Reklam
Reklam
Reklam

Dr. Recep ÖZTÜRK

Dr. Recep ÖZTÜRK


İBN RÜŞD’ÜN NEDENSELLİK ANLAYIŞI VE SAVUNUSU

İbn Rüşd, Aristotelesçi nedensellik ilkesini Peripatetik


İbn Rüşd, Aristotelesçi nedensellik ilkesini Peripatetik (Meşşâî) geleneğin zirvesine taşıyarak hararetle savunmuştur. İbn Rüşd’ün nedensellik teorisindeki özgün konumu, özellikle İmam Gazâlî’nin Tehâfütü'l-Felâsife (Filozofların Tutarsızlığı) eserinde ortaya koyduğu nedensellik eleştirisine karşı kaleme aldığı Tehâfütü't-Tehâfüt (Tutarsızlığın Tutarsızlığı) eserinde belirginleşir.

İbn Rüşd’ün Nedensellik Anlayışının Temel Sütunları

  • Varlık-Öz ve Neden Bağlantısı: İbn Rüşd’e göre nesnelerin kendilerine has özleri (mâhiyet) ve tabiatları vardır. Bir nesnenin özü, onun sahip olduğu nitelikleri ve göstereceği davranışları belirler. Örneğin; ateşin özünde yakıcılık, pamuğun özünde yanıcılık vardır. Eğer fiiller ile nesnelerin tabiatları arasındaki nedensel bağ inkâr edilirse, varlıkların özgül kimlikleri yok olur.
  • Aklın ve Bilginin İmkânı: İbn Rüşd, nedenselliği reddetmenin doğrudan bilginin ve aklın imkânını ortadan kaldıracağını savunur. Ona göre "Nedenleri bilmek, nesnelerin gerçek bilgisini elde etmektir." Eğer olaylar arasında zorunlu bir nedensellik bağı yoksa ve her şey rastlantısal veya sürekli yenilenen bir mucize sonucu gerçekleşiyorsa, evrende düzenli bir yapıdan ve dolayısıyla nesnel bir bilimsel bilgiden söz edilemez.
  • Gazâlî ile Polemik (Mucize ve Doğa Kanunları): Gazâlî, ateş ile pamuğun teması anındaki yanma fiilini ateşin değil, doğrudan Tanrı’nın yarattığını ve bu ikisi arasındaki bağın mantıksal bir zorunluluk taşımadığını iddia etmiştir. İbn Rüşd ise buna şiddetle karşı çıkar:
    • Tanrı düzeni ihlal eden değil, düzeni ve nesnelere tabiatlarını veren nihai nedendir.
    • Neden-sonuç ilişkisini inkâr etmek, evrendeki ilahi hikmeti ve düzeni yok saymaktır.

Her iki düşünür için de nedensellik, evrenin anlaşılabilir olmasını sağlayan temel akıl ilkesidir. Aristoteles bu yapının mimarisini kurmuş, İbn Rüşd ise Orta Çağ'ın teolojik eleştirileri karşısında bu yapıyı rasyonel ve felsefi bir zorunluluk olarak savunmuştur.

İki Dünyanın Benzer Şüphesi: Gazzâlî ve David Hume’da Nedensellik, Zihin ve Metafizik

Tarihsel ve kültürel bağlamları tamamen farklı iki ayrı çağa ait olmalarına rağmen, 11. yüzyıl İslam düşünürü Gazzâlî (el-Munkızu mine’d-Dalâl ve Tehâfütü’l-Felâsife yazarı) ile 18. yüzyıl Aydınlanma filozofu David Hume (A Treatise of Human Nature ve An Enquiry Concerning Human Understanding yazarı), nedensellik eleştirisi söz konusu olduğunda şaşırtıcı bir paralellikte buluşurlar. Her iki düşünür de doğadaki nesneler arasında zorunlu bir "neden-sonuç" bağı bulunmadığını, gördüğümüz düzenin nesnelerin kendi içsel gücünden değil, zihinsel bir alışkanlıktan veya tekrardan kaynaklandığını savunmuştur.

Ancak bu iki isim nedensellik noktasındaki bu ortak gözlemden yola çıkmalarına rağmen, ulaştıkları metafiziksel hedefler, zihin felsefeleri ve bilgi kuramları (epistemoloji) açısından belirgin biçimde ayrılırlar.

1. Nedensellik Eleştirisi ve "Zihinsel Alışkanlık" (Görünürdeki Paralellik)

Gazzâlî ve Hume, nedenselliği eleştirirken neredeyse aynı düşünsel deneyleri ve argümanları kullanırlar:

  • Zorunlu Bağın İnkarı: Gazzâlî, Tehâfütü’l-Felâsife’de meşhur "pamuk ve ateş" örneğini verir: Ateş pamuğa temas ettiğinde pamuk yanar; fakat yanma eylemini gerçekleştiren şey ateşin kendi doğasındaki gizli bir güç değildir. Biz sadece ateşin teması ile yanmanın ardışık gerçekleştiğini (mukarenet) gözlemleriz. Hume ise "bilardo topları" örneğiyle benzer şekilde A topunun B topuna çarpmasıyla B’nin hareket ettiğini, ancak iki top arasında gözle görülen zorunlu bir "güç" veya "bağ" bulunmadığını ifade eder.
  • Alışkanlık Kavramı: Her iki düşünür de nedenselliği bir nesnel zorunluluk değil, zihinsel bir süreç olarak tanımlar. Gazzâlî’ye göre olayların peş peşe gelmesi zihnimizde bir "örf/âdet" (alışkanlık) oluşturur. Hume ise bunu doğrudan insan doğasının "alışkanlık ve eğilimi" (custom/habit) olarak adlandırır.

2. Zihin Felsefeleri ve Bilgi Kuramları (Epistemolojik Ayrışma)

İki düşünürün nedenselliği temellendirme biçimleri ile zihne yükledikleri roller oldukça farklıdır:

David Hume: Katı Ampirizm ve "Buket" Zihin Modeli

Hume'un zihin felsefesi deneyimci (ampirist) bir temele oturur. Zihindeki her bilgi, duyusal izlenimlerin (impressions) ve bunların kopyaları olan idelerin (ideas) bir bileşenidir. Hume için zihin; akıp giden algılardan, duygulardan ve düşüncelerden oluşan bir "algılar demeti" (bundle of perceptions) veya bir sahnedir. Zihnin ötesinde aşkın veya ruhani bir "öz/cevher" yoktur. Zihin, sadece geçmiş izlenimlerin tekrarlanmasıyla olasılıklar üzerinden çağrışımlar (benzerlik, yakınlık, nedensellik) kuran duyusal bir mekanizmadır.

Gazzâlî: Kalp/Ruh Merkezli Epistemoloji ve Sezgi

Gazzâlî’nin zihin anlayışı ampirik sınırlarla kısıtlı değildir. Zihin veya akıl (akl), fiziksel dünya ile sınırlı kalındığında yetersizdir. Gazzâlî'de zihin/kalp (kalb/ruhu'l-insânî), aşkın aleme (Melekût) açık olan, ilahi hakikatleri kavrama kapasitesine sahip ruhani bir cevherdir. Gazzâlî ampirik ve akli bilginin sınırlarını kabul etmekle birlikte, hakikatin nihai seviyesine ancak akıl ve duyuların ötesindeki "nebevi nur" / "keşf" / "sezgi" ile ulaşılabileceğini savunur.

Metafizik Anlayışları ve Nihai Hedefler (Yol Ayrımı)

Gazzâlî ile Hume arasındaki en köklü kopuş, nedensellik eleştirisinin neye hizmet ettiği noktasında ortaya çıkar.

Gazzâlî: İlahiyatı ve Mucizeyi Kurtarmak

Gazzâlî, Aristotelesçi/Meşşâî filozofların (İbn Sînâ ve Fârâbî) "doğal zorunluluk" ve "ezeli nedensellik" anlayışına karşı çıkar. Çünkü doğada nesnelerin kendi zorunlu güçleri olduğuna inanmak, Tanrı'nın özgür iradesini ve mucizeleri (örneğin Hz. İbrahim'in ateşte yanmaması) imkânsız kılar. Gazzâlî nedenselliği zihinsel bir alışkanlığa indirgeyerek fail-i muhtar (özgür irade sahibi) olan Tanrı’yı merkeze yerleştirir. Ateşi yakan ateşin kendi doğası değil, o anda yanmayı yaratan Tanrı’dır (Meşiet-i İlâhiyye). Gazzâlî’nin şüpheciliği, Tanrı'nın mutlak kudretine ve metafiziğe alan açan teolojik bir araçtır.

David Hume: Doğalcı Şüphecilik ve Metafiziğin Reddi

Hume ise nedensellik eleştirisini tam tersi bir amaçla, yani metafiziği ve teolojik argümanları (Kozmolojik Delil gibi) çürütmek için kullanır. Eğer nedensellik doğadaki nesnel bir zorunluluk değil de insan zihninin bir alışkanlığıysa, bu zihinsel alışkanlığı alıp evrenin öncesine uygulayarak bir "İlk Neden" (Tanrı) çıkarımı yapmak mantıksal açıdan geçersizdir. Hume’un nedensellik eleştirisi, insanı doğaüstü kabullerden arındırıp gözlemlenebilir alana çeken seküler ve ampirist bir araçtır.

Sonuç

Gazzâlî ve David Hume, doğadaki nesneler arasında görünmez ve zorunlu bir "bağ" bulunmadığını, nedenselliğin esasen zihnin bir beklentisi ve alışkanlığı olduğunu tespit ederek felsefe tarihinde kesişen iki dev isimdir.

Ancak bu kesişim sadece bir yöntem benzerliğidir. Gazzâlî, nedenselliği yıkıp yerine Tanrı'nın sonsuz iradesini ve yaratımını (Sünnetullah) ikame ederek ilahiyatı meşrulaştırırken; David Hume, nedenselliğin zihinsel sınırlarını göstererek aklı ve metafiziği sınırlandırmış, bilimi ve bilgiyi insan zihninin mütevazı ampirik deneyimlerine hapsetmiştir. Gazzâlî için nedensellik eleştirisi ilahi aleme açılan bir kapı iken, Hume için nedensellik eleştirisi insan zihninin kendi sınırlarına çekilmesidir.

Reklam
NEDENSELLİK NEDİR? ARİSTOTELES'TEN GAZALİ VE DAVİD HUME'UN KUŞKUCULUĞUNA

NEDENSELLİK NEDİR? ARİSTOTELES'TEN GAZALİ VE DAVİD HUME'UN KUŞKUCULUĞUNA

KOCATEPE CAMİ KÜLLİYESİ TEMELİ ATILDI

KAYMAKAM ÇİFTÇİ’DEN TECRÜBELİ GENÇLERE ZİYARET

CHP HEYETİNDEN KAYMAKAM ÇİFTÇİ’YE ZİYARET

MİLLİ EĞİTİMDE YENİ MÜDÜRE HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ

CHP BAYRAMPAŞA'DAN TÜRKİYE BOSNA SANCAK DERNEĞİ'NE ZİYARET

BAŞKAN DURSUN’A SPORA DESTEK ÖDÜLÜ! SULTANGAZİ BELEDİYESİ ÖDÜL ALAN TEK BELEDİYE OLDU

ESENLER’DE SEZONUN YENİ ADI: SEZAİ KARAKOÇ

DEĞERLER EROZYONU VE TOPLUMSAL ÇÜRÜMÜŞLÜK VE BAYRAMPAŞA

SPİNOZA, İBN MAYMÛN VE ARİSTOTELES

ADALETİN TERAZİSİ ve AHLÂKIN SESSİZLİĞİ

ATAŞEHİR’DE CHP’Lİ 6 MECLİS ÜYESİ AK PARTİ’YE KATILDI

KARŞIYAKALI SPORCU "AHMET CAN" DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜ OLDU

EYÜPSULTAN’DA YALNIZ YAŞAYAN BÜYÜKLERİMİZİN EVLERİ TEMİZLENİYOR

KİMYA SEKTÖRÜNÜN KÜRESEL TİCARETİNE 25 YILDIR YÖN VERİYOR

BEYLİKDÜZÜ’NE DOĞAYLA İÇ İÇE YENİ BULUŞMA NOKTASI

İYİLİKLE PİŞEN HAYATLAR’IN 10’UNCU DURAĞI NEVŞEHİR OLDU

YAĞMUR SİBEL CAN’I DURDURAMADI! HARBİYE’DE YAĞMUR ALTINDA MÜZİK ŞÖLENİ

TARİHİ TAŞKÖPRÜ IŞIL IŞIL OLDU

KAMU, BELEDİYELER VE TEKNOLOJİ DÜNYASI SMARTKENT 2027’DE BULUŞACAK

Reklam

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.AMED SPORTİF FAALİYETLER 6 4 1 1 8 13
2.GALATASARAY A.Ş. 6 4 1 1 3 13
3.BEŞİKTAŞ A.Ş. 6 4 2 0 7 12
4.KOCAELİSPOR 6 4 2 0 3 12
5.CORENDON ALANYASPOR 6 3 1 2 2 11
6.FENERBAHÇE A.Ş. 6 3 2 1 10 10
7.TRABZONSPOR A.Ş. 6 3 2 1 8 10
8.KASIMPAŞA A.Ş. 6 2 0 4 2 10
9.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 6 3 2 1 1 10
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 6 2 2 2 0 8
11.ARCA ÇORUM FK 6 2 3 1 1 7
12.İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 6 2 3 1 -1 7
13.GENÇLERBİRLİĞİ 6 2 3 1 -8 7
14.ERZURUMSPOR FK 6 2 3 1 -8 7
15.TÜMOSAN KONYASPOR 6 1 4 1 -4 4
16.SAMSUNSPOR A.Ş. 6 1 4 1 -6 4
17.GÖZTEPE A.Ş. 6 0 3 3 -4 3
18.EYÜPSPOR 6 1 5 0 -14 3