Menü Bayrampaşa'da Gerçek Gazetecilik Doğrudan Yana Taraf
SABRİ ŞENEL

SABRİ ŞENEL

Tarih: 15.04.2026 21:05

EY KÜRT KARDEŞİM, YARIN FİLİSTİN GİBİ OLMAYALIM!

Facebook Twitter Linked-in

Kürtleri İngiliz, Fransız ve Ruslar kullandı; ABD ve İsrail kullanmaya devam ediyor. Emperyalistler böyledir; son kullanım süresi dolunca kullanır, atar. Ey Türk’ün asil evladı kardeşim, Filistin’in başına bugün gelen yarın senin başına gelecektir. Utanılacak, pişman olunacak iş yapma! Kanma, kandırma! Sonra pişmanlık duyma! Onurlu bir hayatın yolu, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milletinin onurlu birlik, bütünlük ve kardeşliğinden geçer.

Emperyalistler yarın bölgeden defolup gider ama biz birlikte yaşamaya mecburuz. Gelinimiz, damadımız, yeğenlerimiz var. Onlar petrole, doğalgaza, madene çöker; sonunda toprağına, suyuna, havana çöker. Çünkü onlar kendilerini efendi, diğer dünya milletlerini köle gören; bölünmüş, parçalanmış, hükmedecekleri ve sömürecekleri bir dünyanın peşindedir.

Muharref Tevrat’ta şöyle yazar: “Senden büyük milletlerin mülkünü alacaksın; ayak tabanının bastığı yer senin olacak.” (Tesniye 11, 12, 13, 19 ve devamı)

Uyanalım, birlikte var olalım, ihanet oyununu bozalım; aksi pişmanlık, kölelik ve yok oluştur. Kendimizi yemlenen, fonlanan, beslenen, zehirlemek isteyen emperyalist kuklaların eline bırakmayalım. Mesela Barzani sözde bağımsızlık referandumu yaparak kutlama yaptığında İsrail bayrakları dalgalandırmıştı.

Siyonizm, Kürtlerin İsrailoğullarından olduğu yalanını yayar. Aslında Yahudilik kandan, soydan gelir; Yahudi olunmaz, Yahudi doğulur. Dolayısıyla hiçbir insan sonradan Yahudi dinine giremez. Bu bakış, hahamların uydurduğu Tevrat öğretisidir. İşte Kürt kardeşim, bu çirkin emperyalist oyunu bozmalı; Kürtlüğü ile Müslümanlığı ile gurur duymalı, Türk milletinin parçası ve eşit yurttaşı olduğunu terk ederse Siyonizm’e taşeron olur. Bu oyun mutlaka bozulacaktır.

Türkler ne kadar Türkse, Kürtler de o kadar Türktür!

Öcalan asla Türk milletinin öz kardeşi Kürtlerin temsilcisi, kurucu önderi değildir. Hiç kimse Siyonizm kuklası terör örgütü PKK’yı Türk devletine muhatap yapamaz. Samimi hiçbir Kürt, Siyonizm taşeronu PKK’yı Türk milletine tercih etmez. Yanlış hesap geri dönecek, tarihin çöp sepetine atılacaktır.

Kardeşlik kıyamete kadar sürecektir. Biz bir aradayız; sokakta, işte, aşta beraberiz. Her insanımız İsrail’in Filistinlilere yönelik katliamına şiddetle karşıdır. Bunu hep birlikte iliklerimize kadar yaşıyoruz. Kaderde, sevinçte, tasada bir olan bu yüce Türk milleti; Alevi, Sünni, Kürt, Roman, Arap, Boşnak demeden bir bütündür.

Fas’tan Endonezya’ya 22 İslam ülkesinin sınırlarını değiştirmeyi hedefleyen ve “Büyük İsrail Projesi” olarak ifade edilen planlarla yeni Filistinler ortaya çıkarıp kan ve gözyaşının aktığı bir düzen kurmak isteyenler; küreselleşmenin şehir devletleri peşinde, üniter millî devletleri yıkmayı İsrail için istemektedirler.

ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye temsilcisi Tom Barrack bunu açıkça ifade etmekte, “Millî devletler İsrail için bir tehdittir.” diyebilmektedir. Ancak bu beyanlara ne iktidardan ne de muhalefetten karşı bir açıklama gelmemekte, “Haddini bil!” denilmemektedir. Bu büyükelçi istenmeyen adam ilan edilmemektedir.

Ne Süleymaniye’de askerimizin başına çuval geçirildiğinde gerekli diplomatik tepki gösterilmiş ne de müstemleke valisi gibi konuşan bu zat susturulabilmiştir. Türk milleti ve devletinin millî onuru ile oynanmaktadır.

Türk hem etnik kimlik hem de millî kimliktir; Kürt ise etnik kimliktir. Atatürk bunu, “Ne mutlu Türk’üm diyene.” sözüyle ifade etmiştir. Millî devletin temel paradigması budur. Türklük için etnik kimlik bağlamında kan bağı gerekli görülür; ancak millî kimlik için etnik köken, kafatası ölçümü ya da kan bağı aranmaz. Etnik kimlik üzerinden ilişkileri tanımlamak ve tarif etmek, yalnızca kabile devleti anlayışına götürür. BOP’un hedeflerinden biri de budur.

Anayasal tanıma göre: “Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.” Kaldı ki etnik veya din temelli ayrıştırıcı söylemler içinde, soyca Türk olan birçok kişi bulunduğu gibi; soyca Türk olmayıp kendini Türk kimliğiyle tanımlayan ve bu aidiyeti güçlü biçimde benimseyen milyonlarca insan da vardır.

Atatürk, Türklüğün hem sosyolojik hem de yasal tanımını ortaya koymuştur. Bu çerçevede Türklük, kan ve soy ötesinde; kültürel ve hukuki bir aidiyet ve mensubiyet ifade eder.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —