Reklam
Reklam
Reklam

YUNUS TOPUZ Eğitimci/Yazar

YUNUS TOPUZ Eğitimci/Yazar


EHLİYET, LİYAKAT, DEVLET VE PARAMİLİTER YAPILAR

Yunus Topuz yazısı


Bir zamanlar imamet ve meşruiyet tartışmalarının merkezinde duran "el-eimmetü min Kureyş" — imamlar Kureyş'tendir — ilkesi, İslam düşünce tarihinde ciddi fıkhî ve siyasî bir bağlamda tartışılmıştır. Ne var ki bu ilke, zaman içinde aslî bağlamından koparılmış, bazı çevrelerce bir meşruiyet zırhına, hatta bir pazarlama aracına dönüştürülmüştür. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri, soyadını doğrudan "Kureyş"e telmih edecek şekilde "Kuriş" olarak değiştirenlerin ortaya çıkmasıdır. Bu, tesadüfün değil, hesabın işidir.

Kut'un Sahte Kaynağı

Eski Türk siyaset felsefesinde "kut", hükümdara Gök Tanrı tarafından bahşedildiğine inanılan, yönetme yetkisinin ilahî/kutsal meşruiyetini ifade eden bir kavramdır. Kut'u taşıyan kişinin emri sorgulanmaz, itaat neredeyse kayıtsız şartsızdır. Bugün bazı yapıların yaptığı da tam olarak budur: soybağı, meşrep, tarikat silsilesi ya da "mübarek nesep" iddiası üzerinden bir tür seküler-dinî kut inşa etmek. Amaç açıktır — eleştiriyi, hesap sormayı, itirazı daha en baştan "edepsizlik" ya da "isyan" ilan ederek sistemin dışına atmak.

Doğu toplumlarında demokrasi bilincinin ve kurumsal hesap verebilirlik kültürünün henüz olgunlaşmamış olması, bu tür yapıların işini kolaylaştırıyor. Sorgulamayan bir zihniyet zemininde, "kut" iddiası çok az delille çok büyük bir itaat satın alabiliyor.

Ne İslam'da Ne Töre'de "Lâ Yüsel" Bir Lider Yoktur

Burada asıl vurgulanması gereken nokta şudur: ne İslam'ın kendi iç mantığında ne de kadim Türk töresinde, hesap sorulamaz, sorgulanamaz bir lider anlayışı yoktur. İslam'da halifenin, imamın, emirin meşruiyeti şeriata ve ümmetin maslahatına bağlıdır; "yaratana isyan olan konuda yaratılana itaat yoktur" ilkesi, otoritenin sınırsız olmadığının açık delilidir. Kadim Türk töresinde de hakan, töreye aykırı davrandığında meşruiyetini kaybeder; töre hükümdarın üstündedir, hükümdar töreye tâbidir.

Modern idare hukukumuzda da aynı ilke başka bir dille tekrar eder: kanunsuz emir yerine getirilmez. Memur, amirinin emrini, o emir açıkça hukuka aykırıysa uygulamakla yükümlü değildir; aksine uygulamaması gerekir. Yani gerek dinî-örfî gelenek, gerekse çağdaş hukuk sistemi, "emir olduğu için itaat" mantığını değil, "meşru olduğu için itaat" mantığını esas alır. Soyadına "Kureyş" yazmak, bu meşruiyet denetimini ortadan kaldırmaz; olsa olsa denetimi devre dışı bırakmaya çalışan bir söylemsel hiledir.

Ehliyet, Liyakat ve Denetimsiz Otorite

Allah (c.c.), Kur'an-ı Kerim'de Nisâ Sûresi'nin 58. âyetinde emanetlerin ehline verilmesini ve insanlar arasında adaletle hükmedilmesini emreder. Bu âyet, İslam'ın devlet ve toplum yönetimi anlayışında ehliyet ve liyakati merkeze koyan temel bir ilkedir; nesep, soyadı ya da iddia edilen "mübarek silsile" değil, ehliyet ve adalet esastır. Resulullah'ın bu doğrultudaki hadisleri ve uygulamaları da yönetimde aynı ilkeyi pekiştirir.

Günümüzde devlet yöneticileri seçimle iş başına gelir; kamu görevlilerini ve yöneticileri denetleyen seçimler, yargı ve idari mekanizmalar mevcuttur. Oysa kendisine "kut" atfeden sözde bir liderin hesap vereceği kurumsal bir denetim mekanizması yoktur. Bu tür yapılar, denetimsizliği meşrulaştırmak için genellikle rüyalara ve İslam'da yeri olmayan mehdi-mesih inancına başvurur: kitlenin içine önce bir "kurtarıcı beklentisi" yerleştirilir, ardından "rüyamda Peygamberimizi gördüm, liderimizin mesih olduğunu söyledi" türünden anlatılarla bu beklenti kitlenin itaatini pekiştirecek şekilde işletilir. Oysa İslam inancında böyle beklenen, kendisine mutlak itaat borçlu olunan bir mehdi ya da mesih anlayışı yoktur.

Çözüm: Çok Katmanlı Bir Bilinç

Bu tür yapılara karşı en kalıcı çare, tek boyutlu bir tepki değil, katmanlı bir bilinç inşasıdır:

-Önce ümmet ve millet bilinci. Kişi, dinî ve millî kimliğinin ne olduğunu, bu kimliğin kaynaklarını (Kur'an, sünnet, töre, tarih) doğrudan ve aracısız bilmelidir. Bilgi aracısızlaştıkça, aracı iddia edenlerin elindeki tekel gücü de kırılır.

Sonra demokrasi ve vatandaşlık bilinci. Sorgulamanın, hesap sormanın, itiraz etmenin bir erdemsizlik değil, hem dinî hem hukukî bir haklılık zemini olduğunu içselleştirmek gerekir. Vatandaşlık bilinci, "itaat edilmesi gereken" ile "itaat edilmemesi gereken" emri ayırt edebilme yetisidir.

Bu iki bilinç birlikte inşa edilmedikçe, birileri soyadını değiştirmeye, rüyalar üretmeye devam edecek; birileri de o soyadına ve o rüyaya bakıp itaat etmeye devam edecektir. Oysa asıl mesele soyadı ya da rüya değil; nesep ve kutsiyet iddiasının ardına sığınan otoritenin, ehliyet, liyakat, adalet, töre, Kur'an, şeriat ve hukuka uygunluğudur. Bir liderin değeri, taşıdığı isimde ya da anlattığı rüyada değil, taşıdığı ehliyet ve adalette aranmalıdır.

Reklam
SÖYLEMDEN EYLEME ​DUADAN İLME UYANIŞ

SÖYLEMDEN EYLEME ​DUADAN İLME UYANIŞ

İSTANBUL’DA BÜYÜK KONYA BULUŞMASI: 12-15 KASIM’DA KONYA RÜZGÂRI ESECEK!

İBRAHİM KAHRAMAN: "BÜTÇE GERÇEKLİKTEN UZAK, RED OYU VERİYORUZ"

DOYRAN: “ACABA OSMANLI’YI BATIRAN GALATA TEFECİLERİNDEN Mİ KREDİ ALIYORSUNUZ?”

BAYRAMPAŞA’DA TAVUK HESABI KANLI BİTTİ!

İBRAHİM AKIN “EŞİT HİZMET DEMEK, HERKESE AYNI İŞİ YAPMAK DEMEK DEĞİLDİR!”

FAİZ YÜKÜ AĞIRLAŞMIŞ 2027 BÜTÇESİ OY ÇOKLUĞUYLA ONAYLANDI

MİTOS'TAN LOGOS'A GEÇİŞ: ANTİK İYONYA'DA FELSEFENİN DOĞUŞU

DİYARBAKIR KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ DOKUZ GÜNLÜK KÜLTÜR VE SANAT YOLCULUĞUNU TAMAMLADI

BEYKAM İŞ ARAYANLARLA İŞVERENLERİ BULUŞTURDU

SULTANGAZİ’DE KASTAMONU RÜZGAI ESTİ

MARDİN KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE TARİHİ MİRAS VE SANAT BİR ARADA

İNSAN ONURU VE ADALETTEN YÜKSEK MAKAM YOKTUR

63. ALTIN PORTAKAL’DA SİNEMA ŞÖLENİ BAŞLIYOR!

MALZEMENİN ÖTESİNDE: MİMARİ TASARIMIN ANA ÖGELERİNDEN

EYÜPSULTAN'DA YENİ PROJELER İLE SOSYAL BELEDİYECİLİK GÜÇLENİYOR

MEKKE GATE PROJESİNDE 2 MİLYAR DOLARLIK TÜRK–SUUDİ İŞ BİRLİĞİ

ÇERKES DÜĞÜNÜNDEN KAFKAS DANSLARINA, GELENEKSEL MUTFAKTAN EZGİLERE,

ÜSKÜDAR BELEDİYE BAŞKAN VEKİLİ MUHAMMED EMİN SARIOĞLU

CEVAT ÖZKAYA AĞABEYİN CENAZESİNDE GÖRDÜK DERDİ VE DAVASI OLAN NESİL HÂLÂ DİMDİK AYAKTA

Reklam
Reklam

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 8 6 1 1 6 19
2.AMED SPORTİF FAALİYETLER 8 5 1 2 9 17
3.FENERBAHÇE A.Ş. 8 5 2 1 16 16
4.TRABZONSPOR A.Ş. 8 5 2 1 13 16
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 8 5 3 0 6 15
6.ARCA ÇORUM FK 8 4 3 1 5 13
7.KASIMPAŞA A.Ş. 8 3 1 4 3 13
8.KOCAELİSPOR 8 4 4 0 1 12
9.CORENDON ALANYASPOR 8 3 2 3 -1 12
10.İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 8 3 3 2 0 11
11.ERZURUMSPOR FK 8 3 3 2 -6 11
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 8 3 4 1 -3 10
13.GÖZTEPE A.Ş. 8 2 3 3 1 9
14.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 8 2 4 2 -4 8
15.GENÇLERBİRLİĞİ 8 2 4 2 -9 8
16.TÜMOSAN KONYASPOR 8 1 5 2 -5 5
17.SAMSUNSPOR A.Ş. 8 1 6 1 -12 4
18.EYÜPSPOR 8 1 7 0 -20 3