İBRAHİM YILDIRIM


KIRK YILLIK HARİCİYE HATIRALARI

İbrahim Yıldırım'ın sohbet köşesi


1901 de Londra Sefaretine katip olarak atanan Esat Cemal Paker, elçilik personelini tanıtıyor : Sefirimiz Fenerli bir Rum ailesinden eski Londra Sefiri Büyük Muzurus Paşa’nın oğlu Etienne Muzurus Paşa’ydı. Paşa beni dört gözle bekliyormuş. Türkiye’nin Londra Sefiri Türkçe bilmiyordu ; maiyetinde de dert anlatacak , iş gördürecek , kendisine Türkçe ders verecek kimsesi yoktu. Bana Fransızca olarak bunları anlatıp dert yandı.

Sefaret müsteşarı üstadı âzam Abdülhak Hamid’di. Hâmid , Lahey’de sefirken (büyük elçi) kendi isteğiyle Londra’ya müsteşar tayin edilmişti. Hâmid’in manzumelerinden kuşkulanan Abdülhamid, Onu Londra’ya iş görsün diye değil, sanki mecburi istirahate göndermişti.

İkinci kâtip Hamid’in oğlu Hüseyin Bey’di. Hüseyin Bey de babası gibi nâzik yaratılıştan asil bir gençti ; fakat gençlik çağları Türkiye’nin dışında , bilhassa Londra’da geçtiğinden Türkçesi kıttı.

Tueni Bey adında bir ikinci kâtip daha vardı. Suriyeli zengin bir ailenin oğlu olan Tueni Bey’i de Londra Sefaretine , Başmabeyinci İzzet Paşa tayin ettirdiğinden , o da amatör memurdu ve tek kelime Türkçe bilmiyordu. Tueni Bey keyf ehli bir zattı. İngilizlerin “season” dedikleri ilkbaharda kırlangıçlar gibi gelir, zevk ve eğlence yerlerinde boy gösterir, en büyük ve lüks otellerde avuç dolusu para sarf eder , Londra ve Paris Gazetelerinin “mondanite” (sosyete) sütunlarında , başka şahsiyetler arasında kendi adının da yazılmış olduğunu görür, sonra başını alıp başka bir yere yollanır ve sefarethanede kala kala bir üçüncü kâtip kalırdı.

Üçüncü kâtip Danyal Bey’di. Danyal Bey, Moda koyunda , spor meraklısı lövantenler arasında büyümüş , çetrefil Türkçe konuşan bir zattı.

Bir de kelimenin tam manasıyla züppe bir tercümanımız vardı. M. Jolivard , eski Fransız çapkınlarından ve “dandy” (züppe) lerinin bağladıkları Lavaliere kravatı ve kalın siyah bir şeride bağlı olarak hiç gözünden düşmeyen tek gözlüğü ile gece gündüz sarhoş gezer, alemin dikkatini üstüne çeker, herkes onunla alay ederdi.

M. Jolivard maaş olarak az para alır, bu paraya “Londra Mektupları” başlığı ile Paris’te çıkan Courier Diplomatique mecmuasına gönderdiği yazıların parasını ekler fakat yine de yemek parasını şöyle dursun , içtiği içkilerin bile bedelini temin edemez ve Paris’ten gelecek havaleyi karşılık göstererek sefarette önüne gelenden borç para ister, tuhaflıklar yapar, bu suretle geçinirdi. Bütün işi de İngiliz Gazetelerinde Türkiye’ye ait yazıları Fransızca ’ya tercüme etmekti.

Recai Efendi sefaretin imamıydı. Bu zat Kemahlı , ruhu asil bir adamdı. Sivri bir sakalı vardı ; yüzü Abdülhak Hâmid’e benzeyen sevimli bir zattı ve fevkalade şıktı… Londra’nın en büyük terzisi Pool’den giyinir, başından silindir şapkayı eksik etmez, imamdan ziyade sefaret kâtibini andırırdı.

Bu zarif ve şık Recai Efendi ile , gırtlağına kadar borçlu tercüman , Jolivard’ın bana hatırlattığı bir fıkrayı nakledeceğim :

Sefarethanenin imamı bir akşam elini şakağına dayayıp , “Oh Meded!... Meded!” diye gazel söylemeye başlamış. Bunu Fransızca “Ah Mes dettes “ yani “borçlarım” anlayan sefarethanenin gırtlağına kadar borçlu tercümanı :

* “Ya benimkiler, sen bunu gel de bana sor!...” demiş.

**

Bir akşam Hariciye nezaretinden konağa dönmekte olan Nazır sıkışmış ve araba Yeni Cami önüne gelince, arabayı durdurup inmiş ; abdest bozmak üzere Yeni Cami’ye bitişik abdesthaneye girmiş.

Ertesi gün saraydan çağırdılar.
Paşa’nın arabayı durdurup , Yeni Camii abdesthanesine girmesini o anda Abdülhamid’e jurnal etmişler. Padişah Hariciye Nazırından abdesthaneye girmesinin sebebini soruyordu.

**

Kapı kethüdası Hüsam Efendi-zade Selahaddin Bey, Paris sefareti başkatipliğine tayin olundu. Bu zat, Fransızcayı hiç mi hiç bilmezdi. Bir çok hayretler, tereddütler , müzakere ve istişarelerden sonra dediler ki ; “Küçük memurlar zaten takdim olunurken, İmparator, uzun uzadıya konuşmaz. Yalnız bir – iki sual iradı adettir ve sualler da mahdut ve muayyendir. İlkine “Oui Sir” (Evet efendimiz) , ikincisine “Non , Sir” (Hayır Efendimiz) cevabı verilince iş olur biter.”

Selahaddin Bey, Sefir Reşid-paşazade Cemil Paşa tarafından bir baloda İmparator Üçüncü Napolyon’a takdim edildi.

(Selahaddin) ismi İmparator’un nazar-ı dikkatini celbettiğinden :

 * “Siz meşhur kahraman Selahaddin’in ahfadından (torunlarından)  mısınız? Sualini irad etti.

Selahaddin Bey, öğrettikleri gibi :

 * “Oui , Sir” cevabını verdi.

İmparator :
 * “Viraiment ?” ( Gerçek mi?) deyince de Selahaddin Bey ;

 * “Non, Sir” i bastırdı.

Bu cevap üzerine İmparatorla sefir bir birine bakarak gülüştüler. [1]

**

Kalem efendileri nasıl para, rütbe ve nişana ehemmiyet vermesinler, en büyük dava diye bu işi benimsemesinler ki! Koca nezarette esaslı başka iş gördükleri ve yaptıkları yoktu. Hariciye Nezareti sanki memurlara para, rütbe ve nişan dağıtmak için kurulmuştu. Memurlara göre , kurulmasında bundan başka sebebi yoktu. Çünkü o devirlerde her hangi bir Avrupa Devleti ile bir anlaşmazlık çıktığı zaman , Hariciye kalemlerinde çalışan memurların bu anlaşmazlıklarla ilgilenmeleri , bu hususta fikir beyan etmek şöyle dursun , aralarında bu meseleyi konuşmaları bile “suret-i kat’iyede memnu’” (kesinlikle yasak) idi.

Bir ecnebi devletle olan anlaşmazlık hakkında söylenecek bir söz, ağızdan kaçırılacak bir laf “zülf-i yâre” dokunabilir, Abdülhamîd’in irili ufaklı jurnalcileri tarafından kulağına gidip , Padişahın türlü vehimlere kapılmasına sebebiyet verebilirdi ve böyle bir kabahat işleyenin cezası çok kere sürgündü.

Osmanlı Devletinin gerileye gerileye çöküp gitmesine şaşmamak lazımdır, çünkü devlet idaresi böyle bir zihniyetin eline geçmişti. [2]

 

 

 

 

[1] Pakalaın, Mehmet Zeki, Tarihe Mal Olmuş , fıkralar, nükteler İst-1946 sh : 79

[2] Paker , Esat Cemal, Kırk Yıllık Hariciye Hatıraları , Remzi Kitabevi 3. Basım 2001

YENİ YAZARLARIMIZ VE 19. YIL GURURUMUZLA SİZLERLEYİZ!

