MEHMET CEYLAN

Tarih: 25.04.2018 10:20

ERKEN SEÇİM VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Facebook Twitter Linked-in

Bir anlık söylem ve kararla erken seçime gidiyoruz. 24 Haziran 2018´de Türkiye yine adil olmayan çok tartışmaların odağında bir seçim yaşayacak. Bir ülkede daha iyi bir sistem kurmak isterseniz önce adaleti iyi tesis edeceksiniz. Adaletin olmadığı hiçbir sistemin yaşaması mümkün değildir. Tartışmaları her daim peşinde getirir. Şu ana kadar yıllardır tartışılan adaletsiz bir seçim kanunu ve siyasi partiler kanununa hiç dokunulmadan yine vede yeni sistem için seçime gidiyoruz. Çıkarılan ittifak kanunu ve seçim kanunu özellikle mühürsüz oy konusu tartışmaları hep beraberinde taşıyacak, hep şaibe altında bırakacaktır.

DEVLET BAHÇELİ BUNU HEP YAPIYOR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında 26 Ağustos 2018´i erken seçim tarihi olarak gösterdi.  AK Parti grup toplantısında seçimler zamanında demesine rağmen Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli görüşmesi sonrası  seçimlerin 24 Haziran 2018 yapılacağı kararı açıklandı.

Devlet Bahçeli bunu hep yapıyor. Tabi nedendir, ne için nerden bu fikir geliyor bilmiyoruz ama 2002 yılında kendisinin de ortağı olduğu üçlü koalisyon devam ederken 3 Kasım 2002 tarihini göstererek erken seçim dedi, gerçekten de 3 Kasım 2002´de erken seçime gidildi. Yeni kurulmuş olan AK Parti %34,5 ile iktidar oldu. Siyasetle hiç işi olmadığı halede nasıl ortaya çıktığı soru işareti olan Cem Uzan´ın Genç Partisinin %7´lik oy alması sonrası  Bahçeli´nin kendi partisi dahil koalisyonda olan üç parti de baraja takılarak meclis dışında kaldı. AK Parti %34,5 ile %75´lik meclis çoğunluğu alarak iktidar oldu.

Burada AK Parti´nin yeni kurulmuş olması, siyasetle işi olmayan Cem Uzan´ın çıkışı ve sıkıntılı bir 2001 krizi atlatılmış olmasına rağmen devam eden bir iktidar ve iktidarın ortağı da kendisi olmasına rağmen  erken seçim demesi hala ne olduğu tartışılan bir konu.

Yine 7 haziran 2015´de koalisyon hükümeti kurulması muhtemelken seçimin ilk günü erken seçim çıkışı ülkeyi 1 Kasım 2015 erken seçimine götürdü.

Devlet bahçelinin çıkışıyla ülke 16 Nisan referandumuna gitti ve yeni bir sistemin kapısını araladı.

Şimdi ise güçlü bir iktidar, iktidardan da gücünü alan bir Cumhurbaşkanı varken, ülkenin bu kadar sorunu da varken, sorunları oturup çözmek yerine  erken seçim çıkışı yapması da hayli manidar. Bu kez eskiden olduğundan farklı olan kendisinin verdiği tarihin değişmiş olması.

ERDOĞAN´DA BİR GECEDE NE DEĞİŞTİ

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan her defasında olduğu gibi Devlet Bahçeli´nin grup toplantısında erken seçimi dillendirmesine rağmen partisinin grup toplantısında seçimler 2019 yılında yapılacak dedi. Ertesi gün Bahçeli ile görüşmesi sonunda seçimlerin, Bahçeli´nin verdiği tarihten de önce temayüllere uymayacak ivedilikle 24 Haziran 2018 tarihine karar verdi.

Şimdi burada devletin başında bir numaralı yönetici 24 saat içinde ülkede erken seçim şartları da olmadığı halde, karar değiştirmesine sebep olan şey nedir? Sorusunu herkesin sorması gerekir. Devlet günlük kararlar verilerek yönetilemez.

ERKEN SEÇİME NASIL GELİNDİ

1 Kasım 2015 seçimleri sonrası 6 puan bir düşüş yaşayan MHP içinden kişiler olağanüstü kongre talep etti. Bu nu kabullenmeyen Devlet Bahçeli hükümeti de arkasına alarak demokraside temayüllere ters bir gidişat sürdürdü olağanüstü kongreyi yaptırmadı. Birde kongre isteyenleri partiden ihraç etti. Aslında bunun işaretleri 1 Kasım seçimleri öncesi görülmeye başlamıştı. Koalisyon kurmadığı için eleştiren Meral Akşener´i İstanbul 3. Bölgeden aday göstermedi üç milletvekili çıkan İstanbul 3. Bölgeden iki milletvekili çıkarak MHP´yi bir milletvekilinden etti. Olağanüstü kongre isteyen isimler Meral Akaşener başkanlığında İYİ Parti´yi kurdu. Meral Akşener hakkında iktidar ile birlikte yapılan algı pek tutmadı. Yıllardır genel başkan olan hatta bir ara iktidar ortağı da olan Bahçeli hiç seçim barajını ağzına almazken, barajı düşürelim dedi. Buna karşılık AK Parti baraj düşmez gel ittifak yapalım, sende kazan bizde kazanalım dedi. Çünkü MHP baraj sorununu ciddi olarak görmeye başlamıştı, AK Parti de 50+1 sorununu görmeye başladı. 16 Nisan referandumu bunu açıkça gösteriyordu. Algı siyaseti artık tutmuyor, özellikle soran sorgulayan entelektüel kesim rahatsızlıklarını  dile getiriyordu. Erken seçime gidecek ama başta İYİ Parti olmak üzere daha kongresini tamamlayamayan partiler bu seçime katılmamalıydı. Onca parti içinde sadece 10 parti seçime giriyor. Çünkü ittifak partilerin oyunu artıracak anketler çok içaçıcı değildi. Hileli bir seçim takvimi yine hileli karşılık gördü. İYİ Parti  15 Milletvekili CHP´den istifa ederek grup kurdu.

HİLELİ BİR SEÇİME HİLELİ KARŞILIK

İktidar ve ittifak ortağı hileli bir seçim takvimi açıkladı. Bir günde tüm kararlar değişti ne olduysa ülke çok tartışılacak bir erken seçime götürüldü. Tabi bunun karşısında gene hileli bir çare bulundu. Seçime sokulmama ihtimali olan İYİ Parti CHP´den istifa ederek saflarına katılan  15 milletvekiliyle grup kurup seçime katılma hakkı elde etti. Kanunen hiçbir sakıncası yok. Ama erken seçim kararının ne kadar siyasi ahlaka uymayan bir şekilde alındıysa, sırf seçime katılmak adına böyle bir yol denenmesi de o kadar siyasi ahlaka uymaz. Bırakılsaydı da utanç abidesi olarak kalsaydı.

ERKEN SEÇİM GEREKLİ Mİ? ÜLKEYE FATURASI...

Erken seçim gerekli hallerde uygulanan bir olaydır. Ülkemizde geçmiş yıllarda uygulandı. Hükümet kurma ve devam ettirilmesi zorluğunu rahatlatmak için yapılır erken seçim. Fakat bu gün iktidar sayısal olarak güçlü, Cumhurbaşkanı aynı iktidar partisinden herhangi bir sıkıntı yokken, erken seçim şartları da oluşmamışken neden erken seçime gidiyoruz?

Seçimler demokrasilerde olağanüstü bir durum olmadığı dönemlerde zamanında yapılır. Uygun olanı da budur. Neredeyse her yıl içinde bir seçim yapıyoruz. Ülkeye faturası hayli ağır oluyor. Yaklaşık 400 bin  asgari ücretlinin ayda alacağını partilere devlet bütçesinden, tüyü bitmemişin hakkından veriliyor. Yine seçim çalışması için binlerce insan işini gücünü bırakıyor üretim duruyor. Buda gösteriyor ki, milyarlarla ölçülüyor fatura.

Erken seçim temayüllerine de ters bir tarih. İki ay gibi kısa sürede seçime gitmek de ayrı bir soru işareti. Yazın sıcağı, mübarek Ramazan ayı seçim çalışmasına uygun değil, Ramazan Bayramı tatili vatandaşa zehir olacak.  Bu tarihte bu kadar kısa sürede alınan karar iktidar gücünü arkasına alan siyasi partilerin lehine olacak. Devletin başı olarak Cumhurbaşkanının 2019 tarihi göstermesine güvenen siyasi partiler bu kadar kısa sürede hazırlanamayacak, yeni kurulan ve kongrelerini tamamlamaya çalışan partiler seçime giremeyecek. Bunların hepsini üst üste koyduğumuz zaman adil seçim olmayacak. Hukuk ve demokrasi ayaklar altına alınmış olacak. Sadece ben yaptım oldu anlayışı ülke rahatlatmayacak, sıkıntıları artıracak.

Bütün sıkıntıları, şaibeleri, soru işaretlerini yaşayacağımız bir seçim olacak. Tabi bu saatten sonra bunların yerine seçimlerin bari daha rahat ortamda olması seçimler dolayısı ile toplumun gerginliğin, ayrıştırmanın, ötekileştirmenin olmadığı bir seçim olsun. 16 Nisan referandum seçimlerinde yaşadığımız ayrıştırma olmasın. Ülkemize hayırlar getirsin. 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —