YALNIZ YAŞAMAK İÇİN YARATILMADIK

Mehmet Ceylan'ın köşe yazısı


İnsanoğlu, varoluşundan itibaren toplumsal bir çevrenin parçasıdır. İlk nefesini minicik bir bebek olarak alan insan, giyinmeyi, yemeyi, içmeyi ailesinden öğrenir ve zamanla ailenin bir bireyi olmaktan öte, toplumun da bir ferdi haline gelir. Toplum bireyi olmanın getirdiği bazı zorunluluklar vardır. İnsan, yaşadığı toplumun değerlerini öğrenmek ve bu değerlere uygun yaşamakla yükümlüdür. Bu, bir görev veya isteğe bağlılık değil, aksine toplumsal düzen için mutlak bir mecburiyettir.

Hiçbir insan, "Beni başkası ilgilendirmez, benim nasıl yaşadığıma kimse karışamaz, toplumla yaşamanın gereklerine uymuyorum" diyemez. Şayet bir kişi "Ben toplumla yaşamak istemiyorum" gibi bir düşünceye sahipse, o zaman toplulukların olmadığı bir yerde, tek başına yaşaması gerekir ki bu da modern dünyada neredeyse imkansızdır.

Toplumda yaşamanın kendine özgü kuralları, hukuku, ahlakı ve adabı vardır. Toplumsal alanlarda yaşarken çevreyi kirletmek, çöp ve benzeri şeyleri sağa sola atmak kabul edilemez. Bu alanların temiz tutulması gerektiğini bilmek ve buna göre davranmak her bireyin sorumluluğudur. Bir parkı, sokağı ya da caddeyi düşünün; bu alanları sadece siz değil, diğer toplum bireyleri de her gün kullanır. Dolayısıyla her bireyin bu alanları kullanma hakkı olduğu kadar, onları koruma sorumluluğu da vardır.

"Aslan yattığı yerden belli olur" sözü, her bir bireyin yaşam alanına ve dolayısıyla topluma karşı sorumluluğunu net bir şekilde özetler. Toplum içinde yaşamanın bir hukuku olduğunu söyledik. Toplum bireylerinin birbirlerine karşı hakları, sorumlulukları ve yükümlülükleri bulunur. Hastalık, açlık, cenaze, düğün gibi zor zamanlarda bireyler birbirlerinin yanında olmalı, yardımlaşmalı ve birbirlerini koruyup kollamalıdır.

Toplumda yaşayanlar, ahlak kurallarını her zaman ön planda tutmalıdır. Mahalle kültüründe eskiden beri var olan "Mahallenin namusu hepimizin namusu" gibi bir deyim vardır. İşte tam da bu anlayışla, toplum bireyleri birbirlerine zarar vermeden, kırmadan ve üzmeden, toplum ahlak kuralları çerçevesinde hareket etmelidir.

Toplum bireyleri öncelikle kültürel değerleriyle yaşamalıdır. Selamlaşmalı, dertleşmeli, sohbet etmelidir. Aralarında kan bağı olmasa bile, toplum kardeşliği bağlarını kuvvetlendirmelidirler. Mahalle kültürü pekiştirilmeli, mahalle esnafı toplumsal etkileşimin önemli noktaları olarak görülmelidir. Bu alanlar korunmalı, ancak aşırı yük veya sorun alanı haline getirilmemelidir.

Bebeklikten gençliğe, gençlikten yetişkinliğe uzanan süreçte, toplum bireyi olma bilinciyle yetişmek esastır. Bu sorumluluklar her birey için mutlak bir mecburiyettir. Şayet bu mecburiyetler yerine getirilmezse, toplum olmaz; toplum olmazsa millet olmaz; millet olmazsa da devlet olmaz. Devletsiz hiçbir insan kendi başına yaşayamaz.

Türk kültür değerleri ve İslam dininin ortaya koyduğu en temel değerlerden biri, millet olmaktır. Kendine özgü değerleri ve ayrıcalıklı kültürü olan topluluklar millet kimliği kazanır. Kimlik, bir ferdin veya milletin tanınmasını sağlayan özelliklerini ifade eder. Bu özellikler, bir milleti diğer milletlerden ayırt eder, onun fark edilmesini ve bilinmesini sağlar. Millî kimlik dediğimizde de, bir milletin tanınmasını sağlayan kültürel özellikler anlaşılır; bu, millî bir kültüre ait olmanın ifadesidir.