BAYRAMPAŞA BELEDİYESİ OPERASYONUNDA ÇELİŞKİLİ İTİRAFLAR VE ALGI YÖNETİMİ

RUMELİLER BİR ARAYA GELDİ: YÜCEL ŞEHİTLERİ 78. YILINDA DUALARLA ANILDI

TÜRKİYE BOSNA SANCAK DERNEĞİ, MHP HEYETİNİ AĞIRLADI

BAYRAMPAŞA’DA GURME LEZZET DURAĞI: PEYNİRCİ RIZA MİTİNG HAVASINDA AÇILDI!

SULTANGAZİLİ GENÇLER SAMSUN LADİK AKDAĞ KIŞ KAMPI’NDA

BAYRAMPAŞA’DA KALDIRIM İŞGALLERİNE KARŞI MÜCADELE

GÖNÜLLER SULTANI RAMAZAN, BAYRAMPAŞA'DA DOLU DOLU YAŞANACAK

OKUL-CAMİ BULUŞMASI: ÇEDES KAPSAMINDA EĞİTİMCİLER VE DİN GÖREVLİLERİ BİR ARAYA GELDİ

MEHMET YEĞEN’DEN AÇIKLAMA

ADALET BAKANLIĞINA YILMAZ TUNÇ’UN YERİNE AKIN GÜRLEK ATANDI.

ALİ YERLİKAYA'NIN YERİNE İÇİŞLERİ BAKANI MUSTAFA ÇİFTÇİ

BAYRAMPAŞA KAHVECİLER ODASINDA NECATİ YİĞİT GÜVEN TAZELEDİ

HASAN MUTLU’DAN 10 ŞUBAT ÖZEL MESAJ: ZİNDANDA 151 GÜN, OĞLUMUN DOĞUM GÜNÜ

SURİYE TÜRKMENLERİ BAYRAMPAŞA’DA ANLATILDI

BAYRAMPAŞA’DA CAMİLER RAMAZAN’A HAZIRLANIYOR

ESENLER’DE DAMAKLAR HAMSİYLE ŞENLENDİ

İYİ PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI KAVUNCU’DAN BAYRAMPAŞA’YA ÇIKARMA

ÇİFT BAŞLI KARTAL TEKİRDAĞ’DA ŞAHLANDI: İL BAŞKANLIĞI KURULDU

"ETKİN PİŞMANLIK" BİLMECESİ: İFADELER, KAYITLAR VE ÇELİŞKİLER!

İstanbul

18.02.2026

  • İMSAK 06:23
  • GÜNEŞ 07:48
  • ÖĞLE 13:23
  • İKİNDİ 16:19
  • AKŞAM 18:48
  • YATSI 20:08
  • Çarşamba 8 ° / 3.6 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Perşembe 11.4 ° / 6.5 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Cuma 13.2 ° / 6.6 ° Güneşli

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 22 17 1 4 40 55
2.FENERBAHÇE A.Ş. 22 15 0 7 31 52
3.TRABZONSPOR A.Ş. 22 13 3 6 17 45
4.GÖZTEPE A.Ş. 22 11 3 8 15 41
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 22 11 4 7 11 40
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 22 9 7 6 13 33
7.KOCAELİSPOR 22 8 8 6 -1 30
8.SAMSUNSPOR A.Ş. 22 7 6 9 -2 30
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 22 7 8 7 -9 28
10.CORENDON ALANYASPOR 22 5 6 11 -1 26
11.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 22 6 11 5 -5 23
12.HESAP.COM ANTALYASPOR 22 6 11 5 -13 23
13.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 22 4 9 9 -9 21
14.TÜMOSAN KONYASPOR 22 4 10 8 -10 20
15.KASIMPAŞA A.Ş. 22 4 11 7 -12 19
16.İKAS EYÜPSPOR 22 4 12 6 -17 18
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 22 2 10 10 -26 16
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 22 3 16 3 -22 12