ÜST MANŞET
HEMŞİRE BAŞINA DÜŞEN HASTA SAYISI MECLİS GÜNDEMİNE TAŞINDI
Hemşirelerin sorumlu olduğu hasta sayısına ilişkin bağlayıcı bir üst sınır bulunup bulunmadığı soruldu.
Kamu hastanelerinde hemşire başına düşen hasta sayısı ve personel yetersizliği TBMM gündemine taşındı. Yazılı soru önergesinde servis, yoğun bakım ve acil servislerdeki mevcut hasta-hemşire oranlarının açıklanması ve hemşirelerin sorumlu olduğu hasta sayısına ilişkin bağlayıcı bir üst sınır bulunup bulunmadığı soruldu.
Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesiyle gündeme gelen konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken, hastanelerde artan iş yükünün hem sağlık çalışanlarının çalışma koşulları hem de hizmetin niteliği açısından ele alınması gerektiğini söyledi. Akarken, hemşire sayısının hizmet ihtiyacına göre planlanmasının önemine dikkat çekti.
Hemşirelerin hasta yükü gündemde
Hastanelerde hemşirelerin sorumlu olduğu hasta sayısının birimlere ve personel durumuna göre değişmesi, sağlık çalışanlarının iş yükünü de etkiliyor. Bazı servislerde bir hemşirenin 20-25 hastadan sorumlu olduğu yönündeki iddialar gündeme gelirken, bu rakamın Türkiye genelindeki resmi ortalamayı ifade etmediği belirtiliyor. Soru önergesinde, mevcut hasta-hemşire oranlarının resmi verilerle ortaya konulması istendi.
Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken, “Hemşirelerin sorumlu olduğu hasta sayısının artması, sağlık çalışanlarının iş yükünü doğrudan etkiliyor. Personel yetersizliği nedeniyle mevcut çalışanların daha fazla hastaya hizmet vermek zorunda kalması çalışma koşullarını zorlaştırıyor. Hastanelerin personel ihtiyacının belirlenmesinde hasta yoğunluğu ve görev yapılan birimin özellikleri dikkate alınmalı.” diye konuştu.
Hastaneler arasında çalışma düzeni farklılaşıyor
Hastaneler arasında çalışma çizelgelerinin farklılık göstermesi de sağlık çalışanlarının iş yükünü etkileyen başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Bazı hastanelerde acil, yoğun bakım ve palyatif bakım hizmetleri 24 saatlik çalışma çizelgeleriyle yürütülürken, bazı hastanelerde 8 saatlik çalışma ve nöbet usulü uygulanıyor. Çalışma düzenindeki bu farklılıkların, personelin bedensel ve ruhsal açıdan yıpranmasına neden olabildiğine dikkat çekiliyor.
Hemşirelik hizmetlerinin yanı sıra laboratuvar ve radyoloji birimlerinde yaşanan personel eksikliği de iş yükünü artırıyor. Özellikle bazı ilçe hastanelerinde laboratuvar hizmetlerinin, sayıca yetersiz biyolog ve teknikerlerin sorumluluğunda yürütülmesi, işlerin planlı ve programlı şekilde ilerlemesini güçleştiriyor. Personel sayısının hizmet yoğunluğuna göre belirlenmemesi, mevcut çalışanların üzerindeki yükün artmasına neden oluyor.
Haber Editörü
Haber Merkezi
- EDİTÖR
- ÖZEL HABER/RÖPORTAJ
- BAYRAMPAŞA
- İSTANBUL












