Sevgili Hemşehrilerim,
İftiracıların, işbirlikçilerin, haksız menfaat peşinde koşanların ve kötü niyetli odakların kumpasları çöktükçe gerçekler gün yüzüne çıkmaktadır. “Hasan Mutlu’ya verdim de kurtul (!)” şeklindeki yönlendirmelerin yeni örneklerini görsek de, kimin neyi amaçladığı artık herkesçe bilinmektedir.
Geçtiğimiz ay sosyal medyaya ve haber kaynaklarına yansıyan kayıtlar, şahsıma ve belediyemize karşı kurulmaya çalışılan oyunun nasıl planlandığını açıkça ortaya koymuştur. Savcılığa gitme telkinine karşı "Blöf mü yapacağım?" diyenlerin; "Elimde veri yok ama bir şeyler bulalım, Hasan Mutlu’yu içeri aldıralım" şeklinde konuşanların rüşvet suçlamalarından kurtulmak için şahsımı hedef seçtikleri gün gibi ortadadır. Bu kayıtlar soruşturma dosyasına sunulmuş, iftira atanlar hakkında gerekli suç duyuruları yapılmıştır.
Aylarca haksız yere tutuklu kalan masum insanların psikolojilerini bozarak, onları ailesinden ve sevdiklerinden uzak bırakarak, maddi ve manevi zorluklar içinde özgürlüklerini ellerinden alarak adeta bir tecrit yaşatmak adalete sığmaz. Bu zorlu süreçte kişilere özgürlüğü bir ödül gibi sunarak, onlardan asılsız iddialarda bulunmalarını beklemek hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. Mağdurların içeride, suçluların dışarıda olduğu bu tablo elbet değişecek; adalet er geç tecelli edecektir.
Şu an bazı yandaş medya organlarında ve sosyal medya hesaplarında yürütülen algı operasyonlarının içi boştur. Şahsım, hukuksuz ve haksız hiçbir davranışın içinde yer almamıştır. Görüntülerde yokum, konuşmalarda yokum, konunun hiçbir tarafında yokum. Hal böyleyken beni suçun odağına yerleştirmeye çalışmak beyhude bir çabadır.
Gizlilik kararı olan dosyadan bazı ifadelerin servis edilmesiyle masumiyet karinesi ihlal edilmekte ve lekelenmeme hakkı yok sayılmaktadır. Aleyhimdeki sözde deliller gerçeklikten uzak olduğu gibi, lehime olan sayısız delil ise görmezden gelinmektedir. Görevden alınanların, husumet besleyenlerin ve menfaatleri zedelenenlerin iftiraları incelendiğinde; bu kişilerin suçlarını başkalarına yıkarak kurtulmaya çalıştıkları görülecektir. Bayrampaşa Belediyesi’ne ve şahsıma karşı komplo kuranların iddialarına itibar edilmesi büyük bir acziyettir.
Alnım ak, başım diktir! Hiçbir suçum yoktur. Suçsuz olduğuma dair sayısız delil varken bizleri tutuklu bulundurmak, Bayrampaşa halkının iradesine ipotek koymaktır. Geçici olarak görevden uzaklaştırıldığım bu dönemde, bazı kişilerin halktan almadıkları yetkiyle belediyecilik yapmaya çalışmaları milli iradenin yok sayılmasıdır.
Dostlarımın, yakınlarımın ve şahsımın gücünü kırmak, canımızı yakmak için başvurulan bu "araç tutuklamalar" amacına ulaşamayacaktır. Bu karanlık günler elbette geçecektir. İddianame hazırlandığında ve deliller ortaya çıktığında, kimin suçlu kimin tertemiz olduğu görülecektir. O gün Bayrampaşa sokaklarında yine halkımızla kucaklaşacak; daha güzel, daha güçlü ve daha MUTLU yarınlara kavuşacağız.
İstanbul
07.02.2026