Değerli arkadaşlar, uzun süredir siyaset ve partilerle ilgili yazılar yazmıyordum. Ancak bugün yaşanan gelişmelerin ardından, müsaadenizle bir iki cümle paylaşmak istedim.
Türkiye, çok partili siyasi hayatla ilk kez İkinci Meşrutiyet döneminde tanışmış; 1950 sonrasında ise bir daha geri dönmeyecek şekilde demokrasiyi benimsemiştir.
1950 öncesinde Mareşal Fevzi Çakmak ve arkadaşlarının kurduğu, bir dönem Osman Bölükbaşı’nın da genel başkanlığını yaptığı Millet Partisi’nin liderliğini uzun yıllar boyunca Aykut Edibali yürüttü. Aslında Aykut Edibali ve yol arkadaşları; kurdukları "Mücadele Birliği", "Yeniden Milli Mücadele Hareketi" ve "Islahatçı Demokrasi Partisi" ile Türk siyasi hayatında fikirleriyle hep var oldular. Türk milletinin kültürel değerlerini, maddi ve manevi düşüncelerini bıkmadan usanmadan savunmaya devam ettiler.
Millet Partililer, tüm imkânsızlıklara rağmen durup dinlenmeden, kendi ceplerinden harcadıkları paralarla partilerinin varlığını bugüne kadar sürdürmeyi başardılar. Ne yazık ki geçen süre zarfında gazeteler bu insanları yazmadı, televizyonlar ise görmezden geldi. Hal böyle olunca, bu kadronun bir kısmı zamanla başka partilere geçerek makam, mevki ve maddi imkân sahibi oldu. Fakat gerçek idealistler ve fikri takip edenler, tüm zor şartlara göğüs gererek duruşlarını ve varlıklarını korudular.
Siyasi partiler demokrasinin olmazsa olmazıdır; buna rağmen devletin televizyonu bile bu idealist insanları görmek, duymak ve haber yapmak istemedi. Oysa bu insanlar, 1967 yılından beri "Millî Devlet, Millî Ekonomi, Millî Sanat" gibi kavramları durmaksızın anlattılar ve anlatmaya da devam ediyorlar. "Patrikhane yurt dışına!" diyen de "Emperyalizmin beyni Siyonizm’dir" teşhisini koyan da bu yiğit insanlardı.
Üstelik bu kadro, 12 Eylül öncesinin o kanlı anarşi ortamına asla bulaşmadığı gibi, sonrasında da her zaman hak ve hukuktan yana saf tuttu. "Amerika, Rusya, Yahudi..." diyerek küresel güçlerin kuklası olmadılar.
Evet, bu insanlar pek çok seçime girdiler; ne yazık ki seslerini geniş kitlelere duyuramadıkları için yeterince oy alamadılar ya da seçmen bu insanlara gereken teveccühü göstermedi.
Bugün ülkemizdeki yüzden fazla parti arasında Millet Partisi’nin hâlâ var olduğunu ve her bir nefeslerini Türk milleti için harcadıklarını bilmenizi istedim.
Bu duygularla hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Abdurrrahman ZEYNİL









