MEHMET CEYLAN


YERLİ VE MİLLİ TEHLİKESİ

Ülke dönem dönem bölünmeye namzet, kutuplaştıran söylemlerle çalkalandı.


Ülke dönem dönem bölünmeye namzet, kutuplaştıran söylemlerle çalkalandı.

Bazen sağ-sol, bazen alevi-Sünni, bazen batılcı-imanlı, laik-irticacı gibi söylemlerin en sonuncusu ise ?Yerli ve Milli? söylemi.

Elbette ki, yerli bir üretim hepimizin istek ve arzusu, gurur kaynağı.  Ama siyaset yaparken nasıl ve neye göre yerli ve milli? Diye sormadan geçemiyoruz.

Önce şunu görmek lazım bu ve benzeri söylemler toplumu bölen, ötekileştiren, dışlayan hatta düşmanlaştıran söylemlerdir.

70´li yıllarda sağ-sol diye bu ülkenin insanları, bu milletin evlatları birbirine hatta kardeş kardeşe düşman edildi. Dış etkiler, emperyalist ve komünist etkenler toplumumuza kirli zehri enjekte ederek bölen, parçalayan, ötekileştiren ve düşman kardeşler ve topluluklar haline getiren bir süreci, acı bir süreci yaşadık. Binlerce insan canından oldu, binlerce insan yaralandı, bir o kadar da hayatı kendine zindan etti. Sonunda ne oldu bir günde tüm bu kirli planlar rafa kalktı 12 Eylül darbesiyle takoz konuldu ülkenin önüne.

Alevi- Sünni Laik-irticacı, batıcı-imanlı söylemler gene toplumu bölmek için kirli planlar dini duygularla ön plana çıktı. 28 Şubat yaşandı.

Her dönemde dönen kirli oyunları birileri tezgahlıyor bizim önümüze koyuyor. Bizde sanki marifetmiş gibi alıyoruz kendi milletimizin önüne altın sırlı tabaklarda servis ediyoruz. Sonra eyvah desek de fayda vermiyor.

İşte bu günlerde de bu talihsiz oyun yine oynanmaya başladı. Yerli ve Milli oyunu. Bir ürün üretirsiniz yerli dersiniz, milli ise genel bir kavramdır. Bu kavramları bir kişi, bir siyasi organizasyon üzerinden yapmaya kalktığınız zaman toplumu bölünmenin eşiğine getirmiş olursunuz.

Bir kere kendimize soralım, bir siyasi organizasyon bunu kim yaparsa yapsın neye göre kime göre milli veya yerli. Milli bir kendi bünye içerisinde kullanılabilir ama  yerliyi nasıl ayırt edeceksiniz?

Bu toplum tarih boyunca birlikte yaşamış çok kültürlü, çok inançlı, çok etnik kimlikli bir toplumdur. Yüz yılları deviren bir yaşanmışlık vardır. Bunun hangisi yerli diye tutup, hangisini yabancı diye dışlayacaksınız.

Yerli ve Milli olayı, bir siyasi organizasyon ve siyasi birliktelik etrafında dolaştığı zaman daha da tehlikeli.

Şu an bu ?Yerli ve Milli? sözcüğünün dolaştığı birliktelik öyle sanıldığı gibi ülke menfaatleri açısından milli bir mutabakat birlikteliği değil, tamamen siyasi menfaatler açısından yapılmaya çalışılan bir birlikteliktir. Milli mutabakat birlikteliklerinde farklı fikirlerin aynı duygu fakat ayrı düşüncelerin birlikteliklerinin bulunan ortak noktasıyla olur. Şu an yapılmak istenen milli mutabakat yerine iktidar gücünü korumak ve siyasetteki varlığını sürdürmek için yapılmaya çalışılmaktadır. Bunu yapmakta hiçbir sakınca yoktur siyasi partilerin birlikte hareket etmesi kadar doğal bir şey olamaz. Ama böyle bir ortamda özellikle siyasi birlikteliğinizi toplumun hassas damarları üzerinden istismar ederek ?Yerli ve Milli? dediğiniz zaman bu birlikteliğe gelmeyen tüm tarafları dışlamış, ötekileştirmiş ve hatta bölmüş olursunuz.

Yıllardır ülke meseleleri üzerine kafa yormuş insanlar, milliğin ve yerliliğin kitabını yazmