Menü Bayrampaşa Gündem Gerçek Gazetecilik
Siyami BOYLU

Siyami BOYLU

Tarih: 08.06.2026 21:01

GÜVEN VARSA HUZUR DA VARDIR

Facebook Twitter Linked-in

Uganda’da yapılan bazı gözlemler, bolluk içinde yaşayan şempanzelerin zamanla birbirlerine karşı daha saldırgan ve düşmanca davranışlar sergileyebildiğini ortaya koymuştur. Bu durum, sadece hayvanlar âlemi için değil, insanlık için de düşündürücü bir tablo ortaya koymaktadır. Çünkü bugün bizler de çokluğun ve bolluğun insanı şımarttığı, paylaşma duygusunu zayıflattığı bir çağda yaşıyoruz.

Eskiden insanların serveti bugünkü kadar değildi; ancak gönülleri daha zengindi. Bir söz, senetten daha kıymetliydi. İnsanlar verdikleri sözü namus bilir, borçlarını belirlenen vakitte ödemek için gayret ederdi. “Harman veresesi”, “kurban veresesi” gibi tarihler herkes tarafından bilinir, borçlar o günlerde ödenirdi. Ticaretin temeli güven üzerine kuruluydu.

Bugün ise sözün yerini çekler, senetler ve kalın sözleşmeler aldı. Ne var ki buna rağmen ödenmeyen çekler, karşılıksız senetler ve yerine getirilmeyen taahhütler her geçen gün artıyor. Demek ki mesele evrakın çokluğu değil, insanın doğruluğudur. Çünkü dürüstlük kaybolduğunda en güçlü teminatlar bile güveni sağlayamaz.

Atalarımız, “Doğruluk en büyük sermayedir” derdi. Gerçekten de ticaretin ruhu paradan önce güvendir. Güvenin olmadığı yerde alışveriş vardır ama bereket yoktur. Kazanç vardır ama huzur yoktur. Mal vardır ama mutluluk yoktur.

Aynı değişimi sosyal hayatımızda da görüyoruz. Eskiden komşuluk vardı, paylaşım vardı, dayanışma vardı. Kapılar kilitlenmeden uyunan mahalleler, çocukların sokakta güvenle oynadığı zamanlar vardı. Bugün ise aynı apartmanda yıllarca oturup birbirinin adını bilmeyen insanlar bulunuyor. Kalabalıklar arttı ama dostluklar azaldı. İletişim çoğaldı ama muhabbet eksildi.

Peygamber Efendimiz’in, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” buyruğu, yalnızca açlığı değil, insanın komşusuna karşı duyduğu sorumluluğu da anlatır. Halk arasında söylenen “Ev alma, komşu al” sözü de aynı gerçeğe işaret eder. Çünkü insanı mutlu eden yalnızca oturduğu ev değildir; çevresindeki güvenilir ve samimi insanlardır.

Bugün birçok insan daha büyük evlerde yaşıyor, daha konforlu araçlara biniyor, daha fazla imkâna sahip oluyor. Fakat bütün bunlara rağmen huzursuzluk, yalnızlık ve mutsuzluk da artıyor. Çünkü huzur marketten satın alınan bir ürün değildir. Huzur; doğrulukta, güvenilir olmakta, verilen sözü tutmakta, komşulukta, dostlukta ve samimiyette saklıdır.

Belki de yeniden başlamamız gereken yer tam da burasıdır. Önce sözümüze sadık olacağız. Ticaretimizde dürüst olacağız. Komşumuzu, dostumuzu, akrabamızı hatırlayacağız. Şikâyet etmek yerine güzellikleri çoğaltacağız. Çünkü güvenin yeniden inşa edildiği yerde huzur da yeniden filizlenir.

Unutmayalım ki bir toplumun gerçek zenginliği sahip olduğu para değil, sahip olduğu güven duygusudur. Güven varsa huzur vardır; huzur varsa mutluluk da vardır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —