MEHMET CEYLAN


AİLE KALESİNDE GEDİKLER: NÜFUS AZALIRKEN DEĞERLER Mİ ÇÖKÜYOR?

Mehmet Ceylan'ın köşe yazısı


Türkiye’nin demografik geleceği, son dönemde devletin en üst kademelerinde yankılanan bir "beka meselesi" haline dönüştü. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yüzyıl sonuna dair paylaştığı "25 milyon" projeksiyonu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllardır süregelen "en az üç çocuk" çağrısını yinelemesi, tehlikenin boyutlarını gözler önüne seriyor. Ancak mesele sadece sayısal bir azalma değil; meselenin özü, toplumun atom çekirdeği olan ailenin fonksiyonel ve manevi olarak tasfiyesidir.

MADDİ ZENGİNLİK Mİ, TOPLUMSAL HAFIZA MI?

Bir millet ekonomik refaha sahip olabilir, teknolojik devrimler gerçekleştirebilir; fakat toplumu bir arada tutan harç, yani aile kavramı çözüldüğünde, o yapının tarih sahnesinde kalması imkânsızdır. Toprakları savunmak için silahlar yeterli olabilir, ancak bir toplumu içeriden çökertmek için kültürel köklerini koparmak kâfidir. Çekirdek ailenin zayıflaması, sadece nüfusun azalması demek değil, binlerce yıllık değerler manzumesinin de mezara gömülmesi demektir. Çekirdek ailenin yok edilmesi aynı zamanda büyük aile ve geniş aile arasındaki bağları da koparıyor.

BİR SÖYLEMİN ANATOMİSİ: "EN AZ ÜÇ ÇOCUK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakanlık döneminden bu yana dile getirdiği "üç çocuk" formülü, aslında basit bir aritmetik değil, toplumsal bir direnç kodudur. Bir çocuk eksilmeyi, iki çocuk yerinde saymayı, üç çocuk ise geleceği inşa etmeyi temsil eder. Müslüman Türk toplumunda aile, sadece bir barınma alanı değil; "istikbalin teminatı" olan nesillerin yoğrulduğu bir ocaktır. Ancak bugün bu ocak, dışarıdan gelen kültürel rüzgârlar ve içerideki yapısal ihmallerle sönme noktasına gelmiştir.

MODERNİZMİN PENÇESİNDE "PARTNERLİK" VE AİLE EROZYONU

Son 23 yıla baktığımızda, iktidarın söylemleriyle uygulamadaki yasal/sosyal sonuçlar arasında derin bir uçurum oluştuğu görülmektedir. Batı’yı kasıp kavuran "bireyselleşme ve sorumluluktan kaçış" hastalığı, ülkemize ithal edilmiştir. Batı dünyasını bir salgın gibi saran "nesil erimesi" hastalığının ülkemize de sirayet ettiğini görüyoruz. Batı’nın doğum teşvikleri ve ikramiyelerle çözüm aradığı bu kriz, artık bizim kapımızda. Evlilik oranları hızla düşerken, doğum oranları rekor seviyelerde geriliyor; artık üç çocuk bir yana, tek çocuk bile "lüks" ya da "yük" olarak görülüyor.

Hükümet yetkilileri ve karar vericiler şu soruyu kendilerine dürüstçe sormalıdır: Toplum gerçekten evlenmekten mi kaçıyor, yoksa evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya mı korkuyor? Bugün gelinen noktada tabloyu üç ana başlıkta incelemek mümkündür: Kültürel Erozyon, Yasal Boşluklar ve Ekonomik Çıkmazlar.

  1. Kültürel ve Yasal Tahribat: Geçtiğimiz 23 yıllık süreçte, "karı-koca" kavramının yerine "partner" gibi yabancılaşmış ifadelerin girmesi, zinanın suç olmaktan çıkarılması ve birlikte yaşamanın özendirilmesi, aile kurumuna büyük darbe vurdu. Yasalardaki bu esneme, geniş aile bağlarını kopardığı gibi çekirdek aileyi de bir "eğlence birliği" haline getirdi.
  2. Sorumluluktan Kaçış: Evliliğin kutsal bir yuva kurma idealinden uzaklaşıp geçici bir oyun gibi görülmesi, çocuk sahibi olma sorumluluğunu bir yük haline getirdi. Birlikteliklerin temeli sağlam atılmadığı için, çiftler en ufak bir zorlukta dağılıyor ya da "çocukla uğraşamam" düşüncesine kapılıyor.
  3. Ekonomik Bariyerler: Her şeyin ötesinde, bugün yuva kurmak isteyen bir gencin karşısına dikilen maliyetler, en büyük engeldir. Ekonomik dinamikler, sadece geçim derdini değil, aile kurma hayallerini de vurdu.

KORKU DUVARI: EKONOMİK VE SOSYOLOJİK BARİYERLER

Bugün gençler evlenmekten "kaçmıyor", aslında evlenmekten ve çocuk büyütmekten korkuyor. Modern hayatın dayattığı "eğlence odaklı yaşam" algısı, evliliği özgürlüğü kısıtlayan bir pranga gibi pazarlarken; ağır ekonomik şartlar bu algıyı perçinliyor. Yuva kurmanın maliyeti, gençlerin omuzlarında taşınamaz bir yük halini almışken, sadece "kredi veriyoruz" söylemi yaraya merhem olmaktan uzaktır. Göz boyama odaklı geçici çözümler, sağlam temelli bir aile yapısı kurmaya yetmemektedir.

SONUÇ: SORUMLULUK VE ÇÖZÜM ARAYIŞI

Bu tablonun mimarı ve sorumlusu, çeyrek asırdır ülkeyi yöneten siyasi iradedir. Nüfusun erimesini durdurmak için sadece "temenni" sunmak yeterli değildir. Gerçek bir nüfus politikası;

  1. Hukuki zeminini aileyi koruyan sert ve net kurallarla tahkim etmeli,
  2. Kültürel zeminini eğitim sistemiyle yeniden inşa etmeli,
  3. Ekonomik zeminini ise aileyi "geçim derdi" cenderesinden çıkaracak radikal reformlarla desteklemelidir.

Aksi takdirde, 2100 yılına gelindiğinde sadece sayımız azalmakla kalmayacak; "Türk ailesi" denilen o kadim kale, tarihin tozlu raflarında bir hatıra olarak kalacaktır.

SULTANGAZİ’DE KAR ALARMI

ESENLER’İN GURURU SPORCULAR ONURLANDIRDI

KAYMAKAM ÇİFTÇİ’DEN SANCAKTEPE KAYMAKAMI'NA ZİYARET

BAŞKAN VEKİLİ İBRAHİM AKIN’DAN BAYRAMPAŞA BASINIYLA BULUŞTU

İYİ PARTİ BAYRAMPAŞA 10 OCAK’TA GAZETECİLERİ UNUTMADI

BAYRAMPAŞA BELEDİYESİ OPERASYONUNDA İDDİANAME BEKLEYİŞİ VE ARTAN TEPKİLER

BAYRAMPAŞA’DA AFETLERE KARŞI ‘GÜVENLİ EV’ SEFERBERLİĞİ

BAŞKAN VEKİLİ İBRAHİM AKIN’DAN BAYRAMPAŞALILARA KAR UYARISI: "HAZIRIZ, SAHADAYIZ"

BEYLİKDÜZÜ’NDE KAR MESAİSİ 7/24 SÜRÜYOR

BAYRAMPAŞA BELEDİYESİ VATANDAŞA TAZE BALIK DAĞITTI

BAYRAMPAŞA’DA AFET VE RİSK YÖNETİMİ MASAYA YATIRILDI

İSTANBUL’DA EĞİTİME BİR GÜN ARA VERİLDİ

GAZETECİLİK Mİ? NASIL YANİ! NEREDEN BAKARSAN GAZETECİSİN...

EN DÜŞÜK EMEKLİ MAASŞI 20 BİN TL'YE YÜKSELDİ

ÇETİN EMEÇ SPOR TESİSİ İÇİN YERİNDE İNCELEME VE YATIRIM İSTİŞARELERİ

ŞİŞLİ’DE SEMT PAZARLARINDA FAHİŞ FİYAT DENETİMİ

EYÜPSULTAN’DA ZABITA KOMUTA MERKEZİ KURULDU

KAYMAKAM ÇİFTÇİ, ESKİ KAYMAKAMLIK BİNASINDA İNCELEMELERDE BULUNDU

SÜLEYMAN SOYLU VE İLÇE YÖNETİCİLERİNDEN İLK SEÇ VAKFI’NA NEZAKET ZİYARETİ

KAYMAKAM ÇİFTÇİ VE MÜFTÜ EREN GENÇ HAFIZLARLA BİR ARADA

İstanbul

14.01.2026

  • İMSAK 06:50
  • GÜNEŞ 08:20
  • ÖĞLE 13:18
  • İKİNDİ 15:44
  • AKŞAM 18:06
  • YATSI 19:30
  • Çarşamba 7.8 ° / 3.7 ° false
  • Perşembe 9.5 ° / 5.9 ° Güneşli

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 17 13 1 3 27 42
2.FENERBAHÇE A.Ş. 17 11 0 6 25 39
3.TRABZONSPOR A.Ş. 17 10 2 5 13 35
4.GÖZTEPE A.Ş. 17 9 3 5 12 32
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 17 8 4 5 8 29
6.SAMSUNSPOR A.Ş. 17 6 4 7 2 25
7.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 17 6 6 5 9 23
8.KOCAELİSPOR 17 6 6 5 -2 23
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 17 6 6 5 -6 23
10.CORENDON ALANYASPOR 17 4 4 9 1 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 17 5 9 3 -3 18
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 17 4 7 6 -4 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 17 4 8 5 -8 17
14.KASIMPAŞA A.Ş. 17 3 8 6 -10 15
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 17 4 10 3 -15 15
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 17 2 6 9 -17 15
17.İKAS EYÜPSPOR 17 3 10 4 -14 13
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 17 2 12 3 -18 9