Reklam
Reklam
Reklam

Dr. Recep ÖZTÜRK

Dr. Recep ÖZTÜRK


KALBİN DÜŞÜNME ORGANI OLARAK TARİHSEL SERÜVENİ

Kalbin düşünme ve bilme merkezi olarak görülmesinin Mısır’dan Yunan dünyasına, oradan İslam düşüncesine kadar uzanan uzun bir tarihi vardır.


İnsanlık tarihinin en eski dönemlerinden itibaren önemli bir soru şudur: İnsan neresiyle düşünür, anlar, karar verir ve inanır? Bugün bu sorunun bilimsel cevabını büyük ölçüde beyin üzerinden veriyoruz. Ancak tarih boyunca bu görev çoğu zaman kalbe atfedilmiştir. Kalbin düşünme ve bilme merkezi olarak görülmesinin Mısır’dan Yunan dünyasına, oradan İslam düşüncesine kadar uzanan uzun bir tarihi vardır.

Eski Mısır’da kalp, insanın yalnızca bedensel bir organı değil, aynı zamanda akıl, hafıza, duygu ve kişinin gerçek varlığının merkezi olarak görülüyordu. Kalbin ölümden sonra bile korunmasının nedenlerinden biri de buydu. Buna karşılık beyin bilinmesine rağmen zihinsel faaliyetlerin merkezi olarak kalp kadar önemsenmiyordu.

Antik Yunan’da ise iki farklı görüş ortaya çıktı. Bir tarafta Alkmaion, Hipokratik hekimler ve daha sonra Platon, zihinsel faaliyetlerin merkezini beyinde görme eğilimindeydi. Diğer tarafta Aristoteles gibi önemli bir filozof, kalbi canlılığın, duyumun ve düşünsel faaliyetlerin merkezi kabul etti. Dolayısıyla Yunan dünyasında “kalp mi, beyin mi?” tartışması oldukça eski bir tartışmadır.

Bu tartışmada İskenderiye Tıp Okulu önemli bir dönüm noktasıdır. MÖ 3. yüzyılda Herophilos ve Erasistratos gibi hekimler insan anatomisi üzerinde çalışarak sinir sistemi ve beyin konusunda önemli gözlemler yaptılar. Özellikle Herophilos, Aristoteles’in aksine beyni zekânın ve sinir sisteminin merkezi olarak kabul etti. Böylece tıp tarihinde “beyin merkezli” açıklama güç kazanmaya başladı.

Kur’an’da ise “kalp” kavramı farklı ve daha geniş bir anlam alanına sahiptir. Kur’an, “kalpleri vardır, onlarla kavramazlar” der (A’râf 7/179) ve Hac 22/46’da “akledecek kalpler” ifadesini kullanır. Dolayısıyla Kur’an’daki kalp yalnızca duyguların merkezi değildir; anlama, kavrama, düşünme, bilinç ve imanla da ilişkilidir. Diyanet tefsirinde de burada “kalp” kelimesinin eski Arapçada kavrama, bilme, algılama ve doğru hüküm verme, yani kısaca akıl anlamında kullanılabildiği belirtilmektedir.

Burada önemli olan nokta şudur: Kur’an’daki “kalp” kelimesini doğrudan modern biyolojideki kalp organıyla veya doğrudan beyinle özdeşleştirmek zorunlu değildir. İslam düşüncesinde bu konuda farklı görüşler oluşmuştur. Bazı âlimler aklın mahallini kalp olarak kabul ederken, Ebû Hanîfe gibi bazı âlimler aklın yerini beyin/kafa olarak değerlendiren âlimler arasında yer almıştır. Dolayısıyla “kalp” kelimesi, özellikle kelâm ve tefsir geleneğinde, insanın düşünme, kavrama, irade etme ve inanma merkezini ifade eden daha geniş bir kavram olarak da anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, kalbin düşünme organı olarak görülmesi yalnızca İslam’a özgü bir anlayış değildir. Eski Mısır’da başlayan, Yunan düşüncesinde kalp-beyin tartışması şeklinde devam eden ve İskenderiye hekimleriyle birlikte beynin öne çıkmasıyla yeni bir aşamaya geçen uzun bir düşünce tarihi vardır. Kur’an ise “kalp” kavramını insanın anlama, düşünme, irade etme ve inanma merkezi olarak kullanır. Bu nedenle Kur’an’daki kalbi sadece biyolojik kalple özdeşleştirmek de, kesin biçimde “kalp kelimesi aslında beyindir” demek de meseleyi fazla basitleştirir. Daha doğru ifade şudur: Modern bilim düşünmenin biyolojik merkezini beyinde görür; Kur’an ise insanın düşünme ve iman etme faaliyetini “kalp” kavramıyla ifade eder. İslam düşüncesinde bu kalbin biyolojik karşılığının ne olduğu konusunda farklı yorumlar yapılmıştır.

Tarih boyunca soru ‘kalp mi, beyin mi?’ şeklinde sorulmuştur; Kur’an ise bu tartışmayı biyolojik anatomi düzeyinden çok, insanın anlama, düşünme ve inanma merkezi olan ‘kalp’ kavramı üzerinden ifade eder.

Reklam
BÜYÜK KOLEKSİYONU İSTANBULLULARLA BULUŞTURAN  “KOLEKTİFİN BELLEĞİ” SERGİSİ

BÜYÜK KOLEKSİYONU İSTANBULLULARLA BULUŞTURAN “KOLEKTİFİN BELLEĞİ” SERGİSİ

KALBİN DÜŞÜNME ORGANI OLARAK TARİHSEL SERÜVENİ

İSTANBUL KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ BAYHAN’IN ŞARKILARIYLA FİNAL YAPTI

SİYASET BAKRAÇ DOLDURMA YERİ DEĞİL

SİLİVRİ’DE: İŞE ALDIĞI KİŞİLER EVİNİ SOYUP KAYIPLARA KARIŞTI!

ENFLASYON: TÜİK % 1,84 ENAG % 2,10 İTO % 2,11, KİRA ARTIŞ ORANI %31,49

BAYRAMPAŞA'DA ANLAMLI ZİYARET: EDEP'TEN YEŞİLAY'A "HAYIRLI OLSUN"

YENİ PARTİ BAYRAMPAŞA 1. OLAĞAN KONGRESİ GERÇEKLEŞTİ

IMMANUEL KANT VE NEDENSELLİK: BİLİMİ KURTARAN "ZİHİNSEL GÖZLÜK"

TEMATİK VE GENÇLİK MİLLÎ PUL SERGİSİ KAPSAMINDA PALMARES ÖDÜL TÖRENİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

KÜLTÜR, SAHNE IŞIKLARINDAN İBARET DEĞİLDİR !

70’TEN FAZLA LEZZET NOKTASIYLA GASTROANTEP KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE KÜLTÜR, SANAT VE GASTRONOMİ ŞÖLENİ

İSTANBUL KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NİN YEDİNCİ GÜNÜNDE ŞEHRİN ROTASINI SANAT BELİRLEDİ

KBRN RİSKLERİNE KARŞI YEREL YÖNETİMLERDE İLK ADIM BEYLİKDÜZÜ’NDEN

HEKİMLER 1 EKİM ULUSAL MUAYENEHANE HEKİMLERİ GÜNÜ VESİLESİYLE ANITKABİR’İ ZİYARET ETTİ!

DEVLETİ SOYAN SOYANA!

SİLAH SAHTE OLUNCA: ÇALDIĞI BİLEZİKLERDE SAHTE OLUR

İYİ PARTİ BAYRAMPAŞA İLÇE TEŞKİLATI, İTFAİYE VE MUHTARLARA ZİYARET

SULTANGAZİ YAZI AKADEMİSİ’NDEN YETİŞEN GENÇ ŞAİRLER

EYÜP BELEDİYESİNDE GÖZ ALTINA ALINANLARIN LİSTESİ

Reklam

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.AMED SPORTİF FAALİYETLER 6 4 1 1 8 13
2.GALATASARAY A.Ş. 6 4 1 1 3 13
3.BEŞİKTAŞ A.Ş. 6 4 2 0 7 12
4.KOCAELİSPOR 6 4 2 0 3 12
5.CORENDON ALANYASPOR 6 3 1 2 2 11
6.FENERBAHÇE A.Ş. 6 3 2 1 10 10
7.TRABZONSPOR A.Ş. 6 3 2 1 8 10
8.KASIMPAŞA A.Ş. 6 2 0 4 2 10
9.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 6 3 2 1 1 10
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 6 2 2 2 0 8
11.ARCA ÇORUM FK 6 2 3 1 1 7
12.İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 6 2 3 1 -1 7
13.GENÇLERBİRLİĞİ 6 2 3 1 -8 7
14.ERZURUMSPOR FK 6 2 3 1 -8 7
15.TÜMOSAN KONYASPOR 6 1 4 1 -4 4
16.SAMSUNSPOR A.Ş. 6 1 4 1 -6 4
17.GÖZTEPE A.Ş. 6 0 3 3 -4 3
18.EYÜPSPOR 6 1 5 0 -14 3