MEHMET CEYLAN


BÜYÜK MUHASEBE: NEREYE GİDİYORUZ?

Mehmet Ceylan'ın köşe yazısı


Herkesin bir yönü, bir yolu, bir hedefi ve bir hesabı var elbette... Ama hiç kendimize soruyor muyuz: "Nereye gidiyoruz?" diye. İşte asıl mesele, asıl büyük soru budur.

  • Biz kimiz?
  • Nereden geldik?
  • Nereye gidiyoruz?

Öyle bir medeniyetin, öyle bir milletin bağrından çıkıp geliyoruz ki dünyada eşi benzeri yok. Çağlar ötesine uzandığımızda da hep aynı hakikatle karşılaşırız. Millet olarak biraz çağlar ötesinden başlayıp günümüze uzanan bir muhasebe yolculuğu yapmamız gerekir. Bunları söylerken amacımız asla ırkçılık ya da kavmiyetçilik yapmak değildir; Yaratan’ın takdir ve nasip ettiği hikmetlerden bahsetmektir.

Köklerden Gelen Kimlik ve Tevhit İnancı

Bizler, tevhit inancından ayrılmayı bile hazmedemeyip, bu inancı yitirdiğinde kimliğini kaybeden köklü bir milletin nesliyiz. Kökü Hz. Nuh’un oğlu Yafes’e dayanan ve Yafes’in torunları olan Türkler, dünyaya en çok yayılan ve tarih boyunca en çok devlet kuran millet olma imtiyazını ellerinde bulundururlar.

Türkler, tarihsel gelişim sürecinde farklı boylara ayrılıp her biri ayrı adlarla anılsa da Türk kimliğini korumayı başarmıştır. Ancak burada hayati bir ayrıntı vardır: "Tevhit inancından", yani tek Allah inancından ayrılan boylar zamanla kimliklerini kaybetmiş ve bugün Türk kimliğiyle anılmaz olmuşlardır.

Toprak Değil, Gönül Fethi

İslamiyet öncesi çağlara baktığımızda da Türk milletinin her zaman hak ve adaletin yanında durduğunu, mazluma el uzatıp zalime karşı çıktığını görürüz. Türkler hiçbir zaman sadece toprak kazanmak ya da dünya zenginliklerine hükmetmek için canlı katliamı yapmamışlardır. İslamiyet’ten sonra ise kendi köklü kültürleri ve adalet anlayışları İslam’ın özüyle bağdaştığı için milletçe toplu halde bu dini kabul etmiş, İslam’a hizmeti ve vatan sevgisini en üst seviyede yaşayan bir millet olarak tarihe geçmişlerdir.

Bir taraftan İslam ahlakına dayalı bir devlet yönetimi sergilerken, diğer taraftan dünyadaki tüm farklılıkları bünyesinde barındıran büyük bir kültür mozaiğini adaletle yönetmişlerdir. Bugün bile dünya güçleri, bu yönetim başarısının ve hoşgörünün sırrını çözebilmiş değildir.

Dünyaya Parmak Isırtan Adalet

Türk milleti; fethettiği ülkede ilk iş olarak zindanları boşaltan, o ülke halkına "Dininizle, malınızla ve canınızla teminatım altındasınız; evlerinizde eskiden nasıl yaşıyorsanız öylece yaşayın" diyebilen ve bu sayede fethettiği toprakların halkı tarafından güllerle karşılanan devlet adamları yetiştirmiş bir millettir.

Bizim medeniyetimiz, yıkıcı katliamlar ve sömürgeci işgaller yerine hep "fetih" düzenini benimsemiştir. Dünya zenginliklerine tapmak için değil, zulmü sonlandırmak için yeryüzüne yayılmış ve topraklardan önce gönülleri fethetmiştir. Fetih sonrasında ise hiç kimseye baskı uygulayarak dinini değiştirme ya da mallarına el koyma gibi şer girişimlerde bulunmamış, tebaasına giren hiç kimseye can korkusu yaşatmamıştır.

Öyle bir adalettir ki bu; padişahını sıradan bir vatandaş gibi mahkemeye çağırabilmiş, gayrimüslim bir vatandaş karşısında adaleti tam anlamıyla uygulayarak kendi hükümdarını mahkûm edebilmiştir. Komşusunun henüz siftah yapmadığını dert edinip, kendi alışverişini yarıda keserek müşterisini komşusuna yönlendirecek kadar hak gözeten bir esnaf ahlakından bahsediyoruz.

Hem dini, hem beşeri, hem de mesleki eğitimi en iyi şekilde uygulayan, ilme önem veren bir milletin torunlarıyız. Daha yüz yıl öncesine kadar İngiliz borsasına "Dünyanın en güvenilir tacirleri Türk tacirleridir" tabelasını astıran bir dürüstlüğün mirasçılarıyız.

Modern Çağın Kıskacında Kaybolan Değerler

Peki, böyle bir milletin torunları ve bugünkü nesli, ne olduğunun farkında mı? Nereden geldiğini, nereye gittiğini, nasıl yaşaması gerektiğini idrak edebiliyor mu?

Ne yazık ki bugün, var olma mücadelesi vermek yerine emperyalizmin siyasi kuklası, kapitalizmin ise ekonomik mengenesi arasına sıkışmış bir toplum tehlikesiyle karşı karşıyayız. Benlik duyguları kabarmış, komşusundan habersiz, cemaat ve ümmet şuurundan yoksun hale gelme yolunda hayli mesafe katetmiş durumdayız.

Dini hayatını sadece giyim kuşam ve sosyal sınıf gösterişine indirgeyen, her şeyi bildiğini sanan ama aslında cahilane bir üslupla kendine yapay kimlikler arayan bir toplum yapısı bizi tehdit ediyor. Dinin yaşama koşullarını ve ibadeti yalnızca "beş vakit namaz ve bir ay oruçtan" ibaret sanıp; zekatı ve haccı gösteriş malzemesi yapan, hayatın diğer alanlarında ise dinin ahlakını yok sayan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Kandırmayı, aldatmayı, sahteciliği ve rüşveti (sözde hediyeyi) hayatın meşru bir parçası haline getirme tehlikesi kapımızda.

Sorumluluktan Kaçan ve Sorgulamayan Kitleler

Koltuk aşkıyla, birilerini memnun etmek ya da birilerinin keyfi yerinde olsun diye milli değerleri yok eden, toplumu kutuplaştıran, adalet unsurlarını ortadan kaldıran bir yönetim anlayışının tehlikelerini yaşıyoruz. Toplumu namerde muhtaç edecek duruma getiren, yoksullukla sınayan, bilgiden ve liyakatten mahrum bırakan ama çok bilmişliğiyle övünen kalabalıklar yaratmayı kendilerine vazife edinenlerin tehdidi altındayız.

Kimsenin kimseye selam vermediği, saygı duymadığı, hak ve hukuk tanımadığı kopuk bir toplum yapısının soğukluğunu hissediyoruz artık. Üstelik tüm bunlar gözümüzün önünde yaşanırken sorgulamayan, konuşmayan, hatta yanlışı savunmaya gereken bir kitleye dönüştük. "Benim adamım", "benim başkanım", "benim cemaatim" anlayışıyla, haksızlık karşısında dilsiz ve kör şeytan haline gelen bir toplum olma yolunda, freni patlamış bir kamyon gibi hızla ilerliyoruz.

Millet olarak dünümüzü ve bugünümüzü çok iyi irdelemek, derinlemesine düşünmek ve sorgulamak zorundayız. Kendimize o büyük ve hayati soruyu yeniden, yüksek sesle sormalıyız:

NEREYE GİDİYORUZ?..

 

İSTANBUL’UN SESİ GAZETESİ 19. YILINI KUTLADI

YAPAY ZEKA PROJESİ İLK MEZUNLARINI VERDİ

BİSİKLET TURU VE MİLLÎ MAÇ HEYECANI YEŞİLAY’DA YAŞANDI

KIZILAY YILIN İLK 5 AYINDA 1,2 MİLYON ÜNİTE KAN BAĞIŞI ALDI

TUTUKLU BELEDİYE BAŞKANI HASAN MUTLU’DAN SABRİ AKPINAR PARKI TEPKİSİ

BAYRAMPAŞA’DA ÇIRAĞLAR YAKILDI, SEMAHLAR DÖNÜLDÜ: VAKIF ŞUBESİ AÇILDI!

MİLLİ MAÇ COŞKUSU MEYDANLARA SIĞMADI: TÜRKİYE TEK YÜREK!

MİLLİ TAKIM 2- 0 YİNEDE CANINIZ SAĞOLSUN

DUALAR SİZLERE SİZE GÜVENİYORUZ. TRT1 CANLI YAYIN

BAĞIMLILIK VE ADLİ TIP ALANININ UZMANLARI İSTANBUL’DA BİR ARAYA GELDİ

KAHRAMANMARAŞ NEDEN UNESCO EDEBİYAT ŞEHRİ SEÇİLDİ?

İSTANBUL MİLLETVEKİLLERİ VATANDAŞIN NABZINI PAZAR YERLERİNDE TUTTU

12 HAZİRAN ÇOCUK İŞÇİLİĞİ İLE MÜCADELE GÜNÜ PANELİ

BAYRAMPAŞA’DA LİSELERDE MEZUNİYET COŞKUSU

İSTANBUL YOLLARINDA DÜNYA KUPASI HEYECANI

BAYRAMPAŞA ORDULULAR DERNEĞİ 1. ORDU KÜLTÜR FESTİVALİ BAŞLADI

YKS VE LGS SINAV ÖNCESİ KÜTÜPHANEDE ÇORBA VE ÇAY İKRAMIYLA ÖĞRENCİLERE DESTEK

MALATYA GÜNLERİ YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI

BELEDİYEDEN YKS ÖNCESİ ÖĞRENCİLERE MORAL KAHVALTISI

SULTANGAZİ HAREZMİ EĞİTİM ŞENLİĞİ

İstanbul

15.06.2026

  • İMSAK 03:24
  • GÜNEŞ 05:24
  • ÖĞLE 13:10
  • İKİNDİ 17:09
  • AKŞAM 20:45
  • YATSI 22:36

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 34 24 5 5 47 77
2.FENERBAHÇE A.Ş. 34 21 2 11 40 74
3.TRABZONSPOR A.Ş. 34 20 5 9 22 69
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 34 17 8 9 19 60
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 34 16 9 9 23 57
6.GÖZTEPE A.Ş. 34 14 7 13 10 55
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 34 13 9 12 1 51
8.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 34 10 13 11 -6 41
9.TÜMOSAN KONYASPOR 34 10 14 10 -7 40
10.KOCAELİSPOR 34 9 15 10 -12 37
11.CORENDON ALANYASPOR 34 7 11 16 0 37
12.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 34 9 15 10 -15 37
13.KASIMPAŞA A.Ş. 34 8 15 11 -16 35
14.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 34 9 18 7 -11 34
15.İKAS EYÜPSPOR 34 8 17 9 -15 33
16.HESAP.COM ANTALYASPOR 34 8 18 8 -22 32
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 34 6 16 12 -35 30
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 34 8 20 6 -23 30