Temmuz’da “Kazanan Kim?” diye sorduk. Ağustos’ta ise biraz daha umut veren bir gelişmeden başlayalım.
Çünkü esnafın bugün en temel ihtiyaçlarından biri yalnızca satış yapmak değil; işini sürdürebilmek için finansmana ulaşabilmek.
27 Ağustos’ta yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle, vergi veya SGK prim borcu bulunan esnaf ve sanatkârların Hazine faiz destekli yatırım ve işletme kredilerine erişiminin önü genişletildi. Böylece kamu borcu bulunan esnafın kredi sisteminin tamamen dışında kalmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Bu gelişmeyi, özellikle işletme sermayesine ihtiyaç duyan, borçlarını çevirmeye ve işini ayakta tutmaya çalışan esnafımız açısından önemli bir adım olarak görüyoruz.
Çünkü esnafın borcu varsa çoğu zaman bunun arkasında yalnızca bir rakam yoktur. O borcun arkasında ödenmesi gereken bir kira, alınması gereken bir mal, maaşı ödenmesi gereken bir çalışan, kepengi açık tutulması gereken bir işletme vardır.
Esnafın finansmana erişimini kolaylaştırmak, yalnızca bir işletmeye kredi vermek değildir. Aynı zamanda istihdamın, üretimin, mahallenin ve yerel ekonominin devamlılığına destek olmaktır.
Kredi Bir İmkândır, Nefes Bir İhtiyaçtır
Elbette kredi tek başına bütün sorunları çözmez.
Esnafımızın sürdürülebilir bir şekilde ayakta kalabilmesi için finansmana erişimin yanında; artan işletme maliyetlerinin azaltılması, vergi ve prim yüklerinin esnafın ödeme gücü gözetilerek düzenlenmesi ve küçük işletmelerin rekabet gücünü artıracak politikaların geliştirilmesi de büyük önem taşımaktadır.
Bizim beklentimiz, esnafın yalnızca zorlandığında krediye ulaşabilmesi değil; işini büyütebildiği, borcunu çevirebildiği ve geleceğe güvenle bakabildiği bir ekonomik ortamın oluşturulmasıdır.
Çünkü esnaf yalnızca kendisi için çalışmaz.
Yanında çalışanının ekmeğinden, mahallesindeki müşterisinin alışverişine; tedarikçisinden vergi ve prim ödemelerine kadar ekonominin birçok noktasına dokunur.
Bir kepenk kapandığında yalnızca bir iş yeri kapanmaz. Bir istihdam noktası, bir alışveriş noktası ve çoğu zaman mahallenin bir parçası eksilir.
Bayrampaşa’dan Sesleniyoruz…
Esnafımız destek değil, sürdürülebilirlik istiyor.
Krediye ulaşmak istiyor, ancak aldığı krediyi hangi koşullarda geri ödeyeceğini de bilmek istiyor.
Çalışmak, üretmek, istihdam sağlamak ve mahallesine hizmet etmek istiyor.
Bizler de Bayrampaşa Bakkallar, Mezeciler ve Tekel Bayileri Esnaf ve Sanatkârlar Odası olarak, esnafımızın karşılaştığı her sorunu gündeme taşımaya ve çözümün bir parçası olmaya devam edeceğiz.
Çünkü biliyoruz ki esnafın nefesi, mahallenin nefesidir.
30 Ağustos: Bağımsızlığımızın ve Birliğimizin Zaferi
Ağustos ayının bizim için bir başka anlamı daha var.
30 Ağustos Zafer Bayramı, Büyük Taarruz’un 104. yıl dönümünde, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük iradesinin simgesi olarak bizlere birlik ve beraberliğin ne kadar büyük bir güç olduğunu hatırlatıyor.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızı büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyorum.
Ne mutlu, bağımsızlığını ve geleceğini kendi elleriyle kuran bu büyük milletin evlatlarına













