İBRAHİM YILDIRIM


SADECE DİPLOMAT ( 1)

İbrahim Yıldırım'ın Sohbet köşesinde SADECE DİPLOMAT


“Babam öldükten (6 Kasım 1922) , sonra annem hiç olmazsa bir müddet için , memleketten ayrılmak istedi. Baviyera’da yaşayan bir teyzem vardı. Harpten evvel Türkiye’ye gelen Alman askeri heyetinde vazifeli bir Prusyalı Generale varmıştı. Harpten sonra kocasıyla beraber Baviyera’a yerleşmişti. Annemi yanına davet etti. Yola çıktık. İstanbul’dan hareketimizi iyi hatırlıyorum. 1923 yılının Ocak ayı idi, babam öleli[1] henüz iki ay olmuştu. “

“Bir iki hafta sonra annem benden ayrıldı. Babamın müteveffa İngiliz zevcesinden iki çocuğu vardı. Büyükanneleri yanında İngiltere’de yaşıyorlardı.[2] Babamın bıraktığı cüz’i mirastan onlara ait hisseyi kendilerine vermek üzere oraya gitti. Annemden ilk ayrılışımdı.” (Sh : 18-19)

 “İsviçre’de bütün tahsilimi devlet okullarında yaptım. Bu sebeple okul masrafım azdı. Hal böyle iken , Lise Müdürü benim yetim olduğumu öğrenince , o cüz’i okul ücretinden dahi affedilmemi istedi. Annem bundan çok duygulandı, fakat teklifi kabul etmedi. Kaldı ki iki üç yıl sonra annem Bern Elçiliğimizde mahalli kâtip olarak çalışmağa başladı, biz de maddi bakımdan nisbî bir rahatlığa kavuştuk.” (sh 20-21)

“Liseyi bitirdikten sonra yüksek tahsil için Paris’e gittim. Hukuk Fakültesine kaydoldum. 1938 de üniversiteden mezun olunca , memuriyete girmeden önce askerliğimi yapmamı tavsiye etmeleri üzerine , 1939 yılı ilk baharında Yedek Subay Okuluna girdim. “

“Denizli’de kıta hizmetimi yaparken, gazetelerde Hariciye meslek memuru ilanını gördüm. 1940 senesi Ağustos ayında izin alarak bu sınava girdim. Şans bana yaver oldu ve bu imtihanı kazandım. Daha çok sonra öğrendiğime göre  bu imtihana girişim Bakanlıkta meğer mesele olmuş. Ali Kemal Olayından beri yirmi sene bile geçmemişti. Bir “Vatan Haini”nin oğlunu Hariciyeye kabul etmek ne dereceye kadar doğru idi? Bu sorun Bakanlığı idare edenleri o zaman huzursuz etmişti. Şaşırmışlardı, ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Meseleyi nihayet Cumhurbaşkanına arz etmişler. İnönü’nün de “Bunda ne var anlamıyorum, niçin girmesin?” demesi üzerine tereddüdler zail olmuş”
“Seneler geçti 1963 yılının,  Kasım ayında Ankara’da idim. Bern Büyükelçiliğinden Londra Büyükelçiliğine nakledilmiştim. Usul gereği  o tarihte Başbakan olan İnönü’nün de huzuruna çıktım. Mülakatım sonunda özel maruzatta bulunacağımı söyleyerek ,
-“Paşam, size bir şükran borcum vardır, bu güne kadar ödeyemedim, müsaadenizle şimdi yapayım “ dedim ve 23 sene evvel Hariciye’ye müracaat ettiğim vakit hakkımda beliren tereddütleri ve bunların nasıl kalktığını anlatmağa başladım. İnönü sözümü kesti, “

-“Biliyorum evladım, biliyorum, teşekkür ederim” dedi. Hayret ettim. Olayı hatırlamasını beklemiyordum. Hem de teşekkür ediyordu. Şaşırdım, bir şeyler kekeleyip odadan çıktım” ( Sh : 27-29)

Zeki Kuneralp 1960 senesinde, gençliğini geçirdiği  ve orta eğitimini aldığı İsviçre’nin Bern Elçiliğine tayin edilir. Kendi yazısından takip edelim :
Ağustos’un son günü Ankara’dan ayrılmamdan önce İsviçre Sefirini makamında ziyaret etmiştim. İsviçre’nin durumu hakkında bana bilgi vermişti… Büyükelçiliğime iyi şartlar altında başlamakta idim. Bir bakıma ideal şartlar. Memleketi ve adetlerini tanıyordum, mahalli şiveyi konuşuyordum. Topluluğun hemen her sınıfında dost ve ahbabım vardı. Lisede dört buçuk sene sırayı kendisiyle paylaştığım arkadaşım, ordunun yüksek komutanlarından biriydi. Diğer bir tahsil arkadaşım , emniyet teşkilatında mesul mevkide idi. Sınıf arkadaşlarımdan profesör vardı, fabrika sahibi de. Yalnız mektepten değil , izcilikten de , talebe derneğinden de arkadaşım vardı ve bunlarla İsviçre’den ayrıldıktan sonra dahi irtibatı muhafaza etmiştim. Velhasıl elimde kuvvetli kozlarla Bern’e gelmiştim.“ (Sh : 128-129)

“Bern’e yeni gelmiştik. Refikamla beraber tanınmış bir mağazaya gidip , kendime iki-üç kat elbise ısmarladım. Kumaşı seçtim, modeli de. Ölçülerim alındı, fiyat tespit edildi. Bütün bunlar mahalli şive ile oldu. İş bitti. Terzi benden isim ve adres istedi. Söyledim. Adamcağız yazmaya hazırlanmıştı. Cevabımı duyunca durakladı, bana baktı, bir şey söylemedi, sonra yine yazdı. Gerçek bu, hikayede şu. Biz mağazadan çıktıktan sonra terzi hemen telefona sarılmış, polisi aramış ve “Dikkat edin bir dolandırıcı dolaşıyor, sağda solda bir çok şeyler sipariş ediyor, kendisine Türk Elçisi süsü veriyor” demiş. “
“Bâl Ticaret sergisinde idi. Zamanın Hariciye Nazırı Wahlen beni tanıdıklarına takdim etti ve şunu söyledi : “Dikkat edin , bu tehlikeli bir sefirdir. Kendisiyle bir müddet konuştuktan sonra  yabancı olduğunu unutuyorsunuz.”  Bütün bunlar vazifemin ifasında lehimde idi. Fakat marifet değil kaderin bir nimeti idi. “ (Sh : 136)

ibrahimyildirim_99@hotmail.com

(Haftaya, inşallah : Bern Büyükelçiliğinde Askeri Ataşe olarak görev yapan Merhum Dündar Taşer’in Zeki Kuneralp ile ilgili anısını paylaşacağım)


[1] Yazar, çok edepli ve nazik biri ; “Öldürüleli” dememiş. Zira babası Ali Kemal, İzmit’te teslim edildiği Sakallı Nurettin Paşa tarafından 80-100 kişilik hazırlattığı  kalabalığa linç ettirilmişti. Bugünkü İngiltere Başbakanı Boris Jhonson’un da dedesi .

[2] Ali Kemal , İngiliz eşi vefat edince Orhan ve Selma adlı iki çocuğunu kayınvalidesi Margaret Hanıma bırakıp , Türkiye’ye dönmüş, Tophane Müşiri Mustafa Zeki Paşa’nın kızıyla evlenmişti ki, Zeki Kuneralp’in annesi bu kadındı.

GÖNÜL SOFRALARININ 10.’SU ESKİ CUMA ŞEHRİNDE

İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜ BAYRAMPAŞA’DA TÖRENLE KUTLANDI

UMUT ÖZTÜRK’ÜN DUYGU YÜKLÜ SÖYLEŞİSİ BAYRAMPAŞALILARI AĞLATTI

RADYO PROGRAMCISI UMUT ÖZTÜRK BAYRAMPAŞALILARLA BULUŞUYOR

BAYRAMPAŞA BELEDİYESİ EMEKÇİLERİNDEN SERT TEPKİ: "BU HAKSIZLIK KABUL EDİLEMEZ!"

BAYRAMPAŞA SİYASETİNDE MART HAREKETİ CHP’DEN İSTİFALAR

EMEKLİLER LOKALİ’NDE “YAŞ ALAN KADINLAR, GÜÇLÜ HİKÂYELER” SEMİNERİ

RAMAZAN’DA SEVİLEN İSİMLER SULTANGAZİLİLERLE

TÜRK KIZILAY, HUZUREVİ SAKİNLERİYLE İFTARDA BULUŞTU

ÇOCUKLARDA FARKINDA OLMADAN OLUŞAN RİSK

BAYRAMPAŞA’DA 8 MART’TA KADINLARA KARANFİL DAĞITILDI

MİNİK KALPLER İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU

BAYMÜDER İFTARINDA SEKTÖR TEMSİLCİLERİ VE YEREL YÖNETİM BULUŞTU

BAYRAMPAŞA’DAN BALKANLAR’A KARDEŞLİK İFTARLARI

KADIN SÜRÜCÜLER İSTANBUL PARK'TA BULUŞTU

“KİMYADA BİRLİK ZAMANI” İFTARDA PEKİŞTİ

HASAN MUTLU’DAN 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ MESAJI

8 MART KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

EYÜPSULTAN’DA SEMA GÖSTERİSİ BÜYÜLEDİ

ARI SÜTÜ, PROPOLİS VE POLEN ÜRETİMİ KADIN ARICILARIMIZIN ELLERİNDE DEĞERLENECEK

İstanbul

14.03.2026

  • İMSAK 05:47
  • GÜNEŞ 07:11
  • ÖĞLE 13:18
  • İKİNDİ 16:37
  • AKŞAM 19:16
  • YATSI 20:35

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 25 19 2 4 41 61
2.FENERBAHÇE A.Ş. 25 16 0 9 32 57
3.TRABZONSPOR A.Ş. 25 16 3 6 22 54
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 25 13 5 7 15 46
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 25 12 7 6 17 42
6.GÖZTEPE A.Ş. 25 11 5 9 10 42
7.KOCAELİSPOR 25 9 10 6 -3 33
8.SAMSUNSPOR A.Ş. 25 7 7 11 -3 32
9.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 25 7 9 9 -3 30
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 25 7 9 9 -10 30
11.CORENDON ALANYASPOR 25 5 8 12 -4 27
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 25 6 12 7 -6 25
13.TÜMOSAN KONYASPOR 25 5 11 9 -10 24
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 25 6 13 6 -15 24
15.İKAS EYÜPSPOR 25 5 13 7 -17 22
16.KASIMPAŞA A.Ş. 25 4 12 9 -15 21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 25 3 11 11 -27 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 25 3 17 5 -24 14