Reklam
Reklam
Reklam

Siyami BOYLU

Siyami BOYLU


İSRAF ETME: ÇÜNKÜ HER ŞEY EMANETTİR

Siyami Boylu Yazısı


İSRAF ETME: ÇÜNKÜ HER ŞEY EMANETTİR
İnsan, dünyaya sahip olmak için değil; dünyadan geçmek için gelir.
Fakat bunu çok geç öğrenir.
Önce eşyaya sahip olduğunu sanır. Sonra zamana… Sonra insanlara… Bir evi “benim”, bir toprağı “benim”, bir kalbi “benim”, hatta bir ömrü “benim” diye tarif eder. Oysa dünya, insanın eline mülkiyet belgesi değil, emanet teslim tutanağı verir.
Ve bir gün hepsini geri ister.
Ekmeği de…
Suyu da…
Gençliği de…
Sevdiğini de…
Nefesi de…
İsraf, yalnızca sofradan çöpe düşen ekmek değildir.
İsraf; insanın kendisine verilmiş bir ömrü, kendisini Allah’tan ve kendi hakikatinden uzaklaştıran şeylerin peşinde tüketmesidir.
İsraf bazen bir bardak sudadır.
Bazen kırılan bir kalpte.
Bazen söylenmeyen bir “seni seviyorum” cümlesinde.
Bazen yıllarca taşınan bir kinde.
Bazen de kapısında beklemeye değmeyecek bir insanın önünde tüketilen koca bir ömürde…
İnsan ekmeğe acıyor da zamana acımıyor.
Suyu boşa akıtmaktan çekiniyor da kalbini boşa akıtmaktan çekinmiyor.
Bir lokmanın hesabını yapıyor fakat kime verdiğinin hesabını yapmadan sevgisini harcıyor.
Oysa sevgi de nimettir.
Hatta belki nimetlerin en mahremidir.
Çünkü ekmek bedeni doyurur; sevgi bazen insanın ruhunu hayatta tutar.
Bir insanın bir başka insanın kalbine düşmesi, sıradan bir hadise değildir. Kalbin hareketlerinin de bir kaderi vardır. Bazen hiç beklemediğin bir vakitte biri gelir; dünyaya baktığın pencere değişir.
Bir yüz, diğer yüzlerden ayrılır.
Bir ses, kalabalığın içinden seçilir.
Onun adı söylendiğinde kalbin, aklından önce cevap verir.
İşte aşk biraz da budur.

İnsanın kendisinde gizli kalmış derinliklerin başka bir insan vesilesiyle uyanması…
Fakat aşkı da israf eder insan.
Sevdiğini sahip olunacak bir eşya zannederse israf eder.
Kıymetini bilmezse israf eder.
Onu inciterek, bekleterek, gururuna kurban ederek israf eder.
Bazen bir insan ömrü boyunca gerçek bir sevgiyi yalnızca bir kere bulur. Sonra kibri konuşur, susması gereken yerde konuşur; konuşması gereken yerde susar.
Bir kapı kapanır.
Ve insan yıllar sonra anlar:
Bazı kapılar ikinci defa açılmaz.
Bazı insanlar ikinci defa gelmez.
Bazı cümlelerin vakti geçince anlamı kalmaz.
“Keşke” kelimesi, çoğu zaman zamanında verilmeyen kıymetin mezar taşıdır.
Bu yüzden seviyorsan, sevgiyi hoyrat kullanma.
Çünkü kalp kırılınca ses çıkarmaz.
Sessizce uzaklaşır.
Bir gün bakarsın ki aynı masada oturduğun insan artık sana kilometrelerce uzaktadır. Eli yanındadır fakat gönlü çoktan gitmiştir.
İşte insan en büyük israflardan birini orada yaşar:
Yanındakini yokluğa dönüştürmek.
Tasavvuf bize her şeyin faniliğini öğretir.
Fakat fanilik, “nasıl olsa geçecek” deyip kıymetsizleştirmek değildir.
Tam tersine…
Geçecek olanın kıymetini bilmektir.
Bir gülün ömrü kısa diye kokusu değersiz değildir.
Bir akşam güneşi batacak diye güzelliği eksilmez.
Bir insan bir gün ölecek diye sevgisi anlamsız olmaz.
Bilakis ölüm, sevginin ciddiyetidir.
Çünkü sınırlı olan her şey bize şöyle seslenir:
Vaktim azken kıymetimi bil.
Annen hayattaysa sesini israf etme.
Baban hayattaysa duasını israf etme.
Dostun varsa vefayı israf etme.
Sevdiğin varsa sevgini gurura kurban etme.
Sofranda ekmek varsa şükrünü unutma.
Musluğunda su akıyorsa nimeti küçümseme.
Sağlığın varsa onu hoyratça tüketme.
Ve hâlâ sabah uyanabiliyorsan, sana verilen yeni günü eski hataların çöplüğüne atma.
Çünkü ömür, gözle görülmeyen bir su gibi akmaktadır.
İnsan ellerini uzatıyor ama tutamıyor.
Dün çocuktu.
Bugün aynadaki saçlarına bakıyor.
Yarın bir fotoğrafta kalacak.
Ne garip…
İnsan dünyanın geçici olduğunu bilir ama kalıcıymış gibi yaşar.
Öleceğini bilir ama hiç ölmeyecekmiş gibi erteler.
Bir gün ararım.
Bir gün özür dilerim.
Bir gün namaza başlarım.
Bir gün kendime çeki düzen veririm.
Bir gün sevdiğime söylerim.
O bir gün var ya…
Nice insanın ömründe hiç gelmedi.
İnsan bazen ölümü mezarlıkta arar.
Oysa ölüm biraz da ertelenmiş güzelliklerin içindedir.
Söylenmemiş sözlerde…
Sarılınmamış insanlarda…
Alınmamış gönüllerde…
Yaşanmadan geçmiş yıllarda…
Ömrün israfı, yalnızca boş yaşamak değildir.
Yanlış şeyleri önemli sanarak yaşamaktır.
Daha çok kazanmak uğruna daha az insan olmak…
Daha büyük evlerde daha küçük gönüllere dönüşmek…
Herkes tarafından tanınırken kendini unutmak…

Dünyayı kazanırken içindeki insanı kaybetmek…
Bundan daha büyük israf olabilir mi?
Belki de insanın asıl fakirliği parasızlık değildir.
Sevgiye rağmen sevgisiz kalmasıdır.
Sofrada ekmek varken şükürsüz kalmasıdır.
Etrafında insanlar varken yalnızlaşmasıdır.
Vakti varken iyiliği ertelemesidir.
Kalbi varken kalpsizleşmesidir.
İlâhî aşk ile beşerî aşk bazen aynı ırmağın iki ayrı kıyısı gibi görünür.
İnsan önce bir yüzü sever.
Sonra güzelliğin sahibini aramaya başlar.
Bir gözde ışığı görür; ışığın kaynağını merak eder.
Bir kalpte merhamete rastlar; merhametin asıl membaını düşünür.
İşte beşerî aşk, insanı kendinde hapsetmez de hakikate götürürse bir kapıya dönüşür.
Sevdiğinde yalnızca teni değil ruhu görmeye başlarsın.
Ve anlarsın:
Hiçbir güzellik kendi kendisinin sahibi değildir.
Her güzellik, mutlak güzellikten düşmüş bir işarettir.
Bu yüzden sevdiğini putlaştırma.
Ama sevgiyi de küçümseme.
Sev.
Fakat emanet bilerek sev.
Yanında kalırsa şükret.
Giderse beddua etme.
Kavuşursan kıymet bil.
Kavuşamazsan kalbini kinle kirletme.
Çünkü bazı aşklar insanın elinden tutulması için değil, ruhunun uyandırılması için gelir.
Bazı insanlar sana ait olmak için değil, sende bir kapıyı açmak için uğrar.
Giderler.
Ama bıraktıkları iz, seni eski sen olmaktan çıkarır.
İşte o zaman anlarsın:
Sevgi de ekmek gibidir.
Nimet bilmezsen bayatlar.
Su gibidir.
Temiz tutmazsan bulanır.
Ömür gibidir.
Geri getiremezsin.
Öyleyse israf etme.
Ekmeği israf etme; bir lokmada nice alın teri vardır.
Suyu israf etme; bir damlasında rahmet gizlidir.
Sevgiyi israf etme; her kalp sana aynı içtenlikle açılmaz.
Dostluğu israf etme; gerçek dost ömür boyunca birkaç defa çıkar insanın karşısına.
Affetme fırsatını israf etme.
Teşekkür etme fırsatını israf etme.
Anneye sarılmayı, babanın elini öpmeyi, dostunu aramayı, sevdiğine kıymet verdiğini söylemeyi erteleme.
Ve en çok da ömrünü israf etme.
Çünkü ömür, bütün nimetlerin kabıdır.
Kap kırılırsa içindekilerin hiçbirini tutamazsın.
Bir gün dünya senden elini çekecek.
Malın kalacak.
Evin kalacak.
Masandaki boş sandalye kalacak.
Sana ait dediğin yüzler başka hayatlara karışacak.
Ve insan, ömrünün son kıyısında belki yalnızca şunu düşünecek:
Keşke daha az kızsaydım.
Keşke daha çok sevseydim.
Keşke kıymet bilseydim.
Keşke dünyayı bu kadar ciddiye alıp kalpleri bu kadar hafife almasaydım.
İşte o “keşke”ye varmadan uyanmak gerekir.
Her nimeti emanet bil.
Çünkü ekmek senin değil.
Su senin değil.
Sevdiğin insan senin mülkün değil.
Ömrün bile senin değil.
Hepsi bir süreliğine ellerine bırakılmıştır.
Ve emanetin hesabı, yalnızca onu kaybedip kaybetmediğinle değil; ona nasıl davrandığınla verilir.
Öyleyse bir ekmeği çöpe atarken de, bir kalbi kırarken de, bir sevgiyi hor görürken de düşün:
Belki bir gün aradığında bulamayacaksın.
İsraf etme.
Ne ekmeği…
Ne suyu…
Ne sevgiyi…
Ne de Allah’ın sana bir defalığına verdiği şu güzelim ömrü.

Reklam
YENİ PARTİ BAYRAMPAŞA: GÜÇ BİRLİĞİ VE İKTİDAR SAVAŞI

YENİ PARTİ BAYRAMPAŞA: GÜÇ BİRLİĞİ VE İKTİDAR SAVAŞI

SEÇİM TARTIŞMALARININ GÖLGESİNDE TÜRKİYE: "BU SEÇİM NASIL OLACAK?"

İSRAF ETME: ÇÜNKÜ HER ŞEY EMANETTİR

TEK ADAM REJİMİ VE TARİHSEL REÇETELER

25 MİLYAR TL’LİK DEV YATIRIM: İETT FİLOSUNA 650 YENİ ARAÇ TÖRENLE HİZMETE GİRDİ”

EYÜPSULTAN’DA HATAY RÜZGÂRI ESİYOR

KÜRESEL TİCARETİN ROTASI İSTANBUL’DA ÇİZİLİYOR

YENİ PARTİ BAYRAMPAŞA’DA ADAYLAR “BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜ” DEDİ

HİÇBİRŞEY OLMASA DA BİRŞEYLER OLACAK

BAŞKAN ÖZMEN’DEN CAN DOSTLARIMIZA YENİ YAŞAM ALANI

HEMŞİRE BAŞINA DÜŞEN HASTA SAYISI MECLİS GÜNDEMİNE TAŞINDI

MOZAİK, OKÇULUK VE ABA DOKUMA ATÖLYELERİ KAHRAMANMARAŞ KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE YER ALDI

EYÜPSULTAN’DA HATAY RÜZGÂRI ESİYOR

AYVALIK’TA GAZİLER GÜNÜ TÖRENLE ANILDI

KİMYA SANAYİSİNDE YEŞİL DÖNÜŞÜM ADIMLARI KAYNAK VERİMLİLİĞİ İLE DEVAM EDİYOR

YENİDEN REFAH PARTİSİ BAYRAMPAŞA İLÇE BAŞKANLIĞI, ŞEHİT VE GAZİLER DERNEĞİNE ZİYARET

BELEDİYE HEM TALEP EDİYOR, HEM ALGI YAPIYOR

BAYRAMPAŞA'DA YEPYENİ BİR SOLUK: MAVİ HOME KAPILARINI AÇTI!

BAYMÜDER TANITTI: MÜKREMİN TEKİN, İTO SEÇİMLERİNDE YENİDEN ADAY

BAYRAMPAŞA’DA GAZİLER GÜNÜ COŞKUYLA ANILDI

Reklam

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.AMED SPORTİF FAALİYETLER 6 4 1 1 8 13
2.GALATASARAY A.Ş. 6 4 1 1 3 13
3.BEŞİKTAŞ A.Ş. 6 4 2 0 7 12
4.KOCAELİSPOR 6 4 2 0 3 12
5.CORENDON ALANYASPOR 6 3 1 2 2 11
6.FENERBAHÇE A.Ş. 6 3 2 1 10 10
7.TRABZONSPOR A.Ş. 6 3 2 1 8 10
8.KASIMPAŞA A.Ş. 6 2 0 4 2 10
9.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 6 3 2 1 1 10
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 6 2 2 2 0 8
11.ARCA ÇORUM FK 6 2 3 1 1 7
12.İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 6 2 3 1 -1 7
13.GENÇLERBİRLİĞİ 6 2 3 1 -8 7
14.ERZURUMSPOR FK 6 2 3 1 -8 7
15.TÜMOSAN KONYASPOR 6 1 4 1 -4 4
16.SAMSUNSPOR A.Ş. 6 1 4 1 -6 4
17.GÖZTEPE A.Ş. 6 0 3 3 -4 3
18.EYÜPSPOR 6 1 5 0 -14 3