Reklam
Reklam
Reklam

DR. KADİR ÇETİN

DR. KADİR ÇETİN


HALEP’TE OLANLAR VE SURİYE’NİN GELECEĞİ

Kadir Çetin Yazısı


Halep’te yaşananlar bir “çatışma” değil, Suriye’nin harita üzerinden silinme sürecinin yeni perdesidir. Görmeyen ya da görmek istemeyenler için gerçek acımasızdır: Suriye fiilen bölünmüştür.

Aralık 2024 ve Ağustos 2025’te kaleme aldığım yazılarda Suriye masasına oturacak aktörlerin cevaplandırması gereken temel sorulara dikkat çekmiştim. Aradan geçen sürede o soruların neredeyse hiçbirinin cevabı, Suriye’nin ve bölgenin lehine gelişmedi. 

En kritik soru ise hâlâ ortada duruyor: Suriye; din, mezhep ve etnik fay hatlarını aşarak “Suriye vatandaşlığı” temelinde bir uluslaşma sürecine girebilecek mi?

Halep Olayı Askerî Değil, Siyasi Bir Karardır

Halep’te Şam ordusu ile SDG/YPG-PKK unsurlarının karşı karşıya gelmesi ve ardından ABD’nin sahaya inerek SDG militanlarını otobüslerle Fırat’ın doğusuna tahliye etmesi, sıradan bir askeri manevra değildir. Bu, açık bir jeopolitik ilandır.

Bu gelişme, Suriye’nin “kontrollü parçalanma” sürecinin yeni ve kritik bir eşiğidir. Fırat’ın doğusu artık IŞİD bahanesiyle yalnızca askeri bir kontrol alanı değil; siyasi, ekonomik ve demografik olarak Suriye’den koparılmaya hazırlanan bir bölgedir. 

ABD, bir kez daha şunu söylemiştir: “Fırat’ın doğusu artık Şam’ın değildir.”

Suriye’de Uygulanan Plan: Kontrollü Parçalamadır

Bugün hâlâ “Suriye’nin toprak bütünlüğü” söylemine sığınanlar ya sahayı okumaktan acizdir ya da kamuoyunu bilinçli şekilde oyalamaktadır. Çünkü gerçek şudur: Suriye resmen değil ama fiilen en az dört parçaya bölünmüştür.

  • Fırat’ın doğusu: ABD korumasında SDG/YPG-PKK bölgesi,
  • Güney hattı: İsrail’in nüfuz alanına dönüşmüş Dürzi bölgesi,
  • Sahil şeridi: Nusayri/Alevi eksenli yapı,
  • Kuzeybatı: Birbirine gevşek bağlarla tutunan silahlı gruplar.

Bu tablo tesadüf değildir. Bu, 1982 tarihli Yinon Planının ve onun güncellenmiş hali olan Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) sahadaki karşılığıdır. Amaç; güçlü Suriye değil, kontrol edilebilir bir Suriye’dir.

Bölgede güçlü ulus devletler değil; zayıf, parçalı, birbirine düşman devletçikler istenmektedir. İsrail’in güvenliği ve ABD’nin önemsediği enerji kaynaklarının ve nakil hatlarının güvenliği tam da bu haritanın üzerine inşa edilmektedir.

Türkiye Neyi Desteklediğini Gerçekten Biliyor mu?

Halep sürecinde Türkiye’nin Şam yönetimine verdiği destek, içeride DEM çevreleri, dışarıda Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi tarafından eleştirilmiştir. Bu tablo sürpriz değildir. Çünkü Türkiye Suriye konusunda yıllardır tutarsız, tepkisel ve günübirlik bir politika izlemektedir.

“Kardeşim Esat”lı yıllarda Türkiye-Suriye ortak bakanlar kurulu toplantısı yaparken bir anda ABD ile birlik olup “Esad gitsin” moduna girildi... ABD’nin niyeti anlaşılınca, Esad’la masaya dönülmek istendi… Ama çok geçti artık… Ardından Esat gitti ve Suriye bitti… Atalarımız boşuna söylememiş: “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.”

Feraset Olmadan Devlet Yönetilmez

Devlet yönetimi, hele de dış politika, hafıza ister, tarih bilgisi ister, ehliyet, liyakat ve feraset ister. Ancak Türkiye’yi yönetenlerin;

  • BOP bağlamında; Irak’ın, Libya’nın, Yemen’in ve Sudan’ın parçalanmasından,
  • İngiliz destekli Mekke Emiri Şerif Hüseyin isyanının ardından Osmanlı’nın Arap coğrafyasından çekilirken yaşadığı büyük kırılmadan,
  • Balkanlardan çekilirken yaşanan felaketlerden

ders çıkardığına dair sahada hiçbir emare yoktur.

Eğer bu tarihsel hafıza canlı olsaydı; Suriye sahasında Esat’ı devirmek amacıyla Esat muhalifi militanları “eğit/donat” formunda ABD ile bu kadar iç içe olunmazdı.

SDG/YPG/PKK’nin kuzey Suriye’de devletçik kurmasına zemin hazırlanmaz, “BOP Eş Başkanlığı” bir siyasi övünç vesilesi haline getirilmezdi.

Bedeli Kim Ödedi, Kim Kazandı?

Bugün ortaya çıkan tablo nettir:

  • Yaklaşık 800 bin Suriyeli hayatını kaybetti,
  • Milyonlarca Suriyeli yerinden yurdundan edildi,
  • Türkiye onlarca şehit verdi ve 4–5 milyon sığınmacının yükünü tek başına omuzladı.

Peki kazanan kim oldu? ABD ve İsrail…

İsrail, Golan Tepeleri’ndeki işgalini genişletti, Suriye’nin askeri kapasitesini sıfırladı ve güneyden kuzeye kadar uzanan bir güvenlik kuşağı oluşturdu. ABD ise enerji sahalarını ve vekil gücünü (İsrail) garanti altına aldı.

Kaybedenler ise Suriye, Türkiye ve bölge halkları oldu.

Halep’ten Sonra Sırada Ne Var?

Halep’te yaşananlar, Suriye’nin Fırat’ın doğusunu tamamen kaybetme sürecinin başlangıcıdır. Dürzi bölgesi fiilen İsrail’in kontrolündedir. Yarın başka bir etnik ya da mezhepsel yapı için benzer “özerklik” senaryoları devreye sokulursa kimse şaşırmamalıdır.

Asıl tehlike şudur:

Bu parçalanma tamamlandığında sıra bölgesel domino etkisine gelecektir. İran, Irak’ın bölünmesinin ardından Türkiye’nin güney sınırı, istikrarsız ve düşmanca yapıların kuşağına dönüşecektir.

Sonuç ve Değerlendirme

Halep’te yaşananlar bir haber değil, bir ikazdır.

Suriye’nin geleceği, Türkiye’nin güvenliğinden bağımsız değildir. Suriye’de yapılan her stratejik hata, Türkiye’ye ağır bir fatura olarak dönmüştür ve dönmektedir.

Bugün hâlâ yapılabilecek doğrular vardır:

Sloganları bir kenara bırakıp ABD merkezli projelerden uzak durup,  Türkiye olarak bölgede adil bir hakem rolünü üstlenmektir. 

Bu pozisyonda Suriye’yi, toprak bütünlüğü korunmuş, hukuk devletini ve tüm kimlikleri kapsayan bir akılla etnik ve dini kimlikleri aşan Suriye vatandaşlığında buluşturmaktır.

Aksi halde Halep, yalnızca Suriye’nin değil, Türkiye’nin de kaybolan pusulasının simgesi olarak tarihe geçecektir.

Naci Yılmaz
17.01.2026 11:01:26
İsabetli bir Yorum BOP Projesi kapsamında Tehlike Genişliyor Teşekkürler Kadir Bey Kalemine Sağlık SELAMLAR.

Reklam
ARİSTOTELESÇİ ZORUNLULUK ANLAYIŞININ İSLÂM VE BATI SKOLASTİĞİNDEKİ KIRILMASI

ARİSTOTELESÇİ ZORUNLULUK ANLAYIŞININ İSLÂM VE BATI SKOLASTİĞİNDEKİ KIRILMASI

EYÜPSULTAN’DA SAĞANAK YAĞIŞA KARŞI EKİPLER 7/24 SAHADAYDI

TÜRKİYE SİNEMA FESTİVALİ İKİ GÜNDE 777 BİN SEYİRCİYLE REKOR KIRDI

BAŞKAN ÖZMEN, TOPRAK KAYMASININ MEYDANA GELDİĞİ BÖLGEDE

KAZANAN VE KAYBEDENİYLE YENİ PARTİ’NİN SİYASETE ÖRNEK İLÇE KURULTAYLARI

BAYRAMPAŞA’DA ENDİŞELENDİREN OLAY: VELİLERİN DUYARLILIĞI FACİAYI ÖNLEDİ

TOPLUMSAL ÇÜRÜME VE GERÇEĞİN ARAYIŞI

YENİ PARTİ’DE İSTANBUL ÖN SEÇİM YAPILDI: 38 İLÇE BAŞKANI BELLİ OLDU

AK PARTİ İSTANBUL TAM KAPASİTE SAHADA: 1494 PROGRAM

ANKARA DÖNERİ, ANKARA SİMİDİ, ANKARA TAVA VE DAHA FAZLASI TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ LEZZET NOKTALARINDA

ÜMRANİYE-ATAŞEHİR-GÖZTEPE METRO HATTI 2026 SONUNDA AÇILIYOR!

UFUKTA SEÇİM GÖRÜNÜYOR: AK PARTİ, "TÜRKİYE YÜZYILI" PROGRAMIYLA SAHADA

YENİ PARTİ BAYRAMPAŞA ALİCAN ÇAM’LA DEVAM

HASAN MUTLU'DAN KONGRE MESAJI

TARİHSEL GERÇEKLER VE CUMHURİYETİN AYDINLIĞI

MUAMMER KARACA TİYATROSU, GÖRKEMLİ BİR TÖRENLE PERDELERİNİ AÇTI

İBB’DEN KENTTEKİ AMATÖR SPOR KULÜPLERİNE MALZEME DESTEĞİ

SİYASETİ KARIŞTIRAN BÜYÜK VURGUN İDDİASI: 163.4 MİLYON YATIR, 2.17 MİLYAR ÇEK

AYVALIK BELEDİYE BAŞKANI MESUT ERGİN’E YENİ PARTİ HEYETİNDEN ZİYARET

GENÇ RUBAFED HEDEF BÜYÜTTÜ

Reklam

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.AMED SPORTİF FAALİYETLER 6 4 1 1 8 13
2.GALATASARAY A.Ş. 6 4 1 1 3 13
3.BEŞİKTAŞ A.Ş. 6 4 2 0 7 12
4.KOCAELİSPOR 6 4 2 0 3 12
5.CORENDON ALANYASPOR 6 3 1 2 2 11
6.FENERBAHÇE A.Ş. 6 3 2 1 10 10
7.TRABZONSPOR A.Ş. 6 3 2 1 8 10
8.KASIMPAŞA A.Ş. 6 2 0 4 2 10
9.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 6 3 2 1 1 10
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 6 2 2 2 0 8
11.ARCA ÇORUM FK 6 2 3 1 1 7
12.İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 6 2 3 1 -1 7
13.GENÇLERBİRLİĞİ 6 2 3 1 -8 7
14.ERZURUMSPOR FK 6 2 3 1 -8 7
15.TÜMOSAN KONYASPOR 6 1 4 1 -4 4
16.SAMSUNSPOR A.Ş. 6 1 4 1 -6 4
17.GÖZTEPE A.Ş. 6 0 3 3 -4 3
18.EYÜPSPOR 6 1 5 0 -14 3