Rasim Bilgehan: "Yüksek Faiz-Düşük Kur" Çıkışı; "Çalışarak Batıyoruz"
İŞ DÜNYASINDAN UYARI "ÇALIŞARAK BATIYORUZ"
TURSAL Tekstil Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı ve İTO Meclis Üyesi Rasim Bilgehan, İstanbul Ticaret Odası (İTO) meclis toplantısında yaptığı konuşmada, reel sektörün karşı karşıya olduğu kritik sorunlara dikkat çekti ve acil dönüşüm çağrısında bulundu.
Konuşmasına piyasaların içinde bulunduğu durumu ve makroekonomik gelişmeleri değerlendirerek başlayan Bilgehan, ekonomide yaşanan sıkıntıların görünüşte ekonomik gibi görünse de temelinde idari, siyasi ve jeopolitik nedenler barındırdığını belirtti. ABD-İran gerilimiyle petrol fiyatlarının yeniden hareketlendiğini hatırlatan Bilgehan, bütçe açığının gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 3.5-4 bandına oturduğunu, faiz yükünün büyüyerek maliye ve enflasyon üzerinde eş zamanlı baskı oluşturduğunu ifade etti. Enerji faturasındaki artışların doğrudan enflasyona yansıdığını kaydeden Bilgehan, dış ticaretteki bozulmaya da dikkat çekerek, temmuz ayında ihracatın yüzde 2.9 artışla 25.6 milyar dolar, ithalatın ise yüzde 5.2 artışla 33 milyar dolar olduğunu, dış ticaret açığının 7.3 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirtti. Ocak-temmuz döneminde ise dış ticaret açığı yüzde 8.2 artışla 60.5 milyar dolara ulaştı.
"Enflasyonda Patinaj Çekiyoruz"
Türkiye'nin yüzde 31-32 yıllık enflasyon oranıyla dünyanın önde gelen enflasyonist ülkeleri arasında yer aldığını vurgulayan Bilgehan, TÜFE'nin uzun süredir yüzde 30-33 arasına sıkıştığını söyledi. 2025 temmuzunda yüzde 2.06 olan aylık enflasyonun bu yıl 1.78 olarak gerçekleştiğini, ancak yılın ilk 7 ayının geçen yıldan daha kötü olduğunu belirten Bilgehan, "Geçen yıl yüzde 19.08 olan enflasyon oranı bu yıl yüzde 19.86 oldu. Enflasyonda yerimizde sayıyoruz, olumlu bir gelişme maalesef yok" dedi.
Yunanistan ve Bulgaristan gibi komşu ülkelerdeki düşük enflasyon oranlarına dikkat çeken Bilgehan, Merkez Bankasının 2026 yılı için yüzde 16 olarak öngördüğü enflasyon tahminini yüzde 28'e revize ettiğini hatırlatarak, "Afrika ülkelerinde, Arjantin'de, Venezuela'da yaşanır bu oranlar. Çok şükür biz savaşmıyoruz, peki biz ne yapıyoruz?" diye sordu.
"İhracatçı Yüksek Faiz ve Düşük Kur Kıskacında"
Mevcut tablonun ihracatçıyı zor durumda bıraktığını ifade eden Bilgehan, ilk 7 ayda enflasyon yüzde 20 iken kur artışının sadece yüzde 10'da kaldığını belirtti. Kurun kademeli olarak artırılması gerektiğini vurgulayan Bilgehan, tekstil başta olmak üzere pek çok sektörde pazar kaybedildiğini belirterek şu uyarıda bulundu:
"Şimdi yeni söylem 'çalışarak batıyoruz'. Turizmde de işlerin o kadar iyi gittiği söylenemez; zira ihracatın baskılandığı ve ithalatın cazip hale geldiği bir dönemdeyiz. Ülke olarak pahalıyız, Kapıkule'nin öbür tarafına geçenler bunu yakinen görüyor."
Merkez Bankası politika faizinin yüzde 37'de tutulduğunu, piyasa katılımcılarının yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 29'a, büyüme beklentisinin ise yüzde 3.1'e gerilediğini aktaran Bilgehan, yıl sonu cari açığın 49 milyar dolar olarak bekendiğini ifade etti. Kısa vadeli portföy ve borçlanma ağırlıklı gelen dış paranın ekonomiyi küresel risk iştahına ve carry trade'in insafına bıraktığını vurgulayan Bilgehan, politika faizinin tek başına yeterli olmadığını, kaynağı parasal olmayan bir problemin sadece para politikasıyla çözülemeyeceğini belirtti.
"Finans Akışı Durdu, Konkordato ve İflaslar Artıyor"
Seçim dönemi çalışmaları kapsamında 200'den fazla firmayı ziyaret ettiğini belirten Bilgehan, piyasalarda ciddi bir para sıkıntısı yaşandığını söyledi. Yüksek faiz nedeniyle bankalardan finans sağlama imkanının zorlaştığını ve finans akışının durduğunu ifade eden Bilgehan, karşılıksız çek ve senetler, konkordato kararları ile iflas eden firmaların sayısının giderek arttığını kaydetti. Merkez Bankasının aylık kredi genişlemelerini sınırlaması nedeniyle bankaların çoğunlukla eski kredileri yenilemekle yetindiğini belirten Bilgehan, KOBİ'lerin bono, tahvil, sukuk veya halka arz gibi alternatif enstrümanlarla nakit sağlayabileceği mekanizmalardan yoksun olduğunu, sistemin en büyüklere göre dizayn edildiğini ifade etti.
İşletmeler için açıklanan 100 milyar TL'lik nefes kredisi paketinin olumlu bir adım olduğunu ancak şube başına düşen kullanım imkanının oldukça kısıtlı kaldığını belirten Bilgehan, borca ve faize dayalı finans mimarisinden kurtulunması gerektiğinin altını çizdi.
"Alternatif Finansman Çözümleri Geliştirilmeli"
Sürdürülebilir finansmanın iki önemli boyutu bulunduğunu söyleyen Bilgehan, yeşil ve çevre dostu finansmanın yanı sıra sosyal fayda sağlayan projelerin (eğitim, sağlık, konut) düşük maliyetle finanse edilmesinin önemine değindi. Fintech ekosisteminin Türkiye'de henüz yeterince gelişmediğini vurgulayan Bilgehan, gelişmiş ülkelerde milyarlarca dolar fonlama sağlayan kitlesel borç verme platformlarının Türkiye'de faaliyete geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Konuşmasının sonunda Türkiye'nin jeopolitik konumuna ve dış politikadaki kritik rolüne değinen Rasim Bilgehan, savunma sanayiinde olduğu gibi ekonomide de güçlü adımlar atılması gerektiğini belirterek,
"Yıllık cari açığın Nisan 2026 itibarıyla yaklaşık 37 milyar dolara ulaşması ve kısa vadeli borç ödemeleri, Türkiye'yi sürekli küresel sermaye piyasasının kapısında tutuyor, ekonomik sorun beka sorununa dönüyor. Ticaret barışı getirir, barış da ticareti; bu çark böyle döner"
diyerek sözlerini tamamladı.
- EDİTÖR
- ÖZEL HABER/RÖPORTAJ
- BAYRAMPAŞA
- İSTANBUL









