13 Eylül 2025 günü bir şafak operasyonuyla gözaltına alınan, daha sonra tutuklanan ve tedbiren görevden uzaklaştırılan Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu, 10 Şubat’ın özel bir gün olduğunu belirten bir mesaj yayımladı:
"151 Gündür Esaret Altındayız"
"Bugün 10 Şubat Salı, esaretimizin 151. günü; 151 gündür ben ve arkadaşlarım esaret altında tutuluyoruz. Ben ve bazı arkadaşlarım tek kişilik hücrelerde, bazı arkadaşlarım ise 40-50 kişilik koğuşlarda tecrit altındayız. 151 gündür bizler buralarda mağduruz, ailelerimiz ise dışarıda mağdur…
Artık hayatımız monoton hale geldi. Sabah 08:00’de kalk, 08:15’te avlu kapısı açılır, saat 18:00’de avlu kapısı kapanır, 20:10’da sayım, 00:00’da herkes içeride kapılar kapanır; zaman zaman görüşe gelenlerimiz olur şeklinde süreç dönüp duruyor.
Ayda bir tutukluluğun gözden geçirilmesi incelemesi yapılır, neden yapıldığını da anlamış değilim. 2 m²’lik küçük bir bölüme giriyoruz. Önümüzde bir masa, üstünde bir bilgisayar ve kamera; bu şekilde yaklaşık 2 saat bekletiliyoruz. Sonunda başlıyor; söylenen tek şey: 'Hasan Mutlu, tutukluluğunuzun devamına karar verilmiş, söylemek istediğin bir şey var mı? Sanırım suçlamaları reddediyorsun, tamam çıkabilirsin.' Hepsi bu…
"Suçlamaları Reddediyorum, Adalet Tecelli Edecek"
Ara sıra avukatlarımdan veya haberlerden öğreniyorum; belli ki bu mağduriyete dayanamayıp iftira atıp kurtulma yolunu seçenler oluyor veya suça bulaşmış ama üzerimize yıkmaya çalışarak kurtulmaya çalışanlar oluyor. Haberlere yansıyan yalanlara baktığımda, bu iftiraların nasıl atılabildiğine inanamıyorum.
Gizlilik kararı olan dosyada basına ve medyaya yansıyan iddialara bakıldığında; üzerimize neden bu kadar oyun oynandığını, bu hırsın sebebini anlamakta güçlük çekiyorum. Aslında içeride mağduruz ancak özgürüz. Yalanın ve iftiranın kölesi olmaya çalışanlar ise özgürlükleri ile kumar oynadıklarının farkında değil. Ne diyebiliriz ki; herkes kendine yakışanı yapar ancak doğrular ve gerçekler gizlenemez, delilsiz suç olmaz, adalet er geç tecelli eder…
Oğluna Duygusal Mesaj: "Dik Durmayı Bu Yaşta Öğrendin"
Bugün içimde ayrı bir heyecan, ayrı bir duygu var; bugün biricik oğlum Abdullah Bahri’nin doğum günü… Şimdi onun yanında olmayı; onu kutlamayı, sarılıp koklamayı ve öpmeyi çok isterdim. Her zamanki gibi, 'Benim hediyemi aldın mı oğlum?' diyerek espri yapıp sonra hediyesini vermeyi çok isterdim. Bir mutlulukla başını öne eğip gülümsemesini görmeyi ne çok isterdim.
Sevgili oğlum, nice mutlu yaşlar diliyorum sana. Şimdi 17 yaşındasın, gençliğinin baharında erken mücadele etmeye başladın. Daha önce yaşamadıklarını yaşadın. Haksızlık ile, hukuksuzluk ile, yalan ve iftiralar ile bizlere yapılanları gördün. Benim canım oğlum; bu yaşta direnmeyi, dik durmayı ve mücadeleyi öğrendin birtanem. Seni çok seviyorum oğlum. Daha güzel nice yaşlar geçirmen dileğiyle; babanı ve babanla birlikte bu zindanlarda dimdik durabilen dostları asla unutma…"
İstanbul
10.02.2026