DR. KADİR ÇETİN


GENÇLİĞİN ANLAM ARAYIŞI VE YÖN KAYBI: BİR MEDENİYET SORUNU

Kadir Çetin Yazısı


Geçtiğimiz hafta Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meslek liselerinde meydana gelen silahlı saldırıları yine bu köşede sıcağı sıcağına değerlendirmiştim. 40 yılını eğitime vermiş emekli bir bürokrat olarak ben hala olayın tesiri altındayım. 

Okullarda Yaşananlar Ne Anlatıyor?

Toplumun vicdanını derinden yaralayan bu silahlı saldırılar, yalnızca güvenlik meselesi olarak ele alınamayacak kadar derin bir sorunu gözler önüne seriyor.

Bazı dostlarımın paylaşımlarında belirttiği gibi, ben de konunun gençliğin “Anlam arayışı” ve “Yön kaybı” olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim. Ve failin bizzat o okulun öğrencisi olması, “Eğitimde nereye gidiyoruz?” sorusunu daha yüksek sesle sormamız gerekiyor.

Gençliğin Cevapsız Soruları

İnsanlık tarihi teknolojik gelişmenin tarihi olduğu gibi, insanın kendini, varlığı ve hakikati anlama çabasının da tarihidir. Bu manada insanı ekonomik bir hayvan olarak eksik tanımlayan kapitalist ve sosyalist sistemler olduğu gibi, onu biyolojik dünyasının yanında ruh dünyası da olan bir varlık olarak doğru tanımlayan sistemler de vardır. İşte insanlık tarihinin bu yönüyle okunması, onun anlam arayışının veya hakikat arayış serüvenini ortaya koymaktadır. 

İnsanın hakikati anlama çabası özellikle gençlik döneminde yoğunlaşır. Çünkü genç, hayatın eşiğindedir ve ruh dünyasının şu sorularıyla yüzleşir: 

  1. “Ben kimim?”, 

  2. “Nereden geldim?”, 

  3. “Nereye gidiyorum?”, 

  4. “Hakikat nedir?”, 

  5. “İyi ve güzel olan nedir?”,

  6.  “Sorumluluklarım nedir?”

Bu sorular cevapsız kaldığında veya yanlış cevaplandırıldığında ortaya çıkan şey yalnızca bireysel bir bunalım değil; toplumsal bir krizdir. Nasıl ki biyolojik varlığın sağlıklı devamı için sağlıklı gıdaya ihtiyaç duyuluyorsa, insanın ruh dünyasının sağlığı için de ihtiyaç duyulan hakikat arayışının doğru kaynaklardan beslenmesi gerekir. Bugün yaşadığımız olayları bu sorulara verilen cevaplardan bağımsız düşünmek, sorunun kökünü görmemek anlamına gelir.

Anlam Arayışında Kurumların Rolü

Gençliğin yönünü kaybetmesinde sorumluluk bir birini destekleyen, tamamlayan bir şekilde aile, okul, toplum ve devlet kurumuna düşmektedir. Aile, çocuğa yalnızca maddi imkân sunan değil; ruh dünyasını besleyen değerleri kazandıran, anlam inşa eden bir kurum olmak zorundadır. 

Okul ise bilgiyi aktaran bir mekanizma olmanın ötesine geçmelidir. Bu bağlamda okul diğer kurumlarla senkronize bir şekilde gencin ruh dünyasının ihtiyacına da cevap olacak doğru beslenmesinde yol-yöntem ortaya koymalı, kimlik kazandırmalıdır. Burada öğretmen, öğrencinin kimlik ve değer inşasında ihmal edilmeyecek çok önemli bir rehberdir. 

Toplum, gençlere rol model olabilecek bir ahlaki zemin üretmelidir. Devlet ise genel anlamda toplumun güvenlik (can, mal, akıl, din, namus güvenliği) ve adalet ihtiyaçlarını karşılar. 

Bugün üzülerek belirtmeliyim ki: bu dört kurum da ciddi sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Aile bağları zayıflamakta, eğitim sistemi nitelik tartışmalarıyla gündeme gelmekte, toplumsal değerler giderek aşınmakta ve devlet ise uygulamalarında adalet ve güveni sağlayamamaktadır. 

Bu zemin üzerinde yetişen bir gencin, hayatı anlamlandırmakta zorlanması şaşırtıcı değildir.

Modern Dünyanın Açmazı ve Hakikat Kaybı

Modern dünyada akıl ve bilimin merkeze alınması, dış dünyayı anlamada büyük başarılar sağlamıştır. Ancak aynı yaklaşımın insanın iç (ruh) dünyasını ihmal etmesi, derin bir boşluk doğurmuştur. İnsan, varlığa hükmetmeyi öğrenmiş; fakat varlığın anlamını kavramakta zorlanmıştır. Sahip olma arzusu, şahit olma bilincinin önüne geçmiştir.

Oysa insanın fıtratına uygun olan yol, aklı kullanırken anlamı da kaybetmemektir. Doğadaki en basit görünen varlıklar bile bu anlamın ipuçlarını taşır. Kısa ömründe en saf gıdalardan birini üreten arı ya da kendi bünyesinde bir “fabrika” gibi çalışarak süt üreten hayvan, insana sadece biyolojik değil, aynı zamanda ontolojik bir mesaj verir. Bu mesaj, varlık, anlamdan bağımsız değildir.

Genç, bu anlamı doğru bir şekilde okuyabildiğinde yönünü bulabilir. Tıpkı geçmişte hakikati sorgulayarak arayan ve sonunda varlığın kaynağına ulaşan Hz. İbrahim örneğinde olduğu gibi… 

Ancak bu sorgulama sağlıklı yapılmadığında, insan kendini merkeze koyar. Yani ruh dünyasının yanlış beslenmesi veya bugün olduğu gibi Dijital Algoritmik tekniklerin yönlendirmesi ile beslenmesi sonucu toplumda sorunların yaşanmasına sebep olmaktadır. Bu noktada adaletin yerini güç, erdemin yerini çıkar, hikmetin yerini ise kuru bilgi alır.

Bugün okullarımızdaki şiddet olaylarını yalnızca bireysel psikolojiyle açıklamak eksik kalır. Bu olaylar, aynı zamanda bir “hakikat kaybı”nın toplumsal yansımasıdır. Hakikatle bağını koparan bir toplumda ahlak zayıflar, adalet aşınır ve insan ilişkileri çıkar temelli hale gelir.

Neyi Kaybettik?

Bu toprakların gençleri bir asır önce:

 “Sivas Lisesi öğrencileri, öğretmenlerine hitaben kara tahtaya “ Hocam biz Çanakkale’ye gidiyoruz. Hakkınızı helal edin” diye yazmışlardı. Geri dönmediler!.... Sivas Lisesi 1915’te hiç mezun vermedi!”...

Toprağına, tarihine bağlı bir kimlik kazanmış olan gençler, idealleri uğruna işte bu örnekte olduğu gibi canlarını feda edecek bir bilinçle yetişiyordu. Okul sıralarından cepheye koşan, öğretmenine helallik isteyerek yola çıkan bir gençlik vardı. Bugün ise aynı yaş grubunda, öfkesini kontrol edemeyen, anlam boşluğunda savrulan ve şiddete yönelen gençlerimizle karşı karşıyayız. 

Bu olağan ve tesadüfi bir savrulma değildir.

Sorulması gereken soru şudur: Biz gençlerimize neyi kaybettirdik?

Sonuç ve Değerlendirme 

Mesele sadece eğitim sisteminin değil; bir medeniyet tasavvurunun meselesidir. Hakikati merkeze almayan bir anlayış, insanı yalnızca teknik olarak geliştirir; fakat ruhen yoksullaştırır. Oysa sağlıklı bir toplum için üç temel sütun gereklidir: hakikat, ahlak ve estetik.

Hakikat: İnsanın hakikat arayışı, Allah arayışıyla özdeştir. Yani varlıkla kurulan bağ ve varoluşun özü… 

Ahlak: Bu bağın davranışlara yansıması ve toplumsal hayatın temeli…

Sanat: Bu anlamın duygudaki ifadesidir.

Bu üç unsurdan biri eksildiğinde denge bozulur. Bugün yaşadığımız kriz tam da bu dengenin kaybolmasının sonucudur.

Çözüm, yalnızca güvenlik önlemlerini artırmakta değil; gençliğin anlam dünyasını yeniden inşa etmekte yatıyor. Ailede başlayan, okulda şekillenen, toplumda pekişen ve devletin uygulamaları ile güven veren bir değerler bütününe ihtiyaç var. Gençlere sadece “nasıl yaşayacakları” değil, “neden/niçin yaşayacakları” da anlatılmalıdır.

Çünkü anlamını kaybeden bir hayat, yönünü, istikametini de kaybeder.

Ve yönünü kaybeden bir gençlik, yalnızca kendi geleceğini değil, toplumun yarınını, medeniyetini de tehdit eder.

Ahmet Özdemir
25.04.2026 10:24:20
Aile birliği,ahlaki değerler,arkadaşlık,merhamet gibi kavramlar bugün gençlikte kaybolan değerler olarak görülmektedir …Tebrikleri ve teşekkürler..

Abdurrahman Kaçmaz
25.04.2026 10:46:06
Sayın Dr. Kadir Baskanim, Kaleme aldığınız “Gençliğin Anlam Arayışı ve Yön Kaybı: Bir Medeniyet Sorunu” başlıklı yazınızı büyük bir dikkatle ve derin bir iç muhasebe ile okudum. Bir eğitim yöneticisi olarak ifade etmeliyim ki, yazınız sadece bir değerlendirme değil; aynı zamanda hepimize yön veren güçlü bir vicdan çağrısı niteliğindedir. Okullarda yaşanan şiddet olaylarını yalnızca disiplin, güvenlik ya da bireysel psikoloji çerçevesinde değil; gençliğin anlam arayışı, kimlik inşası ve medeniyet perspektifi üzerinden ele almanız son derece kıymetli ve ufuk açıcıdır. Asıl meselenin gençlerimizin “neden yaşadığı” sorusuna cevap bulamaması olduğunu böylesine güçlü bir şekilde ifade etmeniz, eğitim dünyasında hepimizin yeniden düşünmesi gereken bir gerçeği ortaya koymaktadır. Bugün biz eğitim yöneticilerinin en büyük sorumluluğu; sadece akademik başarıyı artırmak değil, aynı zamanda çocuklarımızın ruh dünyasına dokunabilmek, onlara aidiyet duygusu kazandırmak ve karakter inşasına rehberlik etmektir. Çünkü artık bilgi veren okul olmak yetmiyor; yön veren, anlam kazandıran ve insan yetiştiren okul olmak gerekiyor. Benim hayalimdeki yarının gençliği; öfkesini yönetebilen, empati kurabilen, köklerinden kopmadan dünyayı okuyabilen, ülkesine ve insanlığa karşı sorumluluk hisseden bir gençliktir. Sadece sınav kazanan değil, hayatı anlamlandırabilen; sadece kariyer planlayan değil, vicdanını da büyütebilen bir nesildir. Hakikat, ahlak ve estetikle yoğrulmuş bir eğitim anlayışı; yarının güçlü toplumunu inşa edecektir. Bizlere düşen görev ise sadece bugünü yönetmek değil, yarını hazırlamaktır. Bu vesileyle, yüreğe dokunan, düşündüren ve sorumluluk yükleyen bu kıymetli yazınız için size gönülden teşekkür ediyorum. Eğitim dünyasının içinden gelen böylesine samimi, derinlikli ve medeniyet perspektifi taşıyan kalemler bizlere umut veriyor. İnanıyorum ki; çocuklarımıza sadece başarıyı değil anlamı da öğretebilirsek, sadece meslek değil şahsiyet de kazandırabilirsek, yarının gençliği bugünden çok daha güçlü, çok daha vicdanlı ve çok daha umut dolu olacaktır. Çünkü bir milletin gerçek geleceği, yüreği güzel yetişmiş çocuklarının gözlerinde saklıdır. Saygılarımla...

NACİ YILMAZ
25.04.2026 12:01:56
Teşekkürler Kadir Hocam çok Güzel bir yazı olmuş SELAMLAR

İsmail Uygun
25.04.2026 14:06:19
HAS=HAKİKAT+AHLAK+SANAT Çok teşekkür ederim saygıdeğer hocam, çok güzel değerlendirme yapmışsınız. Allah tan sağlık ve afiyetler dilerim.

BAŞKAN DURSUN’DAN 19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI MESAJI

SAADET PARTİSİ BAYRAMPAŞA’DAN ENGELLERİ KALDIRAN HEDİYE

KURBAN VEKALETLERİ KIZILAY’A EMANET

OKULLARDA "KIZILAY HİJYENİ" DÖNEMİ: DEV İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI

MUHTAR ADAYI SEDAT GÜLŞEN’DEN GAZETEMİZE ZİYARET

ÇAY ZATEN 5 LİRAYDI: BU ALGI SİYASETİNİN TAM KENDİSİDİR!

BAŞKAN YARDIMCISI FARUK LAYIK İSTİFA ETTİĞİNİ AÇIKLADI

CHP KADIN KOLLARI ANNELER GÜNÜNDE HASAN MUTLU’NUN MESAJINI İLETTİ

ANTALYASPOR’U 4-2 MAĞLUP ETTİ GALATASARAY 26. KEZ ŞAMPİYON!

EYÜPSULTAN95 “EVDE ERKEN ÇOCUKLUK ÖĞRENME PROGRAMI” HİZMETE BAŞLADI

SABRİ AKPINAR PARKI PROJESİNDE ‘TAHSİS’ TARTIŞMASI İBRAHİM AKIN’A SORULDU

BİR NİNNİYLE DEĞİŞİR DÜNYA

SREBRENİTSA ANNELERİ’NDEN AYVALIK KAYMAKAMLIĞI’NA ZİYARET

ANNELER GÜNÜ’NE ÖZEL “KADIN EL EMEĞİ DURAĞI” EYÜPSULTAN’DA AÇILDI

KIZILAY BAYRAMPAŞA ŞUBESİ' KURBAN BAĞIŞI BEKLİYOR

MHP BAYRAMPAŞA’DA İBRAHİM YEŞİL DÖNEMİ: TEŞKİLAT KAPILARINI YENİDEN AÇTI

ALLAH’IN SELAMINI KİRLİ SİYASETE KURBAN EDENLER!

BAYRAMPAŞA’DA ANLAMLI İŞ BİRLİĞİ: TRAFİKTE ENGELLERİ SEVGİYLE AŞIYORUZ

MİLLET PARTİSİ: "GAZİOSMANPAŞA'DA 'MUHTEŞEM TÜRKİYE' MEŞALESİNİ YAKACAĞIZ"

ÖRNEK BİR OKUL: GAZİOSMANPAŞA ANADOLU İMAMA HATİP LİSESİ

İstanbul

16.05.2026

  • İMSAK 03:52
  • GÜNEŞ 05:39
  • ÖĞLE 13:05
  • İKİNDİ 17:01
  • AKŞAM 20:22
  • YATSI 22:02

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 33 24 4 5 48 77
2.FENERBAHÇE A.Ş. 33 21 2 10 40 73
3.TRABZONSPOR A.Ş. 33 20 4 9 25 69
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 34 17 8 9 19 60
5.GÖZTEPE A.Ş. 33 14 6 13 13 55
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 33 15 9 9 22 54
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 33 12 9 12 -2 48
8.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 34 10 13 11 -6 41
9.TÜMOSAN KONYASPOR 33 10 13 10 -6 40
10.CORENDON ALANYASPOR 33 7 10 16 1 37
11.KOCAELİSPOR 33 9 14 10 -11 37
12.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 33 9 14 10 -14 37
13.İKAS EYÜPSPOR 33 8 17 8 -15 32
14.KASIMPAŞA A.Ş. 33 7 15 11 -17 32
15.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 33 8 18 7 -14 31
16.HESAP.COM ANTALYASPOR 33 7 18 8 -23 29
17.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 33 7 20 6 -24 27
18.ZECORNER KAYSERİSPOR 33 5 16 12 -36 27