Reklam
Reklam
Reklam

Özcan KARTAL

Özcan KARTAL


DEMOKRASİNİN ÇIKMAZ SOKAĞI

Özcan Kartal köşe yazısı


Cumhuriyet Üzerine Bir Soruşturma

Tarih boyunca insan toplulukları, "nasıl yönetilmeli?" sorusuna cevap ararken, sadece bir idari mekanizma değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi de kurmuşlardır. Bir topluluğun kaderini tayin eden yönetim biçimleri; bireyin devlete olan mesafesini, hak ve sorumluluklarını ve nihayetinde "nasıl insan" olacağını doğrudan etkilemiştir. Dünyanın neresinde ve hangi çağda yaşanırsa yaşansın, temel olarak karşımıza çıkan üç ana model; monarşi, cumhuriyet ve laiklik, toplumların karakterini şekillendiren en güçlü dinamiklerdir.
Bu kavramları insanlık tarihinin tecrübesi ve bilgelerin öğütleri ışığında ele aldığımızda, mutlak yapılar bireyi pasif birer itaat edici kılarken, cumhuriyet ve laiklik omuzlarımıza aktif bir sorumluluk yükler. Ancak bu sorumluluk bilinçten yoksun ellerde şekil değiştirdiğinde, sistemin tüm mekanizması tersine döner.

Sayısal Çoğunluk ile Nitelikli Aklın Çatışması

Demokrasi ve cumhuriyet idealde erdemli bir akıl yürütme ve halkın kendi kendini yönetme sanatıdır. Ancak Platon’un Devlet adlı eserindeki ünlü gemi metaforu bu sistemin en büyük açmazını gözler önüne serer: Gemiyi kaptan köşkünden uzaktakiler değil, denizcilikten anlayanlar yönetmelidir. 


Eğer bir toplumun yüzde yetmişi sorgulamıyor, araştırmıyor, yalnızca körü körüne itaat ediyor ve sandıkta sadece birer "sayı" olarak yer alıyorsa; kalan yüzde otuzluk kesim ne kadar dahi, allame-i cihan veya ordinaryüs profesör düzeyinde olursa olsun, sonuç değişmez. Sayısal çoğunluğun cehaleti, liyakati ve bilgiyi yutar.


Bu durum, antik Yunan filozoflarının demokrasinin yozlaşmış biçimi olarak gördüğü kalabalıkların egemenliğine ya da modern çağın cehalet aristokrasisine kapı aralar. Seçim sandığı, aklın ve liyakatin süzgeci olmaktan çıkıp, popülizmin ve manipülasyonun oyuncağı haline gelir. Yüzde yetmişin cehaleti, sandık üzerinden meşrulaştırıldığında, ortaya şeklen demokratik ama özünde otokratik veya teokratik bir tek adam rejimi çıkar. Bu tehlikeli sarmaldan kurtulmak, demokrasinin yalnızca sayısal çoğunluğa indirgendiği dar bir kalıptan çıkarak, birey haklarını ve kurumları güvence altına alan hukukun üstünlüğüne dayalı çoğulcu bir rejime evrilmesiyle mümkündür.

Kulluktan Yurttaşlığa:

Büyük Türk Milleti'nin Er Meydanı


İşte bu noktada, tebaayı kul gören monarşik zihniyet ile milleti egemenliğin yegane sahibi kılan cumhuriyet anlayışı arasındaki devrimci kopuş önem kazanır. Tarih sahnesinde halkına "kullarım" diyen kibirli otokratlar, toplumu birer yönetilen nesne olarak görürken; Mustafa Kemal Atatürk, "Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak olan sizsiniz" diyerek ve iktidarı bir zümreye değil, doğrudan "Büyük Türk Milleti" ne emanet ederek akıl ve iradeyi millete teslim etmiştir. Atatürk'ün anlayışında cumhuriyet, yalnızca bir rejim adı değil, aynı zamanda kul bilincinden sıyrılmış, aklını ve iradesini kiraya vermeyen özgür bireylerin oluşturduğu erdemli bir toplum projesidir.
 

Gerçek Demokrasi İçin Toplumun Özelliği ve Yapılması Gerekenler
Eksik ve aksayan bu mekanizmayı düzeltmek, yalnızca oy pusulasına mahkum bir sistemle mümkün değildir.
Gerçek bir demokratik toplumun inşası için atılması gereken köklü adımlar şunlardır:

Eğitimde Zihniyet Devrimi:
Ezberci, biat kültürünü besleyen ve sorgulamayı yasaklayan eğitim modelleri derhal terk edilmeli; yerine eleştirel düşünceyi, felsefeyi, analitik okumayı ve bilimi koyan bir nesil yetiştirilmelidir.
Liyakatin Egemenliği: Siyasetin ve bürokrasinin her kademesinde cehaletin sesinin çok çıkması engellenmeli, karar mekanizmaları liyakat esaslı bir akılla yeniden yapılandırılmalıdır.
Kuvvetler Ayrılığı ve Denge-Fren Mekanizmaları: Çoğunluğun her istediğini mutlak olarak yapabildiği bir sayı diktatörlüğü yerine, azınlık haklarını koruyan, hukukun üstünlüğünü ve bağımsız kurumları esas alan güçlü denge mekanizmaları kurulmalıdır.

Kamusal Bilincin İnşası:

Medya, sanat ve sivil toplum kuruluşları, halkı manipüle eden araçlar olmaktan çıkarılmalı; topluma yaşamanın inceliğini ve vatandaşlık bilincini aşılayan birer irfan yuvasına dönüştürülmelidir.
Spinoza’nın belirttiği gibi, "Korku olmadan özgürlük olamaz;" ancak cehaletin beslediği korku ve biat, özgürlüğün en büyük mezar kazıcısıdır. Jean-Jacques Rousseau’nun uyardığı üzere, halk yalnızca sandık başında özgürdür; sandık kapandıktan sonra ise köledir. Bu sarmaldan çıkışın yolu, Friedrich Nietzsche’nin işaret ettiği gibi kitlelerin ezberine tapan "sürü insanı" psikolojisinden sıyrılarak kendi aklını kullanma cesaretini göstermkten geçer. Monarşi itaati, cehalet ise esareti kutsar; gerçek cumhuriyet ise ancak aklın ve liyakatin omuzlarında yükselen irfanla kaimdir. Aksi halde cehaletin oyuyla kurulan saltanatlar, aydınlığı bizzat karanlığa teslim eden birer hüsrandan ibaret kalacaktır.

Hoşçakalın dostça kalın sevgilerimle...

Reklam
İNSAN ZİHNİNİN İKİ FARKLI BOYUTU: AKIL, BİLİM VE İMAN ARASINDAKİ SINIR HATLARI

İNSAN ZİHNİNİN İKİ FARKLI BOYUTU: AKIL, BİLİM VE İMAN ARASINDAKİ SINIR HATLARI

SULTANGAZİ’DE ERZURUM HEYECANI

“BAĞIMLILIK BİR AHLAK PROBLEMİ DEĞİL, BİR HASTALIK!”

TÜRKİYE’NİN SOMON İHRACATINDA HEDEFİ DÜNYA GENELİNDE İLK ÜÇE GİRMEK

BEYLİKDÜZÜ ULUSAL AFET TATBİKATINDA YERİNİ ALDI

SULTANGAZİ BELEDİYESİ SANAT AKADEMİLERİ GALA PROGRAMI

BAYRAMPAŞA’DA OKUL KANTİNLERİNE SIKI DENETİM

ÇETELER BÜYÜRKEN “DİNDAR NESİL” NEREDE?

“KENDİ İRADEMİ DE HALKIMIN İRADESİNİ DE ASLA SATMAM.” DİYEN HASAN MUTLU’NUN EŞİYİM.

121 ÜLKEDEN YAKLAŞIK 100 BİN ZİYARETÇİ FIRINCILIK VE PASTACILIK TEKNOLOJİLERİ İÇİN İSTANBUL’A GELDİ

ORTA ÇAĞ HRİSTİYAN VE İSLAM DÜNYASI’NDA FELSEFE-DİN İLİŞKİSİ

BAYRAMPAŞA BELEDİYESİ’NDEN LİSE SON SINIF ÖĞRENCİLERİNE YKS SEMİNERİ

YENİDEN REFAH PARTİSİ BAYRAMPAŞA İLÇE BAŞKANLIĞINDAN KAYMAKAMLIK ZİYARETİ

CHP İL YÖNETİMİNE TEPKİ HAYRETTİN ÖZBAKIR: "BİLGİM VE ONAYIM OLMAKSIZIN YAZILMIŞIM"

HASAN MUTLU’NUN KIZI BEĞÜM NAZLI’DAN SAĞLIK DURUMU İSYANI

29 EKİM VE PROVA GÜNLERİ İÇİN : İSTANBUL’DA BAZI YOLLAR TRAFİĞE KAPATILACAK

CHP İSTANBUL İL BAŞKANLIĞININ YENİ YÖNETİMİNDE BİR BAYRAMPAŞALI

BAYRAMPAŞA CHP MECLİS ÜYELERİ İSTİFA EDEREK YENİ PARTİYE KATILDI

İBB, 22’NCİ KENT LOKANTASINI ÇIRPICI’DA AÇTI

TAHA AKGÜL’DEN BAYRAMPAŞA BELEDİEYSİNE ZİYARET

Yazıyı Sesli Oku
Reklam
Reklam

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.AMED SPORTİF FAALİYETLER 9 6 1 2 10 20
2.GALATASARAY A.Ş. 8 6 1 1 6 19
3.FENERBAHÇE A.Ş. 8 5 2 1 16 16
4.TRABZONSPOR A.Ş. 8 5 2 1 13 16
5.KASIMPAŞA A.Ş. 9 4 1 4 4 16
6.BEŞİKTAŞ A.Ş. 8 5 3 0 6 15
7.KOCAELİSPOR 9 5 4 0 2 15
8.ERZURUMSPOR FK 9 4 3 2 -4 14
9.ARCA ÇORUM FK 8 4 3 1 5 13
10.CORENDON ALANYASPOR 9 3 3 3 -2 12
11.İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 8 3 3 2 0 11
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 8 3 4 1 -3 10
13.GÖZTEPE A.Ş. 8 2 3 3 1 9
14.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 9 2 5 2 -6 8
15.GENÇLERBİRLİĞİ 8 2 4 2 -9 8
16.TÜMOSAN KONYASPOR 8 1 5 2 -5 5
17.SAMSUNSPOR A.Ş. 9 1 7 1 -13 4
18.EYÜPSPOR 9 1 8 0 -21 3