Reklam
Reklam
Reklam

İBRAHİM YILDIRIM

İBRAHİM YILDIRIM


İSVİÇRE’DEN HATIRALAR :

İbrahim Yıldırım'ın Sohbet köşesinde İSVİÇRE’DEN HATIRALAR :


Bugünkü sohbetimizde ilk hatıra , çocukluk ve gençlik hayatını İsviçre’nin başkenti Bern’de geçiren Zeki Kuneralp’e ait :

“ Lisenin küçük sınıflarında iken evden okula gitmek için bindiğim şehir otobüsüne, civarda oturan zamanın Cumhurbaşkanı Motta da binerdi. Otobüs bir gün dolu idi, oturacak yer kalmamıştı. Motta bindi, kimse kımıldanmadı. Ayağa kalktım, yerimi kendisine vermek istedim. O da sade ve nazik bir tavırla, “ İstemez evladım, şimdi ineceğim” dedi ve beni yerime oturttu. Başka bir gün de Motta, durağa varmadan vermesi gereken durma işaretini , devlet işlerine daldığı için olsa gerek , geç verdi. Şoför buna sinirlendi, bir şeyler mırıldandı, fakat otobüsü yine durdurttu. Cumhurbaşkanı Motta da , şoförün mırıldanmaları içinde mahcup mahcup otobüsten indi. Çocukluğumda şahit olduğum bu gibi sahneler şuuruma o kadar işlemiş olacak ki ömrümün kalan kısmında temas ettiğim kimselerin toplum içindeki mevkileri ne olursa olsun , kendilerine karşı aldığım tutum bu gibi sahnelerin etkisinden hiçbir zaman kurtulamamıştır. “Sayın” sıfatının gereksiz istimali karşısında öteden beri duyduğum tiksinlik ( tiksinti)  de aynı etkinin ürünü olsa gerek. “[1]

İkinci hatıra da  Zeki Kuneralp’in Bern Büyükelçiliği esnasında birlikte askeri ataşe olarak çalıştığı  merhum Dündar Taşer’e ait. Fakat bu hatıra da Zeki Kuneralp ile ilgilidir :

“O sırada Bern Sefirimiz , çok kıymetli ve vatanperver bir hariciyemizdi” der ve bu zatın , “Muharrir Ali Kemal Bey’in oğlu” olduğunu söylerdi.

Sefir bir gün kendisine “Babamın hain olduğuna kani misiniz?” diye sormuş . Merhum da “hayır” diyerek :
“Bizde ihanet, siyasi bir itham ve isnat olarak kullanılmakta . Ben de resmen “hain” addedilenlerden biriyim. 27 Mayıs’ta vatan kurtarıcı addediliyordum. 13 Kasım’dan sonra “hain” oldum. Ben kendimin ne olduğunu biliyorum. Onun için siyasetteki “hain” ithamına fazla bir kıymet vermiyorum. Hıyanetin kolay bir şey olmadığına da kaniyim” şeklinde mütalaa yürütmüştü. Bize de : “Bu hâin ithamı da çok iğrenç bir şey . Tarihimizde kellesi alınan bir çok vezir var. Fakat hiç kimse ve hatta devlet dahi, onların hain olduğunu söylemiyor ve iddia etmiyor. Onlar, hataları olan , fakat şerefleri de çok yüksek addedilen adamlar olarak görülüyorlar. Çocuklarına devlet maaş bağlıyor. Padişah tıpkı bir ailenin reisi gibi , onların çocuklarına bakıyor. Bu vezirlerin oğullarının vezarete ve hatta sadarete kadar yükseldikleri oluyor. Bu çocuklar da , babalarının öldürülüşü için bir düşmanlık taşımıyorlar. Devlet için çalışıp duruyorlar. Bu an’ane çok asil ve vakur. Son devirlerdeki hıyanet ithamları da küçüklüğümüzün ve ahlaki düşkünlüğümüzün eseri galiba. Çünkü 15-20 senede bir , 5-10 bin kişiyi hain ilan edip duruyoruz. Bu kadar bol hain ithamları karşısında , adama “ ne berbad milletsiniz , boyuna hain yetiştiriyorsunuz” demezler mi? Bu kadar bol hain yetiştiren bir milletin büyüklüğü iddia edilebilir mi? Bu hain ithamını bu derecede suiistimal itmek asla doğru değil” demişti.

İsviçre’de bulundukları esnada , Türk işçilerinin dertleriyle alakadar olmuşlar , onları teşkilatlandırmışlardı.  Hatta fazla Türk işçisi çalıştıran iş yerlerine , çıkan bir anlaşmazlıkla hemen Sefareti haberdar etmelerini , tercümanlığı dahi bizzat sefirin yapabileceğini bildirmişlerdi. Merhum bu kıymetli sefirimiz için “ O kadar vatanperverdi , o kadar milli hislerle dolu idi ki , işçilerin meseleleriyle bizzat alakadar olur, adeta  Türk’ün üzerinde titrerdi” derdi. Onun Zeki Paşa’nın kızı olan annesiyle babasının vefatı üzerine İsviçre’de çektiği sıkıntıyı ve acıyı anlatmıştı.

