Tarih: 07.01.2026 13:10

KONYA 10’LAR DERGİSİNDE 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER SAYISINDA BİZ DE VARIZ

Facebook Twitter Linked-in

DİJİTAL ÇAĞDA, ZAHMETİN RUHUYLA!

Büyük dönüşümün içerisinde kendine yer edinen meslek, gazeteciliği anlatan Bayrampaşa Gündem Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ceylan, sayfaların elle tek tek dizildiği yılların ruhuyla bugünü yaşatmaya çalıştıklarını ifade etti.

Eski tüccarların hesap makinesi olmadan malın değerini bildiği, gazetecilerin ise sayfaları elleriyle dizdiği o zahmetli ama ruhu olan yıllardan, parmak hareketleriyle bilginin tüketilip geçildiği dijital çağa... Bayrampaşa Gündem Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ceylan, bu büyük dönüşümün hem şahidi hem de yılmaz bir savunucusu. Bozkır'dan İstanbul'a, televizyon stüdyolarından çocuk hikâyelerine uzanan geniş üretim yelpazesiyle Ceylan, bugün medyanın geçirdiği kırılmaları "büyüteç" tutan bir perspektifle değerlendiriyor. Alın terinin ve göz nurunun sinmediği işlerin insanı mutsuz edeceğine inanan usta gazeteci, teknolojiye uyum sağlarken geleneksel değerlerin kalıcılığı na vurgu yaptığı samimi anlatımıyla bizleri derin bir muhasebeye davet ediyor. 

Sizi Tanıyabilir Miyiz? 

1962 yılında Konya'nın Bozkır ilçesi, Tepelice Mahallesi'nde (Köyü) doğdum. İlkokulu köyümde tamamladıktan sonra, ortaokul ve liseyi dışarıdan bitirdim, üniversite öğrencisiyim. Meslek hayatıma 1977 yılında Bayrak Gazetesi'nde başladım. Gazeteciliğe mutfaktan yetişmiş, tabiri caizse "alaylı" biriyim.

1991 yılında kendi ilk yayınım olan Bozkır dergisini çıkardım. 2004-2006 yılları arasında Esnaf Gazetesi'nde yayın yönetmenliği yaptım. 

2007 yılında ise İstanbul Bayrampaşa ve çevre ilçelerine hitap eden Bayrampaşa Gündem gazetesini kurdum. Bu yayınımız, 18. yılında hâlâ aylık olarak okurlarıyla buluşmaya devam ediyor. 

2011 yılında ulusal çapta haftalık yayın yapan Son Gündem gazetesini çıkardım ancak yayın hayatı kısa sürdü. Ayrıca çeşitli televizyon kanallarında programlar hazırlayıp sundum. 

Yayımlanmış kitaplarım: 

Köşe yazılarım: Klavyenin Doğru Tuşu, 

Kişisel Gelişim: Ahmak Duygular, 

Siyasi Araştırma: Değişmeli, 

Çocuk Hikâyeleri: Kitaplı Adam, Süpürgeci Amca, Dilsiz Dostlar, Orman Dede, Bağımlılık, Tecrübeli Gençler, Hedefini Yüksek Tut.

 

#mehmet ceylan

 

 Gazetenizi kurarken nasıl bir yayıncılık anlayışı benimsemiştiniz? Bugün bu anlayış hangi noktaya evrildi? 

Şunu açıkça belirteyim; 2007 yılında hangi ilkelerle yola çıktıysak, bugün de aynı çizgide duruyoruz. O gün, "Haberleri aklın ve vicdanın birleştiği noktada yaparız" demiş ve "Doğrudan yana tarafız" sloganını benimsemiştik. Doğrunun ya da yanlışın kimden geldiğine bakmaksızın, ilkelerimiz doğrultusunda hareket ediyoruz. 

Benim anlayışıma göre bir gazeteci, haber yaptığı ve eleştirdiği gibi, savunduğu değerlerin arkasında durmayı da bilmelidir. Klasik gazetecilikte "iki tarafın da görüşünü alıp kenara çekilmek" esastır. Ancak "doğrudan yana taraf gazetecilikte" taraflardan biri yalan söylüyor veya topluma zarar veriyorsa, gazeteci o sahte "eşit mesafe" kuralını yıkar ve hakikatin yanında saf tutar. Demokrasi, insan hakları, adalet ve çevre gibi evrensel değerler söz konusu olduğunda gazeteci tarafsız kalamaz. Güç odaklarının sunduğu bilgiyi teyit etmeden aktarmaz; bir yanlış varsa bunu kamuoyuna açıkça sunar. Milli ve manevi değerleri, duruma göre değil, değişmez birer pusula olarak kabul eder.

Sizce bir yerel gazetenin toplumdaki temel rolü nedir? 

Yerel gazete, toplumun hem sesi hem de koruyucusudur. Bir önceki soruda belirttiğim gibi, gazeteci sadece olanı biteni yansıtmakla yetinmemeli, yanlışları düzeltmek için irade göstermelidir. Gazeteci bir aynadan ziyade "büyüteçtir"; sadece olanı yansıtmaz, görünmeyeni görünür kılar ve doğruyu bulup çıkarır.

Türkiye'de yerel medya son yıllarda nasıl bir dönüşüm geçirdi? 

Bu süreçte en büyük kırılma noktası sizce ne oldu? Eskiden "gazeteci" vardı, şimdi "gazeteciler" var. Bugün herke sin elinde bir akıllı telefon var; herkes her anı fotoğraflayıp sosyal medyada paylaşıyor. Eskiden haberi en hızlı biz yayınlamak için yarışırdık, artık buna pek gerek kalmadı çünkü olay anında zaten sosyal medyaya düşüyor. Sosyal medyanın bu etkisi, habercilikte ki en büyük kırılma noktasıdır. Bu yeni dönemde biz, hızdan ziyade haberin derinliğiyle, analiziyle ve yorum gücümüzle fark yaratma ya çalışıyoruz. 

Dijitalleşme, gazeteciliğin ekonomik ve editoryal yapısını nasıl etkiledi? 

Teknoloji hayatı kolaylaştırsa da beraberinde bazı zorlukları getirdi. En büyük sıkıntı, el emeğiyle çalışan insanların istihdam kaybı yaşaması oldu. Dijitalleşme ile birlikte, sosyal medya paylaşımlarını reklamcılıkla veya habercilikle karıştıran bir kesim türedi. Emek verilmiş, süzgeçten geçirilmiş haberciliğin yerini ne yazık ki niteliksiz bir içerik yığını almaya başladı.

Kâğıt gazete ile dijital gazete dengesini gelecekte nasıl görüyorsunuz?

Bu, hayata nereden baktığınıza göre değişir. Eğer sadece pratikliği ve hızı düşünürseniz, dijitalleşme baskın gelecektir. Ancak kalıcılığı ve geleneksel değerleri önemsiyorsanız durum farklıdır. Eskiden gazeteyi ve kitabı eline alıp o kâğıt kokusunu içine çeken, okuduğu metinle bağ kuran bir kitle vardı; bu insanlar kendilerini değerli hissederdi. Dijital ortamda bu manevi değerler zayıflıyor. Bunu bir benzetmeyle açıklayayım: Eski tüccarlar bir mala baktığında hesap makinesi olmadan fiyatını bilirlerdi. Hesap makinesi çıkınca ezber bozuldu, zihinler tembelleşti. Dijital gazete de böyle; derinlemesine okumak ve sayfaları çevirerek özümsemek yerine, parmak hareketleriyle hızlıca "bakıp geçiyoruz."

Medya sektörünün geleceğine ilişkin stratejik bir değerlendirme yapmak ister misiniz? 

Sektör bir şekilde hayatta kalacaktır ancak teknolojik gelişmelere uyum sağlayanlar ile sağlayamayanlar arasında keskin bir çizgi oluşacak. Ben, çok emek harcanmadan yapılan işlerin insanı mutlu etmeyeceğine inanıyorum. Bugün hayatımız kolaylaştı ama insanlık daha mutsuz. Çünkü içinde "alın teri" ve "göz nuru" olan işler azalıyor. 

1977'de mesleğe başladığımda "tipo" dediğimiz sistem vardı; her şey el emeğiydi. Tasarımlar elle, resimler klişeyle yapılırdı; yazılar kurşun harflerle dizilirdi. Bir sayfayı hazırladığınızda onu değiştirme lüksünüz yoktu. Şimdi istediğimiz gibi oynuyoruz. Gelecekte yapay zekâ ve robotlar insanın önüne geçecek belki ama bu durumun insanlığa gerçek mutluluğu getireceğinden şüpheliyim. 

Konuya dair eklemek istediğiniz farklı bir nokta var mı? 

Böyle bir imkânı tanıdığınız için size ve ekibinize teşekkür ederim. Zor ama onurlu bir mesleği hep birlikte icra ediyoruz. Hepimize Allah kolaylık versin. 

Teşekkür ederiz.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —