İngiltere’de Islamic Relief adlı bir yardım kuruluşu var. Aslen Trabzonlu olup İstanbul’da ikamet eden bir ailenin evladı ; Ümit Takımoğlu arkadaşım da burada çalışıyordu. Bu kuruluşu tanımam onun vesilesiyle oldu.
Bu kuruluş, bizdeki İHH benzeri olup o zaman 17 ülkede faaliyet göstermekteydi. Son durumunu bilemiyorum. Topladığı zekat , fitre ve bağışları öncelikle yoksul İslam Ülkeleri halkına ulaştırmanın yanında, her cami avlusuna koyduğu Cloth Bank da topladığı giyim eşyalarını Warehouse denilen depolarda tasnif edip , yine yoksul Müslüman Ülkelere ulaştırıyordu. Benim orada bulunduğum devrede İran’da deprem olmuş, bu depremzedelere para yardımında bulunmuşlardı. Yalnız, İslamic Relief yaptığı yardımları kamera ile tespit edip, gerek canlı gerekse arşiv tarzında üyelerine arz ediyor. “İşte sizden topladığımız, zekat ve bağışları bakınız, felaketzedelere ulaştırdık” mesajı veriyorlar.
Üç ayda bir yayınladıkları “Partnership” adlı dergiyle de bu faaliyetlerini tanıtıyorlar.
Benim bulunduğum dönemde Bingöl’de deprem olmuştu. Bingöl Depremi vesilesiyle ;
“-Türkiye’ye de yardım yaptınız mı? “ soruma ;
-“Hayır !.. Türkiye’ye yardım yapmıyoruz” demezler mi? Ben :
-“Neden?” deyince de ;
-“Biz 1999 Gölcük Depreminde hemen kasamızda bulunan 250.000 Sterlini alıp Türkiye’ye koştuk. Kendi usulümüz üzere dağıtmamız gerektiğinden, kamerayla dağıttıklarımızı kayıt altına alacağız, dedik. Fakat Türkiye’deki yetkililer, siz dağıtamazsınız. Paraları bize verin, biz dağıtacağız” deyince de , bu bizim usulümüze aykırı olduğundan, dağıtmadan paralarla geri döndük. Şimdi Türkiye’yi yardım yapılacak Müslüman Ülkeler listemizin dışına çıkardık” dediler.
Hakikaten 1999 depreminde , Kızılay marifetiyle bütün dağıtılacak, nakdi ve ayni yardımlar tekelde toplayarak, gerici ve irticai kuruluşlar olarak adlandırılan sair hayır kurumlarına engel olunmuştu…
Ümit’in daveti üzerine London Central Mosque (Merkez Camii)’nde bir Pazar düzenlenecek event (etkinlik)’e katıldım. Central Mosque birinci Zone’da alt katı konferans salonuna dönüşebilecek özelikte , seperatörlerle ofislere ayrılan bir bölüm olduğundan, etkinlik burada yapılacaktı. Londra’da faaliyet gösteren Müslüman Esnaf ve Sanatkârlar , ürünlerini sergiliyorlardı. İslamic Relief olarak biz de , su ve meşrubat satıyorduk.
Böyle bir etkinliğin Emniyet’ten izinsiz yapılması imkansızdı. Nitekim erkenden gelen, Pakistan orjinli bir polis memuru olan ( sık sık bu tür yerlerde gördüğüm) Muhammed ;
-“Selamün aleyküm” diyerek güler yüzüyle herkesin elini sıkıp hal hatır sorarak salondaki yerini aldı. Muhammed, sakallı, Pakistanlılara has entarisi , sadece gömleği üzerinde Polis arması bulunan bir memurdu. Kıyafeti ve güler yüzüyle katılımcıların itimadına mazhar idi. İngiltere’de Sihh Dinine mensup polisler de var. Sakalı ve sarığıyla görev yapmakta, Sarığı üzerinde polis armasıyla, Müslüman bayan polisler de , baş örtüsüyle görev yapabilmekteler. İngiliz Emniyeti , hizmet vereceği toplumun inancına uygun olan görevlileri orada tavzif ederek etkinliğin tam bir uyum içinde yapılmasını sağlıyorlar. Hayran olmamak elde değil.
İslamic Relief, Londra’daki Cami avlularına konulan Cloth Bank’lardaki elbise poşetlerinin belli aralıklarla toplanıp, Warehouse (depo) ‘e getirilmesi için, geçici elemana ihtiyaç duyuyor. Ümit arkadaşın vesilesiyle , bunların toplanmasında , Hindistanlı Yusuf’a yardımcı oldum. Bu vesileyle Londra’da gezdiğim , büyük camileri bir de kuruluşun çıkardığı 3 aylık “Partnership” dergisinin dağıtılması için de gezdim. İslamic Relief’in bana verdiği listede , Londra’da tam 130 Cami ve İslam kültür Merkezi vardı. Listede , adresleri de gösterilen bu cami ve İslam Kültür Merkezlerini gezdikçe işaretliyordum. Bu münasebetle ben 85 tanesini gezdim. Yaklaşık 20 günde gezmiştim. İkindi ezanlarının asr-ı sani okunduğu camileri de kolladığımda günde 5 cami gezebiliyor ve elimdeki dergileri cemaate dağıtıyordum. İslamic Relief cami başına bana 15 paund tahakkuk ettiriyordu. 85 cami olunca , yeterlidir, dediler.
İngiltere’de , Britanya adasında yaklaşık 2,5 milyon Müslüman ve 1000 civarında da Cami ve İslam Kültür Merkezi bulunmaktadır. Gezdiğim Camilerdeki anılarıma bir başka yazımda değinmek düşüncesindeyim.
İngiltere genelinde Kızılhaç’a bağlı Charity (Hayır) Mağazaları var. Halk , her Pazar evinden kullanmadıkları giyecekleri büyük siyah poşetlerde bu mağazaların önüne kor. Her çeşit elbise , ayakkabı, kitap dahi bulunur. Pazar akşamları, ihtiyaç sahiplerinin bu poşetleri açıp da içinden işine yarayacakları almasına kimse ses çıkarmaz. Ertesi sabah Kızılhaç görevlileri, bunları tasnif ederek içerideki mağazada çok ucuz bedelle Kızılhaç yararına satarlar.
İslamic Relief, uygulamayı muhtemelen Kızılhaç’tan öğrenmiş olmalı. Bizim ülkemizde de uygulama, Avrupa’daki uygulamayı görenlerin etkisiyle başlamış olsa da, henüz tam kıvamına kavuşamamış. Hâlâ daha çöp konteynırlarında giyecek eşyalarının atıldığına şahit olmaktayım. Kızılhaç bu işin içerisinde ama bizde Kızılay’ın henüz böyle bir uygulaması yok. Böyle bir uygulamayı da Kızılay’ın başlatması güzel olur. Bu elbise bankların cami avlularında kurulması ,belediyelerimizin dahi bu işe el taması isabetli olur.
ibrahimyildirim_99@hotmail.com