Reklam
Reklam

DR. KADİR ÇETİN

DR. KADİR ÇETİN


DEVLET YÖNETİMİNDE DUYGUSALLIK DEĞİL, KURALLAR ve ADALET ESASTIR

Kadir Çetin Yazısı


Son yıllarda dünyada ve özellikle bölgemizde sıkça tartışılan bir soru var: Devletler güçlü kişilerle mi, yoksa güçlü kurallarla mı yönetilmelidir?

Bu sorunun cevabı, bir ülkenin hukuk anlayışını ve devlet geleneğini de ortaya koyar. Gelişmiş demokrasilerde kişiler değil kurallar konuşur. İlişkiler değil hukuk belirleyici olur. Devletin saygınlığı da gücü de buradan doğar.

Toplumların huzur ve güven içinde yaşayabilmesinin temel şartı, kuralların herkese eşit uygulanmasıdır. Devlet yönetiminde dostluk, akrabalık, yandaşlık ve çıkar ilişkileri değil; hukuk ve adalet esas olmalıdır.

Berlin Yolculuğu ve Beklenmedik Ceza

Yıllar önce Almanya’da yaşanan bir olay bu gerçeği çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.

Bonn'da yaşayan ikinci kuşaktan Şafak Bey(*), bir işi nedeniyle Berlin'e gitmeye hazırlanırken Alman komşusu Hans da kendisine eşlik etmek istediğini söyler. Şafak Bey bu teklifi memnuniyetle karşılar.

Yol boyunca sohbet edilir, birlikte yemek yenir, molalarda çay ve kahve içilir. İki komşu oldukça keyifli bir Bonn-Berlin yolculuğu yapar.

Berlin'deki işlerini hallettikten sonra Bonn'a dönerler.

Ancak yaklaşık bir hafta sonra Şafak Bey'in evine bir trafik cezası gelir. Gerekçe, yolculuk sırasında iki ayrı noktada hız sınırının aşılmasıdır.

Şafak Bey şaşkındır. Çünkü herhangi bir polis kontrolüyle karşılaşmamıştır. Üstelik hız yaptığı bölgelerde ne başka bir araç ne de bir yaya vardır. Merakla komşusu Hans'a durumu sorar.

Dostluk Ayrı, Kural Ayrı

Hans’ın cevabı nettir:

“Şikâyeti ben yaptım. Çünkü hız sınırını aştın. Kurallara uyulmasını sağlamak benim de vatandaşlık görevimdir.”

Şafak Bey için bu cevap adeta bir şoktur.

Birlikte yolculuk yaptığı, yıllardır komşuluk ettiği kişinin kendisini şikâyet etmesini anlamakta zorlanır.

Oysa asıl ders tam da burada gizlidir.

Hans için dostluk değerlidir. Ancak, kurallara uygun davranmak daha da değerlidir. 

Çünkü gelişmiş demokrasi kültüründe kişiler kanunları kendilerine göre yorumlamaz; kendileri kanunlara göre hareket ederler. Hukuk, kişilere göre eğilip bükülmez. Tam tersine kişiler hukukun çizdiği sınırlar içinde davranır.

Demokrasi Sadece Hak Değil, Sorumluluktur

Demokratik toplumlarda vatandaş yalnızca hak talep eden bir birey değildir.

Aynı zamanda toplumsal düzeni korumak, gerektiğinde soru sormak, eleştirmek ve hukukun işlemesine katkı sunmaktır.

Bu nedenle Hans’ın davranışı ihbarcılık değil; vatandaşlık sorumluluğunun bir yansımasıdır.

Güçlü demokrasilerde denetim sadece devlet kurumlarıyla değil, bilinçli vatandaşlarla da sağlanır. Yani halkın denetimi…

Güçlü Devletlerin Temeli: Hukukun Üstünlüğü

Devletleri güçlü yapan şey, kuralların herkese eşit uygulanmasıdır.

Eğer hukuk; dostluğa, akrabalığa, siyasi yakınlığa veya kişisel çıkarlara göre işlemeye başlarsa ilk yara alan adalet olur.

Adalet zedelendiğinde güven sarsılır. Güven sarsıldığında ise devletin kurumları güç kaybeder.

Bu nedenle devlet yönetimi;

  • Duygularla değil hukukla,

  • Sadakatle değil liyakatle,

  • Kişisel tercihlerle değil adaletle yürütülmelidir.

Adalet, yalnızca hoşumuza giden durumlarda değil; gerektiğinde kendi yakınımızın ve hatta kendi çıkarımızın karşısında da ayakta kalabildiğinde gerçek anlamını bulur.

Nitekim Nisa Suresi’nin 135. ayeti bu konuda son derece açık bir mesaj yüklüdür.

“Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutunuz; kendinizin, anne babanızın ve akrabanızın aleyhinde de olsa adaletten ayrılmayınız...”

Sonuç ve Değerlendirme

Bonn-Berlin yolculuğunda yaşanan bu olay, sıradan bir trafik cezası hikâyesi gibi görünebilir.

Ancak satır aralarında devlet yönetimine dair çok büyük bir ders saklıdır.

Duyguların sınırı (geçici) vardır; hukukun ise ilkeleri (kalıcı) vardır.

 

Bir ülkeyi güçlü yapan şey insanların birbirini sevmesi değil; sevdiklerine rağmen adaleti savunabilmesidir.

Dostluklar, akrabalıklar ve kişisel ilişkiler elbette değerlidir. Fakat devlet düzeni bunların üzerine değil, adaletin üzerine inşa edilir.

Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; kişilere göre değişmeyen, herkese eşit uygulanan bir hukuk anlayışıdır.

Çünkü devletin gerçek gücü, kişilerin keyfî davranışlarından değil; istisnasız herkese aynı şekilde işleyen adalet mekanizmasından doğar.

Ve unutulmamalıdır ki;

Güç adaleti korursa devlet büyür, güçlenir, adalet güce teslim olursa devlet çözülmeye başlar.

______________

(*) Müstear isim…

 

Yakup Kale
20.06.2026 11:11:56
İşte onun için Avrupa ülkeleri huzurlu ve müreffeh. Onun için herkes o memlejetlerde yaşamak istiyor.

Bilal Yaşar Sakal
20.06.2026 15:31:17
Teşekkur ederiz

Mehmet Cetiner
21.06.2026 11:49:21
Adalet var yaşam kalitesi yükselir,yoksa kalite bozulur. Kardeşim teşekkür ederim.

RECEP YÜKSEL
26.06.2026 22:25:39
Her zamanki gibi; milletin, devletin, ülkenin, insanlığın temel problemleri ve bunların çözümüne dair kıymetli görüş ve önerilerinizin yer aldığı bugünkü makalenizin konusu çok ama çok önemli bir konu, adalet. Bu konuda Almanya'da Şafak beyle, komşusu Hans'ın Berlin- Bonn arasındaki seyahatleri sonucu yaşanan olay ibret dolu bir hikaye. Bu olayda dikkati çeken kısım Hans'ın çok samimi komşusu ve arkadaşı olan Şafak beyi hız limitini aştığını polise ihbar etmesidir. Bu ihbarı yapması konusunda Hans'a bir baskı, bir zorlama vb. var mı? Yok. Yok ama, Hans, vatandaş olmanın bazı görev ve sorumluluklarının olduğunu iyi biliyor ve şahit olduğu haksızlığa, kuralsızlığa kayıtsız kalamıyor. Ayrıca, Hans şunu da çok iyi biliyor, devletin kendisinin ihbarına itibar edeceğini ve gereğini yapacağını. Hans, aynı zamanda devlet güçlerinin, ülke sathında yaşanan kanunsuz her olayı göremeyeceğinin, bilemeyeceğinin de farkında. Onun için ülkede asayişin sağlanması için her vatandaşın, şahit olduğu kanunsuz, haksız olayları devlete anında bildirmeyi görev olarak görmesi gerektiğini ve gereğini yapması gerektiğini düşünüyor. Demokratik, hukuk devletinde, yazılı kanunlar, kurallar elbette olacak, olmalıda. Ancak, yazılı kanun ve kuralların varlığının tek başına yeterli olmadığı, burada önemli olanın, her vatandaşın Hans gibi duyarlı olması gerektiği anlaşılmaktadır. Saygılarımla. Recep YÜKSEL

YENİ PARTİ İÇİN CHP’DEN İSTİFALAR HIZLANDI E-DEVLET KİLİTLENDİ

YENİ PARTİ İÇİN CHP’DEN İSTİFALAR HIZLANDI E-DEVLET KİLİTLENDİ

HASAN MUTLU İDDİANAMESİ İKİ HAFTA İÇİNDE HAZIR DENİLDİ: ÜÇ BUÇUK AY GEÇTİ

MEVLÂNA'NIN ŞEHRİ KONYA'DA MUKADDES EMANETLERE YOĞUN İLGİ

ŞEHİT ÖZCAN İLHAN VEFA: ÇARŞI CADDESİ ŞEHİT ÖZCAN İLHAN CADDESİ OLDU

SULTANGAZİ’DE YAZ AYLARINDA KİTAP KAFELER RENGARENK

BAYRAMPAŞA'DA YÜZME HAVUZU ENERJİSİNİ GÜNEŞTEN ALACAK

SABRİ ŞENEL: "RUHBAN OKULU’NUN AÇILMASI DOĞRU DEĞİLDİR”

TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ BAŞLADI: KONYA'DA İLK GÜN HEYECANI

EYÜPSULTANLI ÇOCUKLARIN SÜNNET İŞLEMLERİ BAŞLADI

MALATYA'DA SABAH SAATLERİNDE KORKUTAN BİR DEPREM

TOPLU ULAŞIMA YİNE ZAM GELDİ. YENİ TARİFE BELLİ OLDU

12. YARGI PAKETİ KABUL EDİLDİ

BENZİN VE MOTORİNE ZAM GELDİ

BENZİN VE MOTORİNE ZAM GELDİ

SULTANGAZİLİLER 15 TEMMUZ’DA YİNE DEMOKRASİ NÖBETİNDEYDİ

YUNUS EMRE GENÇLİK VE SPOR MERKEZİ’NE GÖRKEMLİ AÇILIŞ

BAYRAMPAŞA’DA 15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ ANMALARI

YILLAR GEÇSE DE KAÇAMIYOR: BAYRAMPAŞA'DA 12 YIL ÖNCEKİ CİNAYET, DNA İNCELEMESİYLE ÇÖZÜLDÜ.

ABDULLAH ÖZDEMİR: 15 TEMMUZ, LİDERİNE İNANAN MİLLETİN BÜYÜK ZAFERİDİR

Reklam

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.AMED SPORTİF FAALİYETLER 0 0 0 0 0 0
2.BEŞİKTAŞ A.Ş. 0 0 0 0 0 0
3.CORENDON ALANYASPOR 0 0 0 0 0 0
4.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 0 0 0 0 0 0
5.ÇORUM FK 0 0 0 0 0 0
6.ERZURUMSPOR FK 0 0 0 0 0 0
7.EYÜPSPOR 0 0 0 0 0 0
8.FENERBAHÇE A.Ş. 0 0 0 0 0 0
9.GALATASARAY A.Ş. 0 0 0 0 0 0
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 0 0 0 0 0 0
11.GENÇLERBİRLİĞİ 0 0 0 0 0 0
12.GÖZTEPE A.Ş. 0 0 0 0 0 0
13.İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 0 0 0 0 0 0
14.KASIMPAŞA A.Ş. 0 0 0 0 0 0
15.KOCAELİSPOR 0 0 0 0 0 0
16.KONYASPOR 0 0 0 0 0 0
17.SAMSUNSPOR A.Ş. 0 0 0 0 0 0
18.TRABZONSPOR A.Ş. 0 0 0 0 0 0