen korunması; sokakta, markette, kamusal alanın her köşesinde güvende olması şarttır.

Yasal düzenlemeler bu gerçekliğin gerisinde kaldığı sürece, boşluğu cesaret dolduracaktır — ve o cesaret her geçen gün biraz daha kabarıyor.

Müslüman mahallesi salyangoz satanları tanır. Tarihin her döneminde tanımıştır.

Asıl soru şudur: Bu ülke, kendi çocuklarının hafızlık törenini protesto edenlerle, kendi kadınlarını sokak ortasında sorgulayanlarla ne zaman gerekli yasal işlem yapılacak. Başörtüsü ne zaman Anayasal güvence altına alınacak?

Cevabı toplumun vicdanına bırakıyorum.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —