Reklam
Reklam
Reklam

MEHMET CEYLAN

1960’DAN GÜNÜMÜZE DARBELERİN VE GİRİŞİMLERİN VERDİĞİ MESAJ

Mehmet Ceylan yazısı


15 Temmuz, Cumhuriyet tarihinin 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 gibi en önemli vakalarından birisidir.

15 Temmuz Devlete yapılan bir saldırı, milletin kutuplaştırılmasının bir planıdır.

15 Temmuz için,

Siyasi iktidarların verdiği tavizleri, oluşumların önünün açılmasını sorgulayabiliriz.

Bazı oluşumların devlet içinde yuvalanmalarını sorgulayabiliriz.

Darbe girişiminde ihmali olanları sorgulayabiliriz.

Haber aldıkları halde tedbir alınmamasını sorgulayabiliriz.

Sorgulama listesini de uzun uzun sıralayabiliriz.

Fakat bunların hepsini sorgulamak sadece iktidar muhalefet çekişmesinden ileri gitmez. Varsa bir sorgulanması gereken durum devlet erteler ama vazgeçmez. Yargı sorgular, hesabını da sorar. Fakat olayların verdiği mesajı iyi okumalı ders çıkarmalıyız.

Asıl mesele ocu bucu demeden 15 Temmuz Hain kalkışmanın ve geçmiş yıllarda 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 gibi darbe ve muhtıraların verdiği mesaj üzerinde durmak gerekir.

Öncelikle şunun altını çizelim 15 Temmuz kalkışması devlete bir saldırıydı. Yönetimi ele geçirme, hükümeti yıkma kalkışması değildi. Fetullah gülen üzerinden CIA’nın planladığı, CIA’nın Türkiye’de ki ayaklarıyla organize edilen 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 gibi rengi, fotoğrafı farkı Türkiye’nin ayağına takılan çelmelerden birisidir.  

Türkiye’ye çizilen kader kalkınmayacak ama batmayacak ta. Çünkü kalkınırsa bölgenin lideri olur, batarsa da Ortadoğu’nun kilidi kırılır BOP projesi yürümez. Yalta konferansını iyi değerlendirmek lazım. 

15 Temmuz FETÖ üzerinden CIA’nın planıyla yapılan devlete bir saldırıdır. Bu durumdan iktidarıyla muhalefetiyle siyasetin arka planda haberdar edilmiş olasılığı büyük. 

İktidar ve muhalefette bir çok siyasi FETÖ ile irtibatlı olmasına rağmen, diyalog toplantılarını milletvekilleri, bakanlar organize etmesine rağmen, meclis kürsülerinde övmelerine rağmen, TV kanallarında itirafa varan sözleri olmasına rağmen hiçbir siyasi bu konuda sorgulanmadı, soruşturulmadı, soruşturma önergeleri reddedildi. 

27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 ve 15 Temmuz 2016 renkleri farklı fotoğraflar farklı ama hedef hep aynı Türk devleti.

Bu duruma gelmesi de siyasilerin kendi ikballeri için bazı güçlerden imtiyaz almaları, bazı güçlere taviz vermelerinin sonucudur. Siyasiler aldıkları destek sonrası yapılanlara da sessiz kalma zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. 

Bazı güçlere verdikleri taviz, ve aldıkları imtiyaz sonuçta devlette adil yönetiminde de engel teşkil etmektedir. Taviz verdikleri güçler devlet içinde devlet olmaya başlıyor, gruplaşma ve kadrolaşma beraberinde geliyor. Devleti devlet aklıyla yönetmek yerine paşaların, aşiret reislerinin, hoca efendilerin selam ve tavsiyelerine mahkum yönetim başlıyor. Bir gün geliyor asıl yönetenlerin inisiyatifi dışında olaylar vuku buluyor.

Bu olaylar vuku bulduktan sonra iktidar muhalefet çekişmesi ve toplum kutuplaşması da beraberinde geliyor. 

27 Mayıs 1960 İhtilalinin kutuplaştırıcı etkisi hala devam ediyor. Ha keza 12 Eylül 1980 ve 15 Temmuz 2016 kutuplaştırma toplum üstünde kara basan gibi duruyor. Bu durum iktidara ve muhalefete yarıyor gibi görünmesine rağmen millete ve devlete hiç yaramıyor. 

27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 ve 15 Temmuz 2016 gibi zamanlardan alınacak ders ve verdiği mesaj ülkeyi yönetmeye talip siyasi kişi ve oluşumların iç ve dış mihraklardan yada güçlerden imtiyaz almaması ve taviz vermemesidir. İktidara gelen siyasi kişi ve partiler adaletten ayrılmamalı, kadrolaşma diye liyakatsiz insanlara yol vermemelidir. Paşa selamı, aşiret selamı, hoca efendi selamları yerine liyakate dayalı kadro oluşturmalı, şahsi fikirlere bakılmamalıdır. Sonra zararını devlet çekiyor, acısını millet çekiyor. 

Bu vesileyle bir daha böyle acıların ve kara günlerin, gecelerin yaşanmaması dileğiyle gerçekten vatanı için şehit olanlara rahmet diler, gerçekten gazi olanlara da saygılarımı sunarım.    

Reklam
BAYRAMPAŞA BELEDİYESİNDE KIYIM DEVAM EDİYOR: TEK TEK MÜDÜRLER ALINIYOR

BAYRAMPAŞA BELEDİYESİNDE KIYIM DEVAM EDİYOR: TEK TEK MÜDÜRLER ALINIYOR

DEĞİŞİM NE ANLAMA GELİYOR: ÇÖZÜLME Mİ, ÇATIŞMA MI?

11 EYLÜL CUMA HUTBESİ "EĞİTİM VE ÖĞRETİM"

BAHÇELİEVLER BELEDİYE MECLİSİ’NDE DENGELER DEĞİŞTİ: 3 CHP’Lİ ÜYE AK PARTİ’YE KATILDI

USTA OYUNCU SUNA SELEN: “HAYATTA SADECE ROLLERLE KAVGA ETTİM”

SULTANGAZİ’DE GELENEKSEL SPORLAR FESTİVALİ COŞKUSU

KENDİN OLMAYA CESARET EDEBİLİR MİSİN?

AV. LEVENT SEVİNDİ YENİ PARTİ BAYRAMPAŞA İLÇE BAŞKAN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

MİLLET BAHÇESİ OTOPARK İHALESİNDE ÇELİŞKİLİ BEYANLAR

İSLÂM DÜŞÜNCESİNDE ULUHİYYET VE KELÂM

KAYSERİ KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE SANATTAN BİLİME UZANAN BULUŞMALAR

SULTANGAZİ BELEDİYESİ’NDEN 15 BİN ÖĞRENCİYE KIRTASİYE DESTEĞİ

YENİLENEN İBB FATİH SPOR KOMPLEKSİ HİZMETE AÇILDI

BAKAN ERSOY DUYURDU: KORKUT ATA TÜRK DÜNYASI FİLM FESTİVALİ İSTANBUL’A DÖNÜYOR

KAHVALTIYI SÜREKLİ GEÇ SAATLERE BIRAKMAK SAĞLIĞI ETKİLER Mİ?

ZAFER KUPASI YILDIZ KIZLAR VOLEYBOL TURNUVASI SONA ERDİ

“SEÇİMLERİN YAKLAŞTIĞINI BİR KEZ DAHA ANLAMIŞ OLDUK”

DOKTORLAR 'KOŞAMAZ' DEDİ AMA O KÜLLERİNDEN DOĞDU!

ESENLER’DE OKULLAR KAMERA AĞIYLA 7/24 GÜVENDE

REMZİ ÇAYIR’DAN RUMELİ BALKAN DERNEKLER FEDERASYONUNA ZİYARET

Reklam

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 4 3 0 1 6 10
2.BEŞİKTAŞ A.Ş. 4 3 1 0 5 9
3.KOCAELİSPOR 4 3 1 0 2 9
4.TRABZONSPOR A.Ş. 4 2 1 1 5 7
5.AMED SPORTİF FAALİYETLER 4 2 1 1 2 7
6.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 4 2 1 1 2 7
7.CORENDON ALANYASPOR 4 2 1 1 1 7
8.GENÇLERBİRLİĞİ 4 2 1 1 -3 7
9.FENERBAHÇE A.Ş. 4 2 2 0 2 6
10.KASIMPAŞA A.Ş. 4 1 0 3 1 6
11.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 4 2 2 0 -1 6
12.İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 4 1 2 1 0 4
13.SAMSUNSPOR A.Ş. 4 1 2 1 -1 4
14.ARCA ÇORUM FK 4 1 2 1 -2 4
15.ERZURUMSPOR FK 4 1 2 1 -6 4
16.EYÜPSPOR 4 1 3 0 -4 3
17.GÖZTEPE A.Ş. 4 0 3 1 -4 1
18.TÜMOSAN KONYASPOR 4 0 4 0 -5 0