Başlık
BAYRAMPAŞA BELEDİYESİ ŞİKAYETÇİ OLMUŞ: GÜLERİM BU HALLERİNE!
Bir süredir devam eden uzaktan tehditler, nihayet eyleme dönüştü.
Bilindiği gibi geçtiğimiz günlerde; Sabri Akpınar Parkı, Tuna Spor ve belediye üçgeninde dönen olayları kaleme almıştık. Yazımızda şu soruları yöneltmiştik:
“Parkın içinde yer alan tesislerin hepsi neyin karşılığında verildi?, Bu yol neden kapatıldı?, 250 m² olarak planlanan yapı neden iki katına çıkarıldı? Bu kaçak yapıya kim izin veriyor?, Taş döşemeli bunca alan varken, dondurma kulübesi neden yeşil alanın ortasında? Bu büfe kime çalışıyor?”
Bu soruların yanı sıra kamuoyunda geniş yankı uyandıran iki iddiayı da gündeme getirmiştik:
"Belediye başkan vekili hemşericilik yaparak Sabri Akpınar Parkı’nı tahsis etti ve bu süreçte 3 milyon TL’lik bir para döndü.
Bu iddialar doğru mudur? Hemşericilik yaparak kamunun kullanacağı bir alanı tahsis etmek ve eğer iddia edildiği gibi ortada 3 milyon TL’lik bir meblağ varsa, bu kimler arasında dönmüştür? Bu durum açıkça bir suç teşkil etmiyor mu?”
Biz bu haberi yayınladıktan sonra, özellikle Tuna Spor Başkanı Mustafa Altuntaş kimi görse, “Savcıyla konuştuk, savcılığa verdik; böyle yazılar yazmasın,” şeklinde uzaktan mesajlar göndermeye başladı.
Biz de Sabri Akpınar Parkı içinde yaşananları, 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında resmiyete dökmek adına Bayrampaşa Belediyesi’ne bir dilekçeyle başvurduk. Dilekçemize gelen resmi cevap, Tuna Spor lokali ve dondurma büfesinin işgalci olduğunu açıkça ortaya koydu!
Tam bu süreçte Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Büro Amirliği’nden ifade vermek üzere bir davet aldım. Suçlama: “Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma”. Şikayetçi ise Bayrampaşa Belediyesi.
KORKU DUMANLARI BACAYI SARMIŞ, YEDİNCİ KATA ULAŞMIŞ!
Daha önce de defalarca belirttik. 2007 yılından bu yana sürdürdüğümüz yayın hayatımızda en çok dikkat ettiğimiz husus; kimseye hakaret etmemek, yalan yanlış haber yaymamak, kişisel olgulara dokunmamak ve yüzümüzü kızartacak tek bir haber ya da yoruma imza atmamaktır. Her zaman söyleriz: Biz kişilerin özel hayatlarıyla, kişilikleriyle ya da partileriyle ilgilenmeyiz; bizi yalnızca icraatları ilgilendirir. Yanlış yapıyorlarsa karşılarında durur, doğru yapıyorlarsa da savunuruz. En bariz özelliğimiz ise en sert eleştirdiğimiz yöneticinin elini sıkabilmemizdir.
Haberler bilgi ve belgelerle net bir şekilde yapılır. Eğer belgesi olmayan veya belgelendirilmesi o an için mümkün olmayan ancak kamuoyunda yüksek sesle konuşulan bir mesele varsa, bu durum bir "iddia" olarak muhataplarına sorulur.
Şimdi bakıyoruz; siyasi rüşvetlerle yönetime gelen başkan vekili ve ekibi, tüm bilgi ve belgeleri elimizde olan bir alanı haberleştirdik diye hakkımızda suç duyurusunda bulunmuş. Elbette bulunabilirsiniz; ancak bu durum tam anlamıyla “Yarası olan gocunur” atasözünün karşılığıdır. Biz o haberde yalnızca kamuoyunda dolaşan iddiaları sorduk.
- 1. İddia (Hemşericilik): Kamuoyunun bu şekilde düşünmesinden daha doğal bir şey olamaz. Zira Belediye Başkan Vekili, Başkan Yardımcısı ve Kulüp Başkanı Trabzonlu.
- 2. İddia (3 Milyon TL): Evet, gözle görülse bile ispatı hukuken zor bir olay. Fakat bu kadar geniş bir alanın tahsis edilmesi ve bunun halk arasında konuşulması gösteriyor ki ortada bir bilgi sızıntısı var. Ne derler bilirsiniz: “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.”
Peki şimdi ne olacak? Bir taraftan hakkımızda suç duyurusunda bulunurken, diğer taraftan 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında bize verdikleri resmi cevapla kendi kendilerini yalanladılar ve bizim haberimizi doğruladılar!
ELEŞTİRİYİ HAZMEDEMEYEN, SİYASETÇİ OLAMAZ!
Daha önce de yazdık, yine açıkça ifade ediyoruz: Eleştiri insanı olgunlaştırır, tenkitte bereket vardır. Eleştiriyi hazmedemeyenler de ise yalnızca kibir, bencillik ve egonun esareti bulunur!
Eğer bir eleştiride hakaret ve iftira yoksa, ona tahammül edemeyen kişilerin mutlaka gizlemeye çalıştıkları bir eksikliği, örtbas etmek istedikleri bir açığı veya bir suçları vardır. Eksiklerini ve günahlarını kapatmak için ellerindeki makam gücünü bir baskı unsuru olarak kullanmaya kalkışırlar. Ama bilmezler ki, altlarındaki o koltuklar ve güç bir yere kadar geçerlidir; günün sonunda hak her zaman yerini bulur!
Eleştiriyi hazmetmeyenler aslında bize şunu fısıldıyor: “Biz arkada her türlü kirli siyaseti, siyasi, ayni ve nakdi menfaat ilişkilerini döndürelim; haddimizi aşan işlere imza atalım ama siz susun, görmeyin, duymayın, yazmayın!”
Bizi tehdit etseniz de aba altından sopa gösterip çocuk gibi küserek selamı kesseniz de gazetelerimizi toplatıp çöpe atsanız da şikayetçi olsanız da... Biz doğruya doğru, yanlışa yanlış demeye son nefesimize kadar devam edeceğiz! Çünkü yazılarımızda hakaret yok, iftira yok. Yazdığımız hiçbir şeyden korkumuz yok ve her bir kelimenin, her bir satırın sonuna kadar arkasındayız! Biz yazdıklarımızdan sorumluyuz; kimin neyi, nasıl anlamak istediğinden değil.
Burada küçük bir tavsiyede bulunmak isterim. Şu an yönetimde olan isimlerin hepsi bizim dostumuz. Önceki dönem Belediye Başkanı, kıymetli ağabeyimiz Atila Aydıner’e ve seçilmiş belediye başkanı Hasan Mutlu’ya da söylediğim bir söz vardır: “Eleştiri dosttan gelir. Doğruda olduğu gibi yanlışı da alkışlayan, yanlışı göstermeyen dost olamaz; aksine kötülük yapar.”
Hani güzel bir sözümüz vardır; "Birbirini yıkayan iki el gibi olun" diye... Kıymetli dostum Atilla Özen’e de zamanında şunu ifade etmiştim: “Şu an yaşananlar tamamen bir iletişim eksikliğidir. Biz gazeteci olarak görevimizi yapıp yazacağız, sizler de yöneticiler olarak icraat üretecek ve yapılan eleştirilere şeffafça cevap vereceksiniz.”
Evet, iletişim eksikliği olayları tek taraflı bir çatışmaya taşır. Biz ise sadece kamu yararının ve gerçeğin tarafındayız.
LİG TABLOSU
- Pazar 27 ° / 22.1 ° Güneşli
- Pazartesi 27.6 ° / 20.8 ° Güneşli
- Salı 28.3 ° / 20.8 ° Güneşli









