Reklam
Reklam
Reklam

Dr. Recep ÖZTÜRK

Dr. Recep ÖZTÜRK


VARLIĞIN, BİLGİNİN VE YARATILIŞIN ONTOLOJİK VE EPİSTEMOLOJİK TEMELLERİ

Recep öztürk Yazısı


İnsanlık tarihi boyunca zihni en çok meşgul eden mesele; varlığın nereden geldiği, insanın bu alemdeki konumu ve hakikate ulaşma yollarının neler olduğu sorusudur. Bu bağlamda ontoloji (varlık felsefesi) varlığın neliğini ve katmanlarını incelerken, epistemoloji (bilgi felsefesi) ise insanın bu varlığı ve hakikati nasıl bilebileceğini (akıl ve vahiyle olan ilişkisini) sorgular.

Ontolojik Boyut: Varlık ve Varlık Katmanları

Ontolojik düzlemde varlık, kendiliğinden var olan (Vacibü’l-vücud) ve sonradan var edilen (Mümkünü’l-vücud) şeklinde ikiye ayrılır. İslam felsefesi ve kelamında varlık katmanları hiyerarşik bir düzene sahiptir:

  • Mutlak Varlık (Vacibü’l-vücud): Hiçbir şeye bağımlı olmayan, varlığı kendi zatından olan Yaratıcı (Allah).
  • Mümkün Varlıklar: Varlığı başkasına bağlı olan, olabilen veya ol भारतीय bilmeyen kâinat, tabiat ve insan.

Bu bağlamda yaratılış meselesi, felsefi gelenek ile ilahi dinler arasında farklı ontolojik modellerle açıklanmıştır.

Dinlere ve Felsefeye Göre Yaratılış Modelleri

Yaratılış tasavvuru söz konusu olduğunda karşımıza iki temel paradigma çıkmaktadır:

A. Sudûr (Taşma) Teorisi: Plotinus, Fârâbî ve İbn Sînâ Çizgisi

İslam felsefesinde (özellikle Meşâî okulunda) ve Tasavvufi düşüncede evrenin var edilişi sıklıkla Sudûr (Feyezan / Taşma) teorisiyle açıklanmıştır. Kökleri Antik Yunan filozofu Plotinus’a (Yeni Eflatunculuk) kadar uzanan bu modele göre:

  • İrade Dışı ve Zorunlu Çıkış: Yaratma, ilahi iradenin zamansal bir "ol" demesiyle sonradan (sonradan yaratma - hudus) gerçekleşmez. Bunun yerine, Tanrı'nın kendi zatını düşünmesinden (akletmesinden) ötürü bir zorunluluk olarak sudûr eder, yani dışarıya doğru taşar.
  • Akıllar Hiyerarşisi: İlkeler hiyerarşisinde Tanrı'dan ilk olarak "Birinci Akıl" taşar. Ondan ikinci akıl, göklerin ruhları ve nihayetinde maddî alem (faal akıl) türeir. Bu modelde evren, Tanrı'dan ontolojik bir derece düşmesiyle ve adeta güneşin ışığını yayması gibi iradesiz ve daimi bir süreç şeklinde varlık kazanır.

Kur'ânî ve Semitik Anlatı: İrade ile Zamanda Yaratılış (Tekvîn)

İslam’ın temel kaynağı olan Kur'an-ı Kerim ve genel olarak Semitik dinler geleneği ise sudûr teorisinden tamamen ayrılan bir yaratılış tasavvuru sunar:

  • İrade ve Kudret: Kur'an'da yaratma, zorunlu bir taşma veya doğa kanunu gibi kendiliğinden gerçekleşen bir süreç değil; Yaratıcı'nın hür iradesinin, mutlak iradesinin ve "Kûn fe yekûn" (Ol der ve o olur) emrinin bir sonucudur.
  • Zamanda ve Yoktan Yaratılış (İbdâ): Allah, hiçbir modeli ve öncesi olmaksızın (ebceden/yoktan) evreni ve zamanı dilediği bir anda irade etmiştir. Bu yaratışta zorunluluk değil, tamamen ilahi hikmet, ihtiyar (seçim) ve kudret hakimdir. Varlık, Yaratıcı'nın iradesiyle oluş sürecine (tekvin) girer.

Epistemolojik Boyut: Akıl ve Vahiy İlişkisi

Varlığın ve yaratılışın mahiyetini kavramaya çalışan insan, bilgiye ulaşmada iki temel kanala sahiptir: Akıl ve Vahiy.

  • Aklın Rolü: İnsanın ontolojik dünyayı anlamlandırması, gözlem yapması, mantıksal çıkarımlarda bulunması ve felsefi modeller (sudûr teorisi vb.) üretmesi akıl sayesinde gerçekleşir. Akıl, varlığın izlerini okuyan en önemli epistemolojik araçtır; ancak sonlu (mütenahi) olması nedeniyle mutlak hakikati tek başına kuşatamaz.
  • Vahyin Rolü: Akı tek başına yetersiz kaldığı "Yaratılışın amacı nedir?", "Ölümden sonra hayat var mıdır?", "Yaratıcının sıfatları nelerdir?" gibi metafizik alanlarda devreye vahiy girer. Vahiy, ilahi bilginin insana doğrudan rehberlik etmesidir.

Sonuç olarak; ontolojik açıdan varlığın kaynağını açıklarken İslam felsefesi Plotinus'un sudûr (taşma) teorisinden etkilenmişken, Kur'ânî ontoloji iradeli ve zamansal yaratılışı esas alır. Epistemolojik düzlemde ise insan, aklın rehberliği ve vahyin ışığı birleştiğinde yaratılışın ve varoluşun hakikatine en yetkin biçimde ulaşabilir.

Reklam
BAY KAFELER ÖZELLEŞİYOR: İHALELER ADRESE TESLİM Mİ?

BAY KAFELER ÖZELLEŞİYOR: İHALELER ADRESE TESLİM Mİ?

DİYARBAKIR KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE MERT DEMİR’İN ŞARKILARI YANKILANDI

12–18 EKİM HAFTASINDA ÇOCUKLARI EĞLENCE DOLU ATÖLYELER BEKLİYOR

12. MİLAS ZEYTİN, ZEYTİNYAĞI VE TURİZM FESTİVALİ 6 KASIM’DA KAPILARINI AÇIYOR

BEYLİKDÜZÜ BELEDİYESİ SIFIR ATIK TOPLAMA NOKTASI HİZMETE AÇILDI

ULUDAĞ’DA YENİ DÖNEM! DÖRT MEVSİM TURİZM İÇİN PLANLAR YÜRÜRLÜKTE

GAZETECİ NASIL YAPACAK: SORMADAN, SORGULAMADAN?

SAĞLIK OCAĞI ALANI İDARİ TESİS ALANINA ÇEVRİLEREK SGK’YA DEVREDİLİYOR

BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ’İN ADI BAYRAMPAŞA’DA YAŞAYACAK

TOSFED İSTANBUL PARK’TA HEYECANLI HAFTA SONU

SAKARYA KÜÇÜKBOĞAZ'DA OFFROAD ŞÖLENİ

GASTROANTEP KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ ŞEHRİN DÖRT BİR YANINDA YAŞANIYOR

22. TÜRSAK ÇOCUK FİLMLERİ FESTİVALİ DİYARBAKIR’DA BAŞLADI

İSTANBUL’DA UYGULAMA BAZLI TAKSİ İÇİN 10. İHALE 13 EKİM’DE

GASTROANTEP’TE GASTRONOMİ, TARİH VE KÜLTÜR BULUŞTU

DİYARBAKIR KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NİN İLK GÜNÜNDE FARKLI SANAT DALLARI BİR ARAYA GELDİ

İBN RÜŞD’E GÖRE VAHİY VE AKIL İLİŞKİSİ

İSKİ'DEN ALTYAPIYA KASITLI MÜDAHALE SONRASI “İHBAR” ÇAĞRISI

ESRA EROL’DA GENÇ ÇİFTE MUTLU YUVA: MİDYAT BELEDİYE BAŞKANI’NDAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR

MEZOPOTAMYA’NIN KALBİ DOKUZ GÜN BOYUNCA KÜLTÜR, SANAT VE GASTRONOMİNİN MERKEZİ OLACAK

Reklam
Reklam

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 7 5 1 1 5 16
2.BEŞİKTAŞ A.Ş. 7 5 2 0 8 15
3.AMED SPORTİF FAALİYETLER 7 4 1 2 8 14
4.FENERBAHÇE A.Ş. 7 4 2 1 13 13
5.TRABZONSPOR A.Ş. 7 4 2 1 11 13
6.CORENDON ALANYASPOR 7 3 1 3 2 12
7.KOCAELİSPOR 7 4 3 0 2 12
8.ARCA ÇORUM FK 7 3 3 1 4 10
9.KASIMPAŞA A.Ş. 7 2 1 4 0 10
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 7 3 3 1 -2 10
11.İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 7 2 3 2 -1 8
12.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 7 2 3 2 -3 8
13.GENÇLERBİRLİĞİ 7 2 3 2 -8 8
14.ERZURUMSPOR FK 7 2 3 2 -8 8
15.GÖZTEPE A.Ş. 7 1 3 3 0 6
16.TÜMOSAN KONYASPOR 7 1 4 2 -4 5
17.SAMSUNSPOR A.Ş. 7 1 5 1 -9 4
18.EYÜPSPOR 7 1 6 0 -18 3