Menü Bayrampaşa'da Gerçek Gazetecilik Doğrudan Yana Taraf
Tarih: 07.05.2026 23:24
ALLAH’IN SELAMINI KİRLİ SİYASETE KURBAN EDENLER!

ALLAH’IN SELAMINI KİRLİ SİYASETE KURBAN EDENLER!

Facebook Twitter Linked-in

Defalarca yazdık, tarihe not düştük: Bayrampaşa, 2025 yılı itibarıyla kirli siyasetin, kapalı kapılar ardındaki rüşvet çarklarının ve siyasi etik erozyonunun merkezi haline gelmiştir. Ancak asıl mesele sadece bu kirlilik değil; bu ilçeyi yönetme iddiasında olanların sergilediği vizyonsuzluk, tahammülsüzlük ve kibrin ulaştığı ibretlik seviyedir.

Bayrampaşa Gündem Gazetesi, 2007'den bu yana, rüzgara göre eğilmeden, %90 aralıksız bir şekilde bu ilçenin aynası oldu. 19 yıl boyunca Hüseyin Bürge'den Atila Aydıner'e, seçilmiş Başkan Hasan Mutlu'dan bugünkü vekil yönetimine kadar onlarca isimle çalıştık. Meclis üyeleri, ilçe başkanları ve bürokratlar geçti; biz hep buradaydık. Duruşumuzdan milim sapmadık: Eleştiri gerekiyorsa en sertini yaptık, savunulması gereken bir değer varsa arkasında durduk. Kimileri "muhalif" dedi, kimileri "yandaş"... Oysa biz sadece işimizi yaptık.

Siyasetçi Olmak Makam Sahibi Olmak Değildir!

19 yıllık yayın hayatımız boyunca ne eleştirilerimiz yüzünden yüzümüze kapı kapatıldığını gördük, ne de insani değerlerin bu denli ayaklar altına alındığını. Geçmişteki isimlerle fikirlerimiz çatışsa da "Allah'ın selamı" hep baki kalmıştı. Ancak bugün karşımızda, siyaseti çocukça bir küskünlük, bir "tavır yapma" mecrası sanan; aba altından sopa göstererek gazeteciyi susturabileceğini düşünen bir "vekil yönetimi" ve onun avaneleri var.

Şunun altını kalın çizgilerle çizelim: Eleştiriyi hazmedemeyen, muhalif sese tahammül edemeyen hiç kimse siyasetçi olamaz. Olsa olsa "koltuk işgalcisi" olur.

Meşhur hikayedir; babası oğluna "Sen adam olamazsın" dermiş. Oğlu okumuş, kaymakam olmuş ve gücünü kanıtlamak için babasını ayağına çağırtmış. Babasının cevabı ise tokat gibidir: "Oğlum, ben sana kaymakam olamazsın demedim, adam olamazsın dedim. Adam olsaydın, babanı ayağına çağırtmaz, gelip elimi öperdin."

Evet; belediye başkanı olabilirsiniz, meclis üyesi, mimar, mühendis, avukat ya da zengin bir iş adamı olabilirsiniz. Ama eleştiriyi nezaketle karşılayamıyorsanız, o makamların ağırlığı altında eziliyorsanız, kusura bakmayın ama siz henüz "siyasetçi" olamamışsınız demektir ve hiçbir zaman olamazsınız.

Selamı Siyasetine Alet Edenlerin Hazımsızlığı

Geçtiğimiz günlerde Başkan Vekili İbrahim Akın'ın meclis kürsüsünden "Yandaş basın" yaftalaması ve ardından gelen "Daha sana bir şey yapan olmadı mı?" şeklindeki üstü örtülü tehdidi hafızalarımızda taze. Bugün ise bir başka ibretlik olay AK Parti Grup Sözcüsü Ali Cengiz Yılmaz ile yaşandı. Siyasetin tozunu henüz yutmamış, toprağa ayak izi yeni düşmüş bu zat, yanımızdaki büyüğümüzün elini sıkarken bize sırtını dönüp "Sübjektif haber yaptığın için selam vermiyorum" diyebilme cüretini gösteriyor.

Biz de güldük geçtik: Allah'ın selamını kendi tecrübesizliğine ve kibrine alet eden birinden alınacak selamımız zaten yoktur.

Bu küskünlükler, bu tavır koymalar, bu "ben bilirim" edaları aslında tek bir gerçeği haykırıyor: Suçluluk psikolojisi. Bu hazımsızlık, Bayrampaşa'yı sürükledikleri o bataklığın, kirli siyasetin ve nezaketsizliğin dışa vurulmuş halidir. Kendi ayıplarını, susturamadıkları gazeteciye veya eleştirenlere küserek örtmeye çalışıyorlar.

Büyük Yüzleşme Yaklaşıyor: İddianame Kapıda!

Bayrampaşa sokaklarında bugünlerde fısıltıyla konuşulan, herkesin nefesini tutup beklediği tek bir gerçek var: Seçilmiş ancak tutuklu Belediye Başkanı Hasan Mutlu ve ekibine dair hazırlanacak olan o meşhur iddianame.

Bu hukuki metin, kimileri için adaletin tecellisi adına bir sevinç kaynağı olsa da, birileri için yaklaşan felaketin ayak seslerinden başka bir şey değil. Şunu herkes iyi bilsin; o iddianame tamamlanıp mahkeme süreci başladığında ve üzerindeki yayın yasağı zırhı kalktığında, Bayrampaşa'da çok kişinin maskesi düşecek, isimler bir bir ortalığa saçılacak.

Kimse Muaf Değil, Herkes Mercek Altında!

Bu süreç sadece bir kesimi değil; sağından soluna, içinden dışına her kesimi kapsayacak bir "temizlik" dalgasına gebe. Belki bazı isimler iddianamenin satır aralarında doğrudan geçmeyecek ama sızan bilgiler ve kamuoyuna serpilecek detaylar, gerçek sorumluları gün gibi açığa çıkaracak.

Hani bugünlerde bizi hedef alanlar, "Acaba bu organizasyonun içine ben de çekilir miyim?" korkusuyla köşe bucak kaçanlar, tavır koyanlar, selamı sabahı kesenler var ya... İşte onların tüm bu hırçınlığı, aslında yaklaşan fırtınaya karşı duydukları o derin endişenin dışa vurumudur.

Uykusu Kaçanlar Kendini Biliyor

Bekleyip, adaletin ağır ama emin adımlarla nasıl ilerlediğini hep birlikte göreceğiz. İddianame ortaya çıktığında ve gerçekler sansürsüz bir şekilde halka ulaştığında, Bayrampaşa'da kimlerin uykularının kaçacağını, kimlerin sokağa çıkacak yüzü kalmayacağını kendileri zaten az çok biliyor.

Biz 19 yıldır buradaydık, yarın da burada olacağız. Sizin geçici makamlarınız ve çocukça tavırlarınız karşısında eğilmedik, eğilmeyeceğiz. Selamı vermeyen sizin olsun; biz hakikati yazmaya devam edeceğiz!

Güneş doğduğunda gölgeler kaybolur; o gün geldiğinde biz yine burada olacak ve gerçekleri kararlılıkla yazmaya devam edeceğiz.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —