DOKSAN ÜÇ HARBİ
1976 yılında, Bursa’da Üniversite öğrencisi olarak bulunduğum zaman , merhum Yılmaz Öztuna’nın “Resimlerle 93 Harbi, 1877-78 Türk-Rus Savaşı” adlı dergisi elime geçti. O zaman bu 48 sayfalık büyük boy tarih dergisini okuduğumda mübalağa etmiyorum tam bir hafta mecnun gibi gezdim. Diyebilirim ki, Osmanlı gibi bir Cihan Devletimizi kaybının ilk evresi bu “93 Harbi”dir. İktisaden çöküntümüzün, tam 500 senelik birikimimizi kaybımızın nedeni bu 93 Harbidir.
Bu harbin çıkış nedenleri , “Mütercim Mehmed Rüştü Paşa” adlı eserimde de ayrıca yazılıdır. Şüphesiz bir makaleye sığacak bir konu olmadığını takdir edersiniz. Savaş 25 Nisan 1877 de Rusların Tuna’yı tecavüzüyle başlamış, 31 Ocak 1878 de Rus Askerlerinin 9 ay sonra Yeşilköy’e kadar gelmesiyle yapılan Ayestefanos antlaşmasıyla sona ermiştir.
Burada 93 Harbi sonunda kaybettiğimiz ülkeleri sıralayalım:
Niş Sancağı; Sırbistan’a, Teselya, Yunanistan’a, birkaç kazayı Karadağ’a, Dobruca Sancağını Romanya’ya, Kars , Ardahan ve Artvin (ve Batum) Sancaklarını Rusya’ya bırakılıyor. Bu yağmadan İran bile nasibini alıyor, Kotur kazası (Van’ın doğusunda)da İran’a bırakılıyor. Böylelikle bir Eyalet 5 sancak (il) ve birkaç kaza kesin şekilde terk ediliyor.
İmparatorluğun birer parçası olan, 3 prenslik, Romanya, Sırbistan ve Karadağ Türkiye’den kesin şekilde ayrılarak bağımsız oluyorlar. Bu arada Romanya Güney Moldovya’yı Rusya’ya veriyordu.
Türkiye, çok imtiyazlı bir Bulgaristan Prensliğinin ve az imtiyazlı Doğu Rumeli Vilayetinin teşekkülüne, Kıbrıs Adasının idaresinin İngiltere’ye, Bosna - Hersek vilayetinin idaresini Avusturya-Macaristan’a bırakmaya razı oldu. Sırbistan ve Karadağ arasındaki Yeni Pazar Sancağı da bir müddet Avusturya-Macaristan askerinin işgali altında kalacaktı.
Hukuk bakımından Devlet-i Aliye’nin birer parçası olmakta devam eden Bulgaristan, Doğu Rumeli, Bosna – Hersek, Yeni Pazar, Kıbrıs ve daha sonra Fransa’ya kaptırılan Tunus hariç tutulursa, Türkiye’nin kesin şekilde kaybettiği ülkeler:
-Dobruca Sancağı ilavesiyle Romanya Prensliği: 135.156 km2, 5.300.000 nüfus
-Niş Sancağı ilavesiyle Sırbistan Prensliği: 45.427 km2 180.000 nüfus
- Yunanistan’a bırakılan Teselya: 13.488 km2 340.000 nüfus
- Rusya’ya bırakılan Güney Moldovya: 33.800 km2 800.000 nüfus
Avrupa’da kesin kayıpların toplamı 237.298 m2 . 8.184.000 nüfus
(Nüfus , 1875-1878 sayımı olup güncel değildir)
Buna Asya’da kaybedilen , Batum , Kars, Ardahan, Artvin ve Kotur kazasını eklemek icab eder.
Eğer Bosna Hersek , Bulgaristan, Tunus, Kıbrıs gibi , Devlet-i Aliye’nin idaresinden çıkan ülkeler de katılırsa 93 Harbi’nin Bilançosu baş döndürücü mahiyette ortaya çıkar ve bütün bu topraklarda yaşayan nüfusun , bugünkü Türkiye nüfusunu çoktan aştığı görülür. [1]
Bu savaşta, beş yüz bin sivil katledilir ve Bulgaristan’dan bir milyon kişi göç eder.
Eğinli Said Paşa, hatıratında , Ayestefanos Antlaşması ile onu yeniden düzenleyen Berlin Muahadesini tercüme edip derç etmiş. Ayestefanos Antlaşmasının 19. Maddesi, Savaş Tazminatı ile ilgilidir ki tazminat tutarı kalem kalem yazılıdır :
1- Ordunun idaresi , mühimmatın nakli ve edevât-ı harbiye siparişatı gibi savaş masrafları için: 900.000.000 Ruble
2 - Memleketin güney sahillerine, ihracat ticaretine ve demir yollarına verilen zarara mukabil 400.000.000 r
3- Kafkasyadaki istila masrafları için : 100.000.000.- Ruble
4- Osmanlı Topraklarındaki Rus Teb’asının zararlarına karşılık : 10.000.000.- Ruble
Cümlesi ; 1.410.000.000.- Ruble.
Bu meblağın 1.100.000.000.- Rublesinin karşılığı olarak ; yukarıda sayılan Rumeli toprakları ile , Ardahan , Kars, Batum, Artvin, Beyazıd ile Çürüksu ve Soğanlıyı içine alan bir coğrafyayı terketmişiz.
Bakiye 310.000.000 .- rublenin ödeme şekli ve tesviyesi Devlet-i Aliye ve Rusya arasında bil-ittifak tanzim edilecek.[2]
Mezkur ruble 245 milyon Osmanlı Altını tutarken, Berlin muahadesiyle bu tutar 40 milyon Osmanlı altınına düşürülmüş ve yıllık 350.000 altınlık taksitler halinde , Abdülhamid 30 sene boyunca ödemiştir.[3]
1908 senesinde, Bulgaristan Prensliği de Rusya’nın desteğiyle bağımsızlığını aldığında, Devlet-i Aliyeye olan 150.000.000 franklık borcuna karşılık Rusya 1909 dan başlamak üzere 40 senelik taksitlerden vazgeçtiğine dair Anlaşma 19 Nisan 1909 da, o zamanki Londra Sefirimiz,Tevfik Paşa tarafından Petersburg’da imzalanmıştır.[4]
Böylesine acıklı bir sonuçla karşılaşmadan önce , savaş önlenemez miydi? Kimler bu savaşı kışkırttı? Allah izin verirse gelecek yazımızda buna değinmeye çalışacağız.