Bir gün zannederim Cumhuriyet Bayramını tes’ıd için Sefarette bir ziyafet verilmiş. Buraya yabancı sefaret mensupları ile oradaki işçilerimizden de üç dört kadar mümessil davet edilmiş . İşçilerimiz yabancı sefaret mensupları arasında çok edepli bir şekilde oturmuşlar. Bir ara sefir aniden dışarı çıkmış ve gelmemiş . Merhum onu aramış. Bakmış ki odasında ağlıyor. “ Ne oldu? Bir şey mi oldu efendim?” diye sormuş. O da :

-“İşçilerimizin hali bana çok dokundu. Allah’ını seversen söyle , dünyanın hangi işçisi vardır ki, böyle yüksek bir toplantıda bu kadar edepli , bu kadar efendi, bu kadar vakur ve centilmence hareket edebilsin? Milletimin büyüklüğünü ve efendiliğini onlarda gördüğüm için göz yaşlarımı tutamadım” cevabını vermiş. Merhum Sefirimiz bu kadar hassas, bu kadar içli, bu kadar vatanperver bir adamdı” derdi. [2]

 

[1] Kuneralp, Zeki, Sadece Diplomat , ist , 1981 sh : 23-24

[2] Dündar Taşer’in Büyük Türkiyesi, İst 1976 Sh : 126-129

ibrahimyildirim_99@hotmail.com

Reklam
İDDİANAME İLE İFADELER ÇELİŞTİ: "RÜŞVET KURGUSU ÇÖKTÜ

İDDİANAME İLE İFADELER ÇELİŞTİ: "RÜŞVET KURGUSU ÇÖKTÜ

KAPZIMALLARA DOKUNDU: 41 YÖNETİCİ HAKKINDA GÖZALTI

BAYRAMPAŞA’DA İLAÇ ETKEN MADDESİ ELE GEÇİRİLDİ

“ANKARA’DA DENİZ Mİ VARDI?” SÖZÜ GERÇEK OLDU: 66 MİLYON YILLIK FOSİL BULUNDU

KAHRAMANMARAŞ’TA KÜLTÜR VE SANAT COŞKUSU SÜRÜYOR

“ÖRTÜŞEN İZLER” GALERİ EYÜPSULTAN’DA SANATSEVERLERLE BULUŞTU

TÜRKİYE’NİN ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE 80 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM HAMLESİ

İSTANBUL BOĞAZI’NIN TARİHİ VE SANATI KABATAŞ’TA BULUŞTU

İBB’DEN 8,7 MİLYAR TL’LİK DEV EĞİTİM DESTEK PAKETİ

KAYSERİ BELEDİYE BAŞKANI BÜYÜKKILIÇ’TAN BAKAN ERSOY’A “KAYSERİ KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ” TEŞEKKÜRÜ

ASLAN’DAN MECLİS GRUPLARINA ÇAĞRI: “ÖĞRENCİ DESTEKLERİNİ HEP BERABER OY BİRLİĞİ İLE GEÇİRELİM”

BESLENME SAATİ UYGULAMASINDA YENİ DÖNEM BAŞLADI

KADIN EL EMEĞİ DURAĞI, ÜRETEN KADINLARI VATANDAŞLARLA BULUŞTURDU

YENİ PARTİ BAYRAMPAŞA’DA DELEGE SEÇ,İMLERİ YAPILDI

BELEDİYE BAŞKANLARINI SEÇMEYİ BIRAKALIM MI? BAŞKANLAR DA ATANSIN!

"YOKTAN VAR OLMA" BİLMECESİ VE ÂYÂN-I SÂBİTE (SABİT ÖZLER)

BAYRAMPAŞA’YA İNEN ŞAFAK: 13 EYLÜL’ÜN KARANLIK SABAHI HİKAYESİ

BAYRAMPAŞA’DA 2026-2027 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI COŞKUYLA BAŞLADI

ABDULLAH ÖZDEMİR’DEN NURİ ASLAN’A TAZİYE ZİYARETİ

DENİZBANK TERSANE ISTANBUL ROWING CUP 2026’DA ŞAMPİYONLAR HALİÇ’TE BELLİ OLDU

Reklam

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 5 4 0 1 7 13
2.BEŞİKTAŞ A.Ş. 5 4 1 0 8 12
3.AMED SPORTİF FAALİYETLER 5 3 1 1 7 10
4.KASIMPAŞA A.Ş. 5 2 0 3 2 9
5.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 5 3 2 0 1 9
6.KOCAELİSPOR 5 3 2 0 1 9
7.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 5 2 1 2 2 8
8.CORENDON ALANYASPOR 5 2 1 2 1 8
9.TRABZONSPOR A.Ş. 5 2 2 1 4 7
10.ARCA ÇORUM FK 5 2 2 1 2 7
11.FENERBAHÇE A.Ş. 5 2 2 1 2 7
12.GENÇLERBİRLİĞİ 5 2 2 1 -4 7
13.İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 5 1 3 1 -5 4
14.SAMSUNSPOR A.Ş. 5 1 3 1 -5 4
15.ERZURUMSPOR FK 5 1 3 1 -9 4
16.TÜMOSAN KONYASPOR 5 1 4 0 -4 3
17.EYÜPSPOR 5 1 4 0 -6 3
18.GÖZTEPE A.Ş. 5 0 3 2 -4 2