Türk kültürü içinde mahalle kültürü ve toplumsal yaşama kültürü ayrı bir yer tutar. Türk toplum yaşamında, Batı toplumlarında pek görülmeyen, toplumsal yaşama, paylaşma ve yardımlaşma kültürü son derece yaygın ve önemlidir. Türk kültürü, İslam kültürü ile birleştiğinde ise muazzam bir toplum ve sağlam bir millet yapısı meydana gelir.

Yüce Allah, Hucurât Suresi’nin 13. Ayeti’nde şöyle buyurur:

“Ey insanlar! Şüphesiz biz sizi bir erkekten ve bir kadından yarattık. Sizi birbirinizi tanıyasınız diye, milletlere ve kabilelere ayırdık. Şüphesiz Allah katında şerefli ve itibarlı olanınız O’na itaatsizlikten en fazla sakınanızdır. Çünkü Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdar olandır.”

"HASAN MUTLU’NUN SUÇU HALKIN OLANI HALKA VERMEKTİR"

BAYRAMPAŞA’DA BAŞKAN HASAN MUTLU’DAN 24 MADDELİK SERT MUHTIRA!

SUMUD FİLOSU AKTİVİSTLERİ İSTANBUL'DA

İSTANBUL, SANCAKTEPE’DE “MUTLULUK” PANELİNE DAVET

SULTANGAZİ’DE ASFALT SEFERBERLİĞİ

DÜNYA ŞAMPİYONASI’NA SULTANGAZİ DAMGASI! 3 ŞAMPİYON BİRDEN!

ÖZEL İNSANLAR EMİRGAN KORUSU’NDA MORAL BULDU

GENÇLİK BULUŞMALARI TAM GAZ DEVAM

EBELER HAFTASI’NDA ENGELSİZ KIZILAY’DAN ANLAMLI ZİYARET

SAADET PARTİSİ BAYRAMPAŞA’DA STAND ÇALIŞMASI VE ESNAF ZİYARETLERİ

MHP BAYRAMPAŞA MECLİS ÜYELERİNDEN İSTANBUL İL BAŞKANI VOLKAN YILMAZ’A ZİYARET

MÜFTÜLER EMANETLERİ SAHİPLERİNE ULAŞTIRDI

YANİ YAZARIMIZ SİYAMİ BOYLU FİKİR DÜNYASINDA BİZLERLE

EDEP’TEN"ŞEHİTLERİMİZ İÇİN HATİM, SURE VE SALAVAT: VEFA VE DUA BULUŞMASI"

MÜFTÜLERDEN BALKANLAR’DAKİ YETİMLERE ANLAMLI ZİYARET

RUMELİ BALKAN ÇALIŞTAYI TÜRKİYE BOSNA SANCAK DERNEĞİ’NDE YAPILDI

FENERBAHÇE İSTANBUL JET EUROCUP 1 ŞAMPİYONU

RAMS PARK'TA GALATASARAY ŞOVU: ŞAMPİYON GİBİ

ÖĞRENCİLER İÇİN GÜVENLİ YOL: ZABITA OKUL ÖNLERİNDE GÖREVDE

SULTANGAZİ BELEDİYESİ SPOR KULÜBÜ TARİHİNDE BİR İLK!

İstanbul

03.05.2026

  • İMSAK 04:13
  • GÜNEŞ 05:53
  • ÖĞLE 13:06
  • İKİNDİ 16:57
  • AKŞAM 20:09
  • YATSI 21:42

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 32 23 4 5 46 74
2.FENERBAHÇE A.Ş. 32 20 2 10 37 70
3.TRABZONSPOR A.Ş. 32 19 4 9 24 66
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 32 17 7 8 20 59
5.GÖZTEPE A.Ş. 32 13 6 13 12 52
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 32 14 9 9 19 51
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 32 12 8 12 1 48
8.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 32 10 12 10 -2 40
9.TÜMOSAN KONYASPOR 32 10 12 10 -3 40
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 32 9 13 10 -13 37
11.KOCAELİSPOR 31 9 13 9 -10 36
12.CORENDON ALANYASPOR 31 6 10 15 -1 33
13.KASIMPAŞA A.Ş. 31 7 14 10 -16 31
14.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 31 7 17 7 -14 28
15.İKAS EYÜPSPOR 31 7 17 7 -19 28
16.HESAP.COM ANTALYASPOR 31 7 17 7 -21 28
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 31 5 15 11 -34 26
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 31 5 20 6 -26 21