Menü Bayrampaşa'da Gerçek Gazetecilik Doğrudan Yana Taraf
Tarih: 15.03.2026 07:35
180 GÜNLÜK BİR VİCDAN MUHASEBESİNE DAVET

180 GÜNLÜK BİR VİCDAN MUHASEBESİNE DAVET

Facebook Twitter Linked-in

Bugün, mübarek Ramazan ayının 25. Gününde tutukluluğun 180. günü, bin aydan hayırlı Kadir Gecesi'ni idrak ederken; bir güruhu açıkça vicdan muhasebesine davet ediyorum. İftar sofralarında boy gösterip Ramazan ayının "kardeşlik" ve "paylaşma" olduğunu bilenler, ruhlarındaki o kirli muhasebe bürosunun kapılarını aralamalıdır.

Atılan iftiralar ve kurgulanan yalanlarla 180 gündür insanların hürriyetini gasp edenler; yalanları bir bir patlamasına rağmen hala aramızda nasıl pişkinlikle dolaşabiliyorlar? Başlarını yastığa koyduklarında, çaldıkları o hayatların gölgesi uykularını bölmüyor mu?

Salih Amel Maskesi ve Gerçekler

İnsanın en asli vazifesi adil ve ahlaklı olmaktır. Salih amel, sadece seccade başında değil; devlete, millete ve hakka hizmetle ölçülür. İbadet bireysel bir borçtur, Allah ile kul arasındadır; lakin Salih amel toplumu ilgilendirir. İbadet eksikliğinin affı vardır ama toplumun kaderiyle oynayan, yalan ve iftira üzerine kumpas kuranların affı yoktur! Salih amelin faziletinden uzaklaşıp sadece ibadetle yetinenler, bilmelidir ki; kul hakkıyla kurulan hiçbir bina ebedi değildir.

Bayrampaşa'nın İradesi Tutsaktır!

Gelelim asıl meseleye: 180 gündür Bayrampaşa'nın seçilmişleri, millet iradesinin tecellisi olan insanlar hürriyetlerinden yoksun, tutsak durumdadır. Beşer şaşar, hata her kul içindir; ancak bugün yaşananlar bir hata değil, organize bir kötülüktür! Ortadaki belgeler, çöken yalanlar ve gün yüzüne çıkan kumpaslar gösteriyor ki; bu tutukluluk halinin devam etmesi için ortada hiçbir hukuki sebep yoktur.

Şimdi soruyorum ve vicdanınıza mühür vuruyorum:

Son Söz

Oruç tutup tutmadıklarını bilemeyiz ancak iftar sofralarında boy gösterirken, Ramazan'ın bir arınma ayı olduğunu unutmayın. Elbette her şey araştırılsın, denetlensin; suçlu olan cezasını çeksin. Ancak siyasi hırs ve iftiralarla suçsuz insanları mağdur etmek adalete değil, ihanete girer.

Adalet tüm canlı ve cansızların hakkını vermektir. Adaletin tecellisi için bizden – sizden, dost – hasım olmaz. 

Vicdanda muhasebe yapmak her baba yiğidin haddi değildir, rant ve hırsları nefislerine izin vermez ama yapabilenler, bu yanlışlarından dönenler en azından kul hakkından kurtulur   




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —