Menü Bayrampaşa'da Gerçek Gazetecilik Doğrudan Yana Taraf
Tarih: 04.05.2026 22:44
KENDİSİNİ ANLATAMAYAN VE ANLAŞILAMAYAN ADAM: ATİLA AYDINER

KENDİSİNİ ANLATAMAYAN VE ANLAŞILAMAYAN ADAM: ATİLA AYDINER

Facebook Twitter Linked-in

Son günlerde Bayrampaşa siyasetinin en çok konuşulan ismi, kuşkusuz Önceki Dönem Belediye Başkanı Atila Aydıner. Hakkında o kadar çok şey söyleniyor ki... Kimileri onu "2024 seçimini kaybettiren adam" olarak ilan ediyor, kimileri ise "Seçimi kaybederek Atila Aydıner'den intikam aldık" diyerek gizli bir hıncı dışa vuruyor. Bir kesim onun milletvekilliği için zemin yokladığını, bir kesim ise ilçe başkanlığı ya da yeniden belediye başkan adaylığı için sahada olduğunu iddia ediyor.

Atila Aydıner, AK Parti Bayrampaşa teşkilatının kurucu ilçe başkanıdır. 2007 genel seçimlerinde İstanbul 2. Bölge 14. sıra milletvekili adayıydı; AK Parti 13 vekil çıkarınca çok küçük bir farkla meclise giremedi. 2009 yerel seçimlerinde ismi belediye başkanlığı için geçmesine rağmen, Hüseyin Bürge açıklandığında küsmedi ve meclis üyesi olarak hizmetine devam etti. 2011 yılında ise Bürge'nin istifasının ardından meclis kararıyla belediye başkanlığı koltuğuna oturdu. Tam 13 yıl boyunca Bayrampaşa'ya hizmet etti ve girdiği her seçimi alnının akıyla kazandı.

Ancak bu süreç hiç de kolay geçmedi. 2011'den itibaren pek çok organizasyonu sabote edilmeye çalışıldı. O dönemde, Balkanlar'a düzenlenen "Kardeşlik Sınır Tanımaz" programı sonrası yaşananları "Neden?" manşetiyle duyurmuş ve "Atila Aydıner istenmiyor mu?" diye sormuştuk. 2014 yerel seçimlerinde ise adeta seçimi kaybetmesi için uğraşan bir yapı vardı; boş tribünlere aday tanıtımı yaptırıldı. Biz tüm bunları o gün de manşetlerimize taşımıştık. O, tüm bu kısıtlı imkanlara rağmen kazanmayı bildi. 2019'da her türlü zorluğa göğüs gererek ikinci kez seçildiğinde onun için "Paşa Vadisi'nin Yalnız Savaşçısı" demiştik. 2024'te ise çok istemesine rağmen aday gösterilmedi ve nihayetinde seçim kaybedildi. Devir teslim töreninde yalnız bırakıldığında ise durumun vahametini "Gerçekten istenmiyormuş" haberiyle özetlemiştik.

Şimdi gelelim o meşhur dedikodulara... "2024 seçimini kaybettiren adam" suçlaması ne kadar mantıklı? Aday olmadığı bir seçimi nasıl kaybettirebilir? Aksine, o günlerde sahadaydı ve partisi için çalıştı. "İntikam aldık" diyenlere gelince; asıl trajedi burada başlıyor. Seçimi Atila Aydıner değil, AK Parti ve aday İlknur Kovaç Bayraktar kaybetti. Kendini "dava adamı" olarak niteleyenlerin, şahsi kinleri uğruna partinin zarar görmesine sevinmeleri, nasıl bir dava anlayışıdır?

Peki, Aydıner neden hala sahada? Milletvekili, belediye başkanı ya da ilçe başkanı olmak isteyebilir; bunda hiçbir abeslik yoktur. Ancak asıl mesele vefadır. Kurucusu olduğu ilçe teşkilatını, kucağında büyüttüğü bir bebeğe benzeten Aydıner, o bebeğin 20 yıl sonra seçim kaybetmesine belki de herkesten çok üzüldü. Kinle ve rantla hareket edenler, onun neden hala dertli olduğunu anlayamazlar.

O, makamını hiçbir zaman kişisel zenginleşme aracı olarak görmedi. Vedasını da kendisine yakışan bir nezaketle yaptı; mührü rakip partinin başkanına sevgi gösterileri eşliğinde teslim ederek devlette devamlılığın dersini verdi. Başkanlık sonrası köşesine çekilmek yerine mütevazı eczanesine döndü. Şimdi ise "Vefa"nın İstanbul'da sadece bir semt adı olmadığını kanıtlarcasına, AK Parti davasını zihinlerde diri tutmak için kapı kapı dolaşıyor.

Atila Aydıner'i anlamak da anlatmak da zordur. 2018 Yılında yazdığımız "Paşa Vadinin Yalnız Savaşçısı" yazımızda: "Atila Aydıner´in hatası demek ki bunca zamandır, ilçe başkanlığı ve belediye başkanlığı ve daha önceleri hep arkadaşlarına güvenmiş menfaat ilişkileriyle kimseyi kendisine bağlamamış etrafına yalakaları toplamamış ki bu gün yalnız kalıyor. Belli ki kimseyi menfaatler zincirinde kendisine bağlamamış.  Yani işin kısacası bunca zamandır başarılı ve başarısız icraatlarında Paşa vadisinde savaşını hep yalnız verdi, yalnız vermeye de devam edecek." Demiştik, yine yalnız başına savaşa devam ediyor. 

Bugün de her türlü dedikoduya rağmen, AK Parti'nin kuruluş değerlerini sırtında taşıyan yalnız bir efsane olarak tarihe geçecek.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —