Reklam
Reklam
Reklam

DR. KADİR ÇETİN

DR. KADİR ÇETİN


“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” SÜRECİNDE NEREYE GELDİK?

Kadir Çetin Yazısı


Türkiye, yaklaşık yarım asırdır terörün ağır yükünü omuzlarında taşıyan bir ülkedir. On binlerce evladını şehit vermiş, binlerce gazi ve 2,3 trilyon Dolarlık ekonomik kayba uğramış bir devletin, elbette en büyük arzusu terörün tamamen sona ermesidir.

Dolayısıyla "Terörsüz Türkiye" hedefine kimsenin itirazı olmaz, olamaz…

Ancak mesele sadece hedef değil, o hedefe ulaşırken hangi yöntemlerin benimsendiğidir.

Yani doğru hedefe yanlış yol ve yöntemlerle gidilemez…

Bugün sorgulanması gereken de tam olarak budur.

Söylemle Eylem Arasındaki Tutarsızlık

"Terörsüz Türkiye" süreci kamuoyuna sunulurken en çok vurgulanan husus, PKK ile herhangi bir pazarlığın sözkonusu olmadığı idi. 

Sürecin ilk günlerinde Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan ve TBMM Başkanı Sn. Kurtulmuş’un ağzından:

  • "Hiçbir pazarlık yok."

  • "Hiçbir al-ver yok."

  • "Terör örgütüyle müzakere yok." ifadelerini duydu kamuoyu…

Bu açıklamalar yalnızca siyasi bir söylem değildi, devlet adına güçlü bir irade beyanıydı.

Aradan geçen zaman diliminde ise kamuoyunun önüne bambaşka bir tablo çıktı.

  • TBMM'de komisyonlar kuruldu...

  • Milletvekillerinden oluşan bir komisyon İmralı’da bebek katilini ziyaret etti…

  • Terörist başına “Önder” ve “Koordinatör” payeleri verildi…

  • "Umut hakkı" ve Anayasa'nın bazı maddelerinin değiştirilmesine ilişkin tartışmalar gündeme geldi...

  • Hukukun “genellik, soyutluk ve eşitlik ilkesi ihlal edilerek PKK militanlarına özel af çıkarmak için yeni yasal düzenleme çalışmaları Meclis gündemine alındı...

Bütün bunlar ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: Eğer pazarlık yapılmadıysa, bugün konuşulan bu başlıklar neyin nesi?

Milletin bu soruya açık ve ikna edici bir cevap istemesi en doğal hakkıdır.

Muhatap Kim?

Terör örgütü yıllarca "silahlı suç örgütü" olarak tanımlandı.

Devletin bütün kurumları, terörle mücadeleyi aynı kararlılıkla yürüttü.

Binlerce güvenlik görevlisi, korucu ve sivil vatandaş bu uğurda hayatını kaybetti.

Şimdi ise, yıllarca yok edilmesi için mücadele edilen eli kanlı örgütün, siyasi sürecin muhataplarından biri hâline getirildiğidir.

İşte asıl rahatsızlık da burada başlamaktadır.

Çünkü terörle mücadelede en önemli unsur yalnızca askeri başarı değildir.

Psikolojik üstünlüğün korunması da en az güvenlik kadar önemlidir.

Terör örgütünün muhatap alınması yönünde oluşacak her algı, yıllarca verilen mücadelenin anlamını tartışmalı hâle getirir ve Kandildeki militanları motive eder…

Bu bağlamda, sorun "terör" olmaktan çıkarılıp "Kürt Meselesi" eksenine oturtulduğunda, PKK'nın bütün Kürt vatandaşlarımızın temsilcisi gibi algılanması riski doğmaktadır. Oysa milyonlarca Kürt vatandaşımız, Türkiye Cumhuriyeti'nin eşit, onurlu ve asli unsuru olarak terör örgütüyle hiçbir bağ kurmadan hayatını sürdürmektedir.

Bu nedenle terör örgütü ile vatandaş arasındaki çizginin net biçimde korunması, toplumsal birlik açısından büyük önem taşımaktadır.

Uzun yıllar "terör sorunu" denilen mesele, giderek etnik kimlik ekseninde tartışılmaya başlanmıştır.

PKK etnik kimliği temsil eden bir yapı değil; silahlı yöntemleri benimsemiş, emperyal güçlerin aparatı olan Marksist/Leninist bir terör örgütüdür.

Bu iki konunun birbirine yaklaştırılmasında, en büyük haksızlık yine terörü reddeden Kürt vatandaşlarımıza yapılmaktadır.

Sorunun adı yanlış konulduğunda, çözümün de yanlış zeminde aranması kaçınılmaz olur.

Devlet Aklı mı, Birilerinin Telkini mi?

Süreci savunanlar sık sık "devlet aklı" kavramına vurgu yapıyor.

Ancak devlet aklı; günü kurtaran siyasi hesapların değil, milletin uzun vadeli çıkarlarının adıdır.

Bu nedenle kamuoyunda dile getirilen bazı soruların cevapsız bırakılması mümkün değildir.

Bu bağlamda eski CİA yetkilisi G. FULLER ve H.BARKLEY’in (üzerlerine ne vazife ise) 1999 yılında yayımladıkları “Türkiye'nin Kürt Meselesi” adlı kitabı incelendiğinde, “Terörsüz Türkiye” sürecinin adeta bir senaryosu olduğu görülecektir. Kitapta, Mecliste komisyon kurulmasından terör örgütü ile görüşmelere varıncaya kadar bütün ayrıntılar yazılmış ve bugün ilgililer de figüran olarak rollerini oynamaktadırlar. 

Diğer taraftan, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) çerçevesinde Türkiye’nin Suriye, Irak, Libya ve Ortadoğu politikası, yürütülen Terörsüz Türkiye sürecinin hangi halkasını tamamladığı da ayrı bir yazı konusudur.

Şeffaflığın olmadığı yerde spekülasyon büyür; belirsizlik arttıkça güven azalır.

En Büyük Sermaye Güvendir

Devlet, sadece güvenlik gücüyle ayakta durmaz.

Devleti güçlü yapan, yöneticiler nezdinde vatandaşın devletine duyduğu güvendir.

Eğer toplum, dün söylenenlerle bugün yapılanların birbirini tutmadığı kanaatine varırsa, bunun bedelini sadece siyaset değil, devlet kurumları da öder.

Şehit ailelerinin, gazilerin ve yıllarca teröre karşı mücadele eden korucuların vicdanını yaralayacak her adım, toplumsal birlik açısından doğru sonuç doğurmaz.

Terörle mücadelede kazanılan askerî başarı, siyasette yapılacak yanlış tercihlerle gölgelenmemelidir.

Güçlü Devlet Olmanın ve Kalıcı Çözümün Formülü

Türkiye'nin ihtiyacı, terörün hiçbir biçimde meşruiyet kazanmadığı; aynı zamanda hukuk devleti, demokrasi ve insan haklarının eksiksiz işletildiği güçlü bir devlet düzenidir.

Çünkü terörü besleyen yalnızca silah ve emperyalist güçlerin desteği değildir. Hukuksuzluk, adaletsizlik, yoksulluk, fırsat eşitsizliği ve umutsuzluk da terör örgütlerinin en önemli propaganda alanlarıdır.

Bu nedenle Ülkemizde terörün insan kaynağını kurutacak asıl formül; 

  • Kaliteli eğitim,
  • Üreten ekonomi,
  • Güçlü demokrasi,
  • Tarafsız ve bağımsız işleyen yargı,
  • Milli birlik duygusunu güçlendiren vatandaşlık anlayışıdır.

Silahı susturmanın yolu, devleti zayıflatacak tartışmalar değil; devleti hukukla daha da güçlendirmektir.

Sonuç ve Değerlendirme

"Terörsüz Türkiye" elbette hepimizin ortak idealidir.

Ancak; 

  • Hiçbir ideal, milletin hafızasını yok sayarak gerçekleştirilemez.

  • Hiç kimse, "Dün pazarlık yoktu." deyip bugün militanlara özel af içerikli yasal düzenleme yapılmasını sorgulanamaz hâle getiremez.

  • Millî Mücadele’yi yapan, Cumhuriyet’i kuran ve Türk milletinin temsilcilerinden oluşan Gazi Meclisten on binlerce vatandaşımızı şehit etmiş olan bölücü terör örgütüne af çıkamaz, çıkartılmamalı.

  • Hiç kimse, milletin aklını küçümseyemez.

  • Ve hiçbir siyasi hedef, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yıllardır terörle mücadelede ödediği ağır bedellerin unutulmasını gerektirmez.

Millet, slogan değil açıklama bekliyor.

Temenni değil şeffaflık istiyor.

Çünkü güçlü devlet, gerçekleri konuşmaktan korkmayan devlettir.

Terörle mücadelede kalıcı sonuç almak yukarıda da belirtildiği üzere; hukuka, demokrasiye, adalete ve milli birliğe yaslanan devlet politikalarıyla mümkündür. Bunun dışındaki her yol, bugün alkış alsa bile yarın yeni tartışmaların kapısını aralayacaktır.

 

 

RECEP YÜKSEL
1.08.2026 10:36:25
Yaklaşık yarım asırdan beri, onbinlerce insanımızın kayıbına, yüzbinlerce insanımızın yaralanmasına ve sakat kalmasına, ülkemizin yaklaşık 2,5 trilyon dolar ekonomik kaybına neden olan terörün tamamen ortadan kalkmasını hepimiz istiyoruz. Ancak, burada uygulanacak yol ve yöntemler çok önemlidir. Zira, terör örgütü ile pazarlık olmaz/olamaz. Suç işlemiş olan terör örgütü silahlarını bırakır, örgütünü fesheder, teröristler, devletimize ve yüce Türk adaletine teslim olurlar. "Terörsüz Türkiye" kapsamında çerçeveyi oluşturacak kanun tasarısı, önümüzdeki günlerde TBMM'ne sunulacak. Tasarıya bakıldığında, pazarlığın, al-ver'in olup olmadığını hep birlikte göreceğiz. Cenab-ı Allah, ülkemize ve Aziz milletimize birlik, beraberlik ve kardeşlik nasip etsin inşallah.

NAydın
1.08.2026 10:36:41
Yazdıklarınız kapsama yakın doğru.Ancak,terörün alt yapısı olan insan kaynağının eğitim konusuna değinilmedi.Her ne kadar asıl kaynağında ekonomi, siyasal ve hukuksal boyutlar olsa da asıl çözümün insanı kazanacak köklü iyi bir eğitim ve sonucunun iyi bir vatandaş olma yönünde kabul edilebilir bir eğitim modeli...

Şevki Çöplü
1.08.2026 10:50:03
Syn dr. Kadir bey harika bir yazı kaleme almış sınız . Terörün önlenmesi için sıraladığınız öneriler gercekten çok önemli, fakat bu hükümetin yetkilileri cahil halkın feraset ine güvendiklerini kamuoyu ile paylaşmışlardı yani 1. Madde kaliteli eğitim uygulanamaz 2. Madde adalet iktidara yakın gazeteciler ikt yorumcular iktidar değişince yargılanacaklarını açıkça dile getirdiler yani şu anda adalet olmadığını bir nevi ilan ettiler kısaca sizin terörün bitirilmesi için yaptığınız öneriler bu iktidar tarafından uygulanamaz. Syn dr. Kadir bey saygılar sunarken sağlıklı huzurlu günler dilerim.

Recep ERKILIÇ
1.08.2026 14:03:34
Aynen katılıyorum ancak teoride kolayda uygulamada muhatap kabul etmişseniz köpek istediği parçayı koparmak için saldıracaktır elbet. Terörle mücadele ile sonuç alamamış, kafasını koparamamış ve sonlandırmak istediğinizi de bilen elbette isteyecektir maalesef demokrasi, insan hakları vb yeterli olurmu bilmem, yaşadık yıllardır

NACİ YILMAZ
1.08.2026 14:34:50
Bu Güzel yazı yorum için Teşekkür ediyorum SELAMLAR.

Reklam
İDDİANAME İLE İFADELER ÇELİŞTİ: "RÜŞVET KURGUSU ÇÖKTÜ

İDDİANAME İLE İFADELER ÇELİŞTİ: "RÜŞVET KURGUSU ÇÖKTÜ

KAPZIMALLARA DOKUNDU: 41 YÖNETİCİ HAKKINDA GÖZALTI

KAHRAMANMARAŞ’TA KÜLTÜR VE SANAT COŞKUSU SÜRÜYOR

“ÖRTÜŞEN İZLER” GALERİ EYÜPSULTAN’DA SANATSEVERLERLE BULUŞTU

TÜRKİYE’NİN ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE 80 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM HAMLESİ

İSTANBUL BOĞAZI’NIN TARİHİ VE SANATI KABATAŞ’TA BULUŞTU

İBB’DEN 8,7 MİLYAR TL’LİK DEV EĞİTİM DESTEK PAKETİ

KAYSERİ BELEDİYE BAŞKANI BÜYÜKKILIÇ’TAN BAKAN ERSOY’A “KAYSERİ KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ” TEŞEKKÜRÜ

ASLAN’DAN MECLİS GRUPLARINA ÇAĞRI: “ÖĞRENCİ DESTEKLERİNİ HEP BERABER OY BİRLİĞİ İLE GEÇİRELİM”

BESLENME SAATİ UYGULAMASINDA YENİ DÖNEM BAŞLADI

KADIN EL EMEĞİ DURAĞI, ÜRETEN KADINLARI VATANDAŞLARLA BULUŞTURDU

YENİ PARTİ BAYRAMPAŞA’DA DELEGE SEÇ,İMLERİ YAPILDI

BELEDİYE BAŞKANLARINI SEÇMEYİ BIRAKALIM MI? BAŞKANLAR DA ATANSIN!

"YOKTAN VAR OLMA" BİLMECESİ VE ÂYÂN-I SÂBİTE (SABİT ÖZLER)

BAYRAMPAŞA’YA İNEN ŞAFAK: 13 EYLÜL’ÜN KARANLIK SABAHI HİKAYESİ

BAYRAMPAŞA’DA 2026-2027 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI COŞKUYLA BAŞLADI

ABDULLAH ÖZDEMİR’DEN NURİ ASLAN’A TAZİYE ZİYARETİ

DENİZBANK TERSANE ISTANBUL ROWING CUP 2026’DA ŞAMPİYONLAR HALİÇ’TE BELLİ OLDU

SULTANGAZİ BELEDİYESİ 2. ULUSLARARASI KARAKUCAK GÜREŞLERİ’NDE BAŞPEHLİVANLAR SAHNE ALDI

KAÇKAR BY UTMB’DE DERECEYE GİREN SPORCULAR ÖDÜLLENDİRİLDİ

Reklam

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 5 4 0 1 7 13
2.BEŞİKTAŞ A.Ş. 5 4 1 0 8 12
3.AMED SPORTİF FAALİYETLER 5 3 1 1 7 10
4.KASIMPAŞA A.Ş. 5 2 0 3 2 9
5.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 5 3 2 0 1 9
6.KOCAELİSPOR 5 3 2 0 1 9
7.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 5 2 1 2 2 8
8.CORENDON ALANYASPOR 5 2 1 2 1 8
9.TRABZONSPOR A.Ş. 5 2 2 1 4 7
10.ARCA ÇORUM FK 5 2 2 1 2 7
11.FENERBAHÇE A.Ş. 5 2 2 1 2 7
12.GENÇLERBİRLİĞİ 5 2 2 1 -4 7
13.İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 5 1 3 1 -5 4
14.SAMSUNSPOR A.Ş. 5 1 3 1 -5 4
15.ERZURUMSPOR FK 5 1 3 1 -9 4
16.TÜMOSAN KONYASPOR 5 1 4 0 -4 3
17.EYÜPSPOR 5 1 4 0 -6 3
18.GÖZTEPE A.Ş. 5 0 3 2 -4 2