Menü Bayrampaşa Gündem Gerçek Gazetecilik
Tarih: 08.06.2026 10:26
YARASI OLANLARIN YARALARI KANAMAYA BAŞLADI!

YARASI OLANLARIN YARALARI KANAMAYA BAŞLADI!

Facebook Twitter Linked-in

Bir yerde bir sorun varsa ve bu sorunla hiçbir bağı olmayanlar bile ayağa kalkıyorsa, orada durup düşünmek gerekir. Neden rahatsız oluyorlar? Bu soru, her konu ve herkes için geçerlidir. Eğer bir mesele birilerini durduk yere huzursuz ediyorsa, halk dilindeki o meşhur deyimle; demek ki bir yaraları vardır, gocunuyorlardır ve o yara kanamaya başlamıştır.

Bir toplumda iddialar olur; elle tutulur, gözle görülür ya da yazılı belgeler konuşur. Gazetecilik, bu bilgi ve belgelerin ışığında yapılır. Ortada ciddi bir iddia varsa, bu kamuoyunun gündemi olarak haberleştirilir. Belgeniz ve bilginiz tam olduğunda zaten hukuki bir çekinceniz olmaz; iddiaların muhatabı eğer kendini haksızlığa uğramış hissediyorsa, yasal haklarını kullanarak "tekzip" (düzeltme) mekanizmasını devreye sokar. Haber merkezlerine her gün sayısız ihbar gelir; editör masası bu ihbarları önemine, ciddiyetine ve kamu yararına göre gündeme alır ya da almaz.

Bizler, 19 yıldır Bayrampaşa'da sürdürdüğümüz yayın hayatımızda tam olarak bu ilkeli çizgiyi korumaya çalıştık. Nitekim 19 koca yılda yayınladığımız topu topu iki adet tekzip metni vardır, onlar da tamamen iddia niteliğindeki haberlerimizle ilgilidir.

Sabri Akpınar Parkı ve 3 Milyon TL İddiası

Son dönemde Sabri Akpınar Parkı'nda yürütülen yapılaşma faaliyetlerini titizlikle haberleştirdik. Biz bu konunun üzerine giderken, kamuoyunun dip dalgalarında 3 Milyon TL'lik bir paranın döndüğü kulaktan kulağa fısıldanmaya başladı.

Biz de bir kamu görevi bilinciyle haberimizin içinde sorduk:

"Bu yapılar yapılırken kamuoyuna bomba gibi iki iddia düştü. Belediye Başkan Vekili'nin hemşericilik yaparak Sabri Akpınar Parkı'nı tahsis ettiği ve bu süreçte 3 Milyon TL'lik bir paranın döndüğü söyleniyor. Bu iddialar doğru mu? Hemşericilik gözeterek kamunun ortak alanını birilerine vermek, eğer iddia edildiği gibi ortada bir para trafiği varsa bu kimler arasında döndü ve bu açıkça bir suç değil midir?"

Yaptığımız bu ve benzeri tüm haberlerin sonuna kadar arkasındayız. Bizim kalemimizde hakaret yok, iftira yok, kişilerin özel hayatına müdahale yok!

Haberdeki 3 Milyon TL konusu bir iddiadır, peki ya kamusal yolun kapatılması? Proje dışı alanın genişletilmesi? Tüm tesisin adeta bir spor kulübüne peşkeş çekilmesi? Bunlar da mı iddia? Hayır! Bunlar elle tutulur, gözle görülür, gün gibi ortada olan gerçeklerdir. Biz de halk adına soruyoruz: Bu tesisin bu denli büyütülmesine neyin karşılığında göz yumuldu?

Tehditler, Algı Operasyonları ve Savcılık Söylemleri

Bu haberlerimizin ardından birileri hemen sahneye çıktı. Kimi malum çevreleri aklama yarışına girdi, kimi uzaktan uzağa tehditvari mesajlar göndermeye yeltendi. İşte tam bu noktada, toplum hafızasındaki o meşhur atasözü hükmünü icra etmeye başladı: "Yarası olan gocunur."

Şimdi de çıkmış, "Savcılığa verdik, savcıyla görüştük, dava açtık" diyerek devletin kıymetli savcılarını kendilerine kalkan yapmaya çalışıyorlar. Oysa Basın Kanunu'nu bilenler iyi bilir; usule uygun yapılan bir haber için pat diye savcılığa gidilmez. Önce tekzip gönderilir. Eğer yayın kuruluşu elindeki bilgi ve belgelere güvenip bu tekzibi yayınlamazsa, o zaman 10 gün içinde şikayet süreci başlar.

Biz de buradan açıkça meydan okuyoruz: Uzaktan ya da arkadan tehditlerle bu işler olmaz. Buyurun tekzibinizi gönderin, buyurun davanızı açın! 19 yıllık Bayrampaşa yayın hayatımızda biz hiç böyle bir dönem, böyle ucuz ayak oyunları görmedik. Tehdit edenleri, selamı sabahı kesenleri, çocuk gibi küsenleri hiç yaşamadık.

Biz "Dilsiz Şeytan" Olmadık, Olmayacağız da!

Şimdi siz kıymetli okuyucularımıza soruyoruz: Birileri rahatsız olacak, konforu bozulacak diye yapılan yanlışları görmezden mi gelelim? Haberleştirmeyelim mi? Doğruyu ve yanlışı ortaya koyup yorumlamayalım mı? Yoksa birileri gibi, güç odaklarının yanlışlarını aklama ve algı operasyonu yapma aparatına mı dönüşelim?

Biz ilk gün ne dediysek bugün de oradayız: Biz gerçek gazetecilik yapıyoruz ve her zaman doğrudan, halktan yana tarafız. Birilerinin el pençe divan duran, ceket ilikleyen kapıkulu gazetecisi olmadık, olmaya niyetimiz de yok. Yanlışları görmezden gelip her şeyi alkışlayan, o "aklama" korosuna hiçbir zaman dahil olmadık. Biz, yeri geldiğinde eleştirdiğimiz kişi ve kurumları, haklı olduklarında savunmasını da bildik. Arşivimiz bunun en net kanıtıdır; içi hem sert eleştirilerle hem de hak teslimi yapan savunma haberleriyle doludur.

Şunu kimse unutmasın; özellikle bu süreçte yazdıklarımızdan rahatsız olanların isimleri, önümüzdeki günlerde çok daha sarsıcı, çok daha şok edici haberlerde geçmeye devam edecek.

Biz kimseye iftira atmadık, kimsenin mahremiyle uğraşmadık. Doğruyu takdir ettik, yanlışa karşı çıktık. Çünkü biz haksızlık karşısında susan "dilsiz şeytanlardan" olmadık, olmayacağız!




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —