MEHMET CEYLAN


SAĞ CENAH'IN HASTALIĞI “HAİN” SOPASI

Sağ ve muhafazakar cenahın en büyük yapacağı şey tek adam tahakkümünden kurtulup, tüm kesimlere örnek olacak birliktelikler yapmaktır. Ayrı katlarda aynı binayı yapmak çok zor değildir. Evlat atanın komşusudur.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; Abdullah Gül, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu ile partiden ayrılanlar için bir gazeteciye “İçimizdeki Mescid-i Aksa’yı yıkmak isteyenler” var demiş. Bununla da kalmamış “Hainler” demiş. Bir süredir de AK Parti çevresinde sosyal medyada “Hainlik” suçlamalarının hedefi oldu partiden ayrılanlar. Hainliğin ötesinde devlet yapısı, sanki bir şirket yapısı gibi “Sizi hayal edemediğiniz makam mevki sahibi yaptı Reis” diye kampanyalar yapıldı. 

Bu sayılan kişilerde her biri kendi kariyerleri olan insanlar, tabi ayrıca konuşulabilir fakat asıl konu suçlama politikası.

Partiden ayrılanlar zaman içinde uyarılarını çok yaptı. “Parti kuruluş değerlerinden uzaklaştı” denildi. Özellikle Ahmet Davutoğlu genel başkan iken yaptığı bir konuşmada “Kim rüşvete, yolsuzluğa bulaşmış ise, iş takipçiliği yaparsa kapının önüne koyarım” dediği zaman bazılarından büyük tepki almıştı. Daha partiden ayrılmadan ciddi uyarılar yaparken, dönüp ne diyor diye bakmak yerine ihraç istemiyle disipline sevk edildi git bir parti kur dercesine. Bu gün “Hain” kampanyasını yapanlar o zaman bunu hiç görmedi. 

AK Parti olarak nereye gidiyoruz diye bakılmadı, 3Y politikasıyla geldik ama  boğazımıza kadar 3Y’ye battık demediler. 

Partide grup savaşları başladı, doğru dürüst il ve ilçe teşkilatları kalmadı bunu gören olmadı.

Gerçekte samimi olarak partili olanlar, partinin geleceğini düşünenler bu söylenenleri ve yapılanları bir kez daha düşünsünler.

SAĞ CENAH'IN HASTALIĞI SUÇLAMA POLİTİKASI

Sağ ve muhafazakar cenah eskiden beri fikir ayrılığına düşen, teşkilattan ayrılan insanlara ilk bağladıkları etiket “Hainlik” oldu. 

Yaşım itibariyle 1970 yılların 2. Yarısından itibaren Sağ ve Sol Türk siyasetini takip etmiş, içinde bulunmuş biri olarak her dönemde benzeri ayrılmalar sonrası sağ ve muhafazakar siyasetin ilk sığınağı suçlamak ve hain damgasını vurmak oldu. Şimdiye kadar da hiç bir teşkilat  mensubu dönüp kendilerine bakmadı, neden böyle oluyor? Diye sormadı, kati ve kesin hain damgasıyla insanları töhmet altında bıraktı. 

1970 Yıllarda sol siyaset 49 fraksiyon vardı ama birlikte miting yapabiliyorlar, politika üretiyorlar, gerekirse kavga ederek genel başkanlık ve yönetim kurulu üyelikleri mücadelesi yapabiliyorlar ama kongre sonrası birlikte yol yürüyebiliyorlardı. Halada öyle kavga da etseler demokrasiyi uygulayabiliyorlar.

Ama sağ ve muhafazakar siyaset genel başkan tahakkümü altında, haşa vahiy elçisi gibi görülür, Allah kelamı gibi lafının üstüne laf söylenmez, sorgulanmaz. Sonrada sorgulayan insanları, yapılan yanlışlıkları gördüğü için veya menfaatleri için ayrılan insanları da ihanetle suçlarlar, HZ. peygamberi de referans olarak verirler. 

1970 yıllardan beri benimde içinde bulunduğum YMM dahil, milli görüşte de, Ülkücülerde de, ANAVATAN’da da şimdi AK Parti’de de aynı terane okunuyor.

Son zamanlarda bu ihanet suçlaması gene güncellendi dillere destan oldu. Halbuki bir adım geriye gitsek, 20 yıl önce milli görüş parçalanmıştı. Parçalayanlar AK Parti’yi kurdu. Bir geriye gidersek MHP ve IDP’den ayrılanlar BBP’sini kurdular. YMM’den ayrılanlar hem devlette hem de siyasi partilerde önemli makamlarda görev aldılar, hiç biride hain olmadı, hepsi de ülke için bir şeyler yapmak için yarıştı, bir çoğuda rahmetli oldu. 

Ha burada unutmayalım hainler vefat edince de kahraman oluveriyor nedense en son Rahmetli Kadir Topbaş’ta olduğu gibi.

Demokrasinin olduğu ülkelerde bu çok doğal olmasına rağmen Türk siyasetinde özellikle dava diye yola çıkan muhafazakar siyasetin ilk baş vurduğu suçlama “Hainlik” olması kabul edilir bir şey değildir. 

SAĞ PARTİLER NEDEN KURUMSALLAŞAMADI?

1950 Yılından bu güne çok güçlü sağ partiler kuruldu, güçlü iktidar oldu ama bu gün dönüp baktığınız zaman bir çoğunun adını unuttuk yada bir avuç insan korumaya çalışıyor ama hiç bir etkileri de yok.

1950 Yılından bu tarafa 70 yıldır Türk siyasetinin %70 partisi sağ parti, seçmenin %70’i sağ partilerde toplanır ama partiler toplanıp bir ortak politika üretmez, İstişare yapamaz, ortak diyalog kuramaz ama bolca suçlar. 

70 Yıldır güçlü partiler ve siyasi teşkilatlara baktığınız zaman hepsi dava hareketi diye yola çıktı ama teşkilat değil, parti değil, genel başkanlar ön planlanda oldu. 1950 ile 1960 arası Demokrat Parti güçlü, Demokrat Partililer değil Menderesçiler oluştu, Menderes gitti bitti. 1965, 1980 arası Adalet Partisi, Adalet Partililer yerine Demirelciler, 1970 sonrası Milli Görüş partilerinde her adımda Erbakancılar, MHP’de Türkeşçiler, eh biraz MHP kurumsallaştı. 1980 sonrası ANAVATAN Partisi Anavatan yerine Özalcılar şimdide AK Parti değil Erdoğancılar veya Reisçiler. 

1970 Yıllarında parti olmadan önce kısmen YMM bunu yapmıştı, lider başka genel başkan başka, kişiler değil dava hareketi ön plandaydı. Asıl olan dava başkanlar fani, parti ve yayınlar birer araçtı. Parti kurulduktan sonra lider genel başkan oldu dava bırakıldı liderimiz Edibali diyerek kişisellik ön plana çıktı. 

Tabi genel başkanını vahiy elçisi gibi gören, Allah kelamı gibi genel başkanın lafı üstüne laf konulamayan, genel başkana laf söylenemeyen partiler kurumsallaşamıyor. Partinin oy kaybı veya liderin vefatı yada siyasetten çekilmesi ile dava veya parti diye bir şey kalmıyor.

SAĞ CENAH KENDİNE BAKMALI

Tüm bunları göz önüne aldığımız zaman sağ ve muhafazakar cenah ayrılanları hain görmek, farklı fikirdeki partileri suçlamak yerine kendine bakmalı, nedenlerini araştırıp siyasetlerini referans olarak aldıkları İslami, rahmanı siyasetin bir menfaat, bir biatçı, bir tek adamlı siyaset olmadığını görmeleri gerekir. Birilerini suçlayarak ne kendi suçlarının üstünü örtebilirler nede bir dava bilinci içinde çalışan samimi insanların vebalinden kurtulabilirler.

Dava diye yola çıkıp sonra partileri nefislerinin esiri olan liderler kendi suçlarını örtmek için, 1950 yılından beri doğru dürüst iktidar olmamış CHP’yı 90 yıl, 80 yıl önce yaptıklarıyla suçlamaya çalışır hatta iktidar olamayışını yada iktidar da bulunduğu dönemlerde ki başarısızlığının suçunu bile CHP’de bularak zamanı kapatmaya çalışır, şu anda olduğu gibi.

Demokratik sistemlerde yol ayrılıkları olur. Burası bir teokratik sistem değil, bir krallık değil. İnsanlar gördükleri yanlışlardan dolayı teşkilattan ayrıldıkları için hain yada düşman olamaz. Hatta ayrı fikirde değil ayrı inançta olsalar bile düşman yada hain suçlaması yapılamaz. 

Sağ ve muhafazakar cenahın en büyük yapacağı şey tek adam tahakkümünden kurtulup, tüm kesimlere örnek olacak birliktelikler yapmaktır.

Ayrı katlarda aynı binayı yapmak çok zor değildir. Evlat atanın komşusudur.

Hatta o binanın katlarına farklı fikirleri, farklı inançta olanları da almak güç artırır zaafiyet getirmez. 

İbrahim
17.05.2021 21:12:49
Netameli konular. Kimse dillendirmeye cesaret edemiyor. Çok güzel olmuş. Yüreğinize, dimaginiza ve kaleminize sağlık

Mutlu
17.05.2021 21:14:20
Yazınızı zevkle okudum Mehmet bey teşekkür ederim

Abdurrahman
17.05.2021 21:14:57
İttihat Terakki Geleneğinin devamı sayılabilecek tüm sağ hareketlerde nükseden bir hastalıktır. Sesini yükseltiyorsa.. Olma diyorsa... Artık kenara çekil deme cesaretini gösteriyorsa... Hemen hain damgasıyla damgalanıp şeytan ilan edilme hastalığı ne yazık ki devam etmektedir. Yazınız için teşekkürler.

Ömer
17.05.2021 21:19:26
TEBRİKLER

YUSUF TAŞTAN
18.05.2021 15:13:59
Bu görüşleri çok isabetli buluyorum.Sözlerle olmasa bile liderler kutsallaştırılıyor,Lider de yanlışını fark edemiyor.Sonuçta istenen yapı oluşturulmalıdır.Gerileme ve sönme ile karşılaşılıyor .Mesela Atatürk'e kör diyen adama Atatürk kızmıyor,sorunu çözüyor,günümüzde sağ olsun, sol olsun bir lidere bu söylendiğinde en hafifinden saygısızlık olarak,en ağırından hain olarak yaftalanır ve cezası kesilir.Yazınızı beğendim anlayana ufuk açıcı.

NİSAN AYI MECLİS TOPLANTILARI VE 2025 FAALİYET RAPORU

BAYRAMPAŞA BELEDİYESİ FAALİYET RAPORU ONAYLANDI: 905 MİLYON TL BÜTÇE AÇIĞI

MUHTAR ADAYI ÖZLEM DEMİR ESNAF ODALARINI ZİYARET ETTİ

KAHRAMAN TÜRK MİLLETİ EMANETLERE SAHİP ÇIKACAKTIR!’

BELEDİYE MECLİSİ NİSAN 2026 TOPLANTISI MEHMET ALİ ALTINKILIÇ BAŞKANLIĞINDA TOPLANDI

TOKAT’TA SANAT RÜZGARI: BAYBURT’LU SANATÇILARDAN VALİ KÖKLÜ’YE ANLAMLI ZİYARET

MUHTAR ADAYI ÖZLEM DEMİR’DEN KURUM ZİYARETLERİNİ DEVAM EDİYOR

BAŞSAVCI HASAN MUTLU İDDİANAMESİ İÇİN TARIH VERDI

BAYRAMPAŞA’DA ENGEL TANIMAYAN DOĞUM GÜNÜ SEVİNCİ

BELEDİYE NE YAPIYOR?: EMEKLE OYNAMAK BU KADAR UCUZ OLMAMALI!

YENİDOĞAN MAHALLESİ MUHTAR ADAYI TÜRKAN HACIMALE ADAYLIĞINI AÇIKLADI

BAYRAMPAŞA BELEDİYE MECLİSİ NİSAN AYI 1. OTURUM TOPLANTISI YAPILDI

BAYRAMPAŞA BELEDİYE MECLİSİ’NDE 4 PARTİ, KARMAŞIK DÜZEN

BAYRAMPAŞA BELEDİYE MECLİSİNE CUMHUR İTTİFAKI HAKİM OLDU

ÖZLEM DEMİR’DEN PARTİLERE ZİYARETLER DEVAM EDİYOR

BAYRAMPAŞA İÇİN KARAR VAKTİ: NİSAN 2026 MECLİSİ VE KUTUPLAŞMA SINAVI

MAKSAT YEŞİL MİYDİ, HASAN MUTLU MU? DÜN KIYAMETİ KOPARANLAR BUGÜN NEREDE?

ARAŞTIRMA VE KÜLTÜR VAKFI MEHMET HANEFİ MAHİTAPOĞLU İLE DEVAM DEDİ

BİR BAŞARI HİKÂYESİ: ALFA DEMİR DÖKÜM

YEŞİLAY BAYRAMPAŞA ŞUBESİ İLK YÖNETİM KURULU TOPLANTISINI GERÇEKLEŞTİRDİ

İstanbul

13.04.2026

  • İMSAK 04:51
  • GÜNEŞ 06:22
  • ÖĞLE 13:10
  • İKİNDİ 16:51
  • AKŞAM 19:48
  • YATSI 21:13

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 29 21 3 5 45 68
2.FENERBAHÇE A.Ş. 29 19 1 9 38 66
3.TRABZONSPOR A.Ş. 29 19 3 7 25 64
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 29 16 6 7 19 55
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 29 13 8 8 17 47
6.GÖZTEPE A.Ş. 29 12 6 11 10 47
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 28 8 8 12 -5 36
8.KOCAELİSPOR 29 9 12 8 -9 35
9.TÜMOSAN KONYASPOR 29 8 11 10 -5 34
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 28 8 10 10 -10 34
11.CORENDON ALANYASPOR 29 6 8 15 1 33
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 28 8 11 9 -2 33
13.KASIMPAŞA A.Ş. 29 6 13 10 -13 28
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 29 7 15 7 -17 28
15.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 29 6 16 7 -14 25
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 29 4 14 11 -33 23
17.İKAS EYÜPSPOR 28 5 16 7 -22 22
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 29 5 19 5 -25 20