Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
BAYRAMPAŞA’YA İNEN ŞAFAK: 13 EYLÜL’ÜN KARANLIK SABAHI

BAYRAMPAŞA’YA İNEN ŞAFAK: 13 EYLÜL’ÜN KARANLIK SABAHI

“Hatalarımız olabilir ama şerefsizliğimiz yoktur. Eğer bir şerefsizliğimi görürsen yazmazsan sen şerefsizsin.”

TARİH: 14.09.2026 01:38
Son Güncelleme: 13.09.2026 01:41

Günlerden 13 Eylül Cumartesi. Sabahın ilk ışıklarını görmeye hazırlanırken, sabah namazının manevi ikliminde geziniyordum ki dostum Mersin Balkan’dan telefon geldi. Kısık ve acılı bir sesle “Duydun mu?” dedi. Sabahın seher vakti gelen bu telefonun şaşkınlığı içinde “Ne oldu?” diye sorabildim.

Şafak operasyonu başlamıştı; başta Belediye Başkanı Hasan Mutlu dahil onca kişi evlerinden toplanıyordu. Hasan Mutlu kesin alınır ama belki bir umut kıymetli dostum Atilla Özen alınmaz diye düşünerek onu aradım, ancak telefonu kapalıydı. Belli ki o da alınanlardandı. Hani insan bazen kilitlenir kalır ya, öyle oldum. Kimi arasam diye düşünürken, zorda olsa Sevgili Safiye Mutlu’yu aradım. Zor bir soruydu ama “Duyduklarım doğru mu?” diyebildim. Dik ve onurlu bir sesle “Doğru” dedi.

Daha konuşacak bir şey yoktu. Normalde namaz sonrası biraz daha yatar, ardından kahvaltı yapıp işime giderdim ama o anda ne uyku ne de kahvaltı düşünme zamanıydı. “Siyasi operasyon Bayrampaşa’ya geldi” başlığıyla kısa bir haber yaparak, hem meslek icabı hem de dostların yanında olmak adına yola çıktım. Safiye Mutlu “Okula geçiyorum abi” demişti. Doğruca okula geçtim. Orada birkaç kişi ile birlikte Safiye Mutlu vardı. Gözler nemli, duruşlar dikti. O kucaklaşma herhalde insan hayatında ender rastlanan bir kucaklaşmaydı. Herkes birbirini teskin etmeye ve ikna etmeye çalışıyordu.

Sonra belediye önüne geçtim; olayları takip etmeye başlamıştık. Belediye önü ana baba günüydü. Polis araçları ve çevik kuvvet memurları tüm alanda tedbir almış, belediyeye kimsenin girmesine izin verilmiyordu. Tam bir yıl önce 13 Eylül Cumartesi günü, gelecekte bazılarının yüzünün kızaracağı, bazılarının ise sevinç yaşayacağı bir günün başlangıcıydı. Şimdi bir yıl sonra, 13 Eylül günü yalnız bu sene Pazar gününün rehavetli ve kasvetli bir sabahında, bir yıldır tutsak edilen dostları anarak başlıyoruz.

KUMPASLAR VE ÇİLE ÇEKEN KAHRAMANLAR

Bir yıl önce bir hikaye yazılıyordu; bazılarının kumpaslarıyla, bazılarının iftirası ve yalanlarıyla sarmaş dolaş olan bir hikaye... Bu hikayenin belki de en masum insanları, tüm iyi niyetlerinin suiistimal edildiği, kumpasların üstlerine kurulan Hasan Mutlu ve Atilla Özen’di. Bu hikaye gelecekte “çile çeken kahramanlar” olarak anılacak, dost meclislerinde anlatılacak ve çocuklara masal gibi aktarılacaktı.

Bu hikayenin kahramanlarından Atilla Özen; mütevazı ve vakarlı duruşu, sakin, toparlayıcı konuşması ve hukukun üstünlüğüne inanıp hukuk ilmini hatmetmiş birisidir. Beş yıl meclis üyeliğinde, bulduğu her yanlışı ortaya koyarak kamuyu bilgilendiren ve yanlışın düzelmesini sağlayan biriydi. Atıldığı iddialara kimsenin inanamayacağı bir karakterdi.

İddianamenin örgüt lideri diye gösterdiği ve hikayenin tamamını gölgeleyen ise Hasan Mutlu’ydu. Hasan Mutlu’nun benim gibi binlerce insanın hayatında ayrı bir yeri vardır. Kim demiş ki anlattığı derdine çare olmasın? O, hayır diyememe zaafıyla, derdi olan herkese “Tamam, bakarız” sözlerini sarf etmiştir. Hatta bu “Tamam, bakalım, birlikte yöneteceğiz” söylemleri başına bela olmasına rağmen, sivil hayatındaki bu yönünü başkanlıkta da sürdürdüğünü herkes bilir. Nereden bilirdi ki birilerinin onun bu iyi niyetini istismar edip kumpaslar kuracağını?

Seçim sonuçları Hasan Mutlu ve ekibini belediye yönetimine getirmişti. 30 yıllık iktidar devrilmiş, Bayrampaşa’da yeni bir başlangıç yapılmıştı. Fakat dört koldan saldırılar ve baskılar açık beyan görülüyordu. Bir taraftan kumpas kuranlar, bir taraftan menfaatler peşine düşenler sahadaydı.

7. Katın Sırları ve Gazetecilik Anlayışı

Seçimler öncesi dosttuk, çat kapı mekanıan girerdik ama artık protokol gereği çat kapı gitmek olmazdı; o densizlik bize yakışmazdı. Gereğini yaptık, “Hayırlı olsun” dedik ve ondan sonra uzunca bir görüşmeme süreci başladı. Belki o benim gelmemi, yanında olmamı istiyordu; belki ben “Gel” demesini bekliyordum ama ben kararlıydım, o çağırmadan makama çıkmayacaktım. Onu bilmem ama ben o senli benli konuşmalarımızı çok özlüyordum.

Meslek gereği yaptıklarını haber yaptığımız gibi, yanlış gördüklerimizi de eleştiriyorduk. Her zamanki kaderimiz gibi yine alnımızda “Muhalif” damgası duruyordu. Oysa ben bir gazeteci olarak ne muhalif ne de yandaştım. Yanlış gördüğümde eleştiren, yanlış yapıldığında savunan bir tavrım, bir anlayışım vardı. Eleştiri uyarıdır, eleştiri dosttan gelir; ama bunu anlatmak çok zordu. 7. kata çıkanlar bunu anlamıyordu, ta ki o kattan ininceye kadar...

14 ay geçtikten sonra oturabildik. Belki biraz kırgınlık, belki biraz mutluluk vardı ama bir gerçek, güzel şeylerin kapısını aralıyordu. Belki de o 14 ayın bir hikmeti vardı, takdir eden bir irade vardı. Hasan Mutlu, Atilla Özen ve ben oturduğumuzda ona şunu sormuştum:

  • “Yakanda paçanda dolaşan, her şeyi güzel gösteren, alkışlayan bir gazeteci mi istiyorsun, yoksa gerektiğinde eleştiren, gerektiğinde savunan bir gazeteci mi istiyorsun?” Bana, “Beni bile eleştirebilirsin” dedi. “Ben de onu yapıyorum” karşılığını verdim. “Sorun yok o zaman” diyerek meseleyi kapatmıştık.

Kirli Siyaset ve Kaçak Kafe Kumpası

Artık çalkantılı dönemler başlamıştı. Etrafını saran akbabalar teker teker kanat çırpıp kendilerini gösteriyorlardı. Daha sonra yalanlar, iftiralar ve kumpaslarla dolu bir dönem başladığı ayan beyan ortaya çıkacaktı ama o an için kimin ne dediği belli değildir. Yine iş başa düşmüştü. Geçmiş dönemlerde kurulan kumpaslar ve yapılan saldırılar karşısında savunma refleksini yeniden göstermeye başladık. Her söyleneni araştırıp yayınlıyorduk.

Bayrampaşa bir Güneş Motel vakası ile karşı karşıyaydı. İki meclis üyesi istifa etmiş, “Hadi iki daha ettirip meclisi ele geçirelim” planları yapılıyor ve olası bir operasyonda başkan vekilliği için birilerinin ağzı sulanıyordu. Bayrampaşa kirli siyasetin başşehri olmuştu; biz kirli siyaseti ortaya döktükçe bazıları içlerinde olanları temizlemek yerine bize karşı tavır alıyordu.

Operasyon ağır adımlarla kapıya yaklaşılıyordu. Bir sürü dedikodu dalga dalga serpiliyordu. Dedikodular yayıldıkça boş durmak olmazdı; bazı konuları Atilla Özen’den, bazı konuları Hasan Mutlu’dan dinlemeye başladım. Her tarafa yaymaya çalıştıkları —daha sonra sözleşme yalanları, 3 milyon ve %25 yalanları olduğu ortaya çıkan— Kaçak kafe sürecini Atilla Özen belgeleriyle anlatmıştı. Süreci belediye yasaların verdiği yetkiyle ihale açarak yürütmüştü ama sonuçta bir “gecekondu” ile suçlananlar Atilla Özen ve Hasan Mutlu olmuştu. İddianamede bir numaraya konulduğu gibi en büyük kumpas oradaydı. Kumpasın içinde kimler var kimler...

Hatalar Olabilir, Şerefsizlik Asla

Bu çalkantılı dönemde ne olup bittiğini anlamaya çalışırken sık sık bir araya gelmeye başlamıştık. Benim nasıl bir yazar olduğumu, en yakın dostum, arkadaşım hatta kardeşim bile olsa doğruya doğru, yanlışa yanlış diyeceğimi bilen Hasan Mutlu, bir görüşmemizde şu tarihi lafı söylemişti:

  • “Hatalarımız olabilir ama şerefsizliğimiz yoktur. Eğer bir şerefsizliğimi görürsen yazmazsan sen şerefsizsin.”

Bu çok ağır bir sözdü. Bugün gizlenebilir ama yarın bir şekilde ortaya çıkar. Bu söz, atılan ağır iftiraların yalan olduğuna beni bir kez daha inandırdı.

Ve 13 Eylül geldi çattı. Akabindeki bir yıl içinde iddia edilen birçok şey yalan çıktı. Bir yıl sonra hazırlanan iddianame gösteriyor ki, gerçekten de ileri sürülen iddiaların hepsi boşa çıktı. Gerek sözlü olarak gerekse ifadelerde açıkça yalan beyanlar olduğu görüldü. Ben şunu bilirim: Yanlışa yanlış, doğruya doğru denilmeli. Kimi kumpasın içinde yer aldı, kimi de kendini kurtarmak için yalanlara ve iftiralara sığındı. Peki, bu bir yıldır tutsak hayatı yaşayan, çile çeken insanların vebalini nasıl çekecekler?

 

 

187. Sayı Ağustos 2026

186. Sayı

185. SAYI

184. Sayı

183. Sayı

182. Sayı

181. Sayı

180. Sayı

179. Sayı

178. SAYI

177. Sayı

176. Sayıya

Reklam

Video Galeri 1

Basın Toplantısı
30 AĞUSTOS
Bayrampaşa Gündem Gazetesi Ordulular Derneğine Plaket taktimi
MİLLET PARTİSİ 11. OLAĞAN KURULTAYI
Evde Kal
DENİZLİ
Tüm videolar...

Foto Galeri

SINAV NAYRAMPAŞA
MOZAİK FOLKLOR
KÜLÜPLER İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU
BAYRAMPAŞA´DA KASTAMONU RÜZGARI
MHP BAYRAMPAŞA´YA KADINLAR
BAYRAK
MEHMET CEYLAN

Haber Editörü

MEHMET CEYLAN

mceylan4262@gmail.com
Reklam

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.BEŞİKTAŞ A.Ş. 5 4 1 0 8 12
2.GALATASARAY A.Ş. 4 3 0 1 6 10
3.KOCAELİSPOR 4 3 1 0 2 9
4.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 5 3 2 0 1 9
5.CORENDON ALANYASPOR 5 2 1 2 1 8
6.TRABZONSPOR A.Ş. 5 2 2 1 4 7
7.ARCA ÇORUM FK 5 2 2 1 2 7
8.AMED SPORTİF FAALİYETLER 4 2 1 1 2 7
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 4 2 1 1 2 7
10.GENÇLERBİRLİĞİ 4 2 1 1 -3 7
11.FENERBAHÇE A.Ş. 4 2 2 0 2 6
12.KASIMPAŞA A.Ş. 4 1 0 3 1 6
13.İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 4 1 2 1 0 4
14.SAMSUNSPOR A.Ş. 5 1 3 1 -5 4
15.ERZURUMSPOR FK 5 1 3 1 -9 4
16.TÜMOSAN KONYASPOR 5 1 4 0 -4 3
17.EYÜPSPOR 5 1 4 0 -6 3
18.GÖZTEPE A.Ş. 5 0 3 2 -4 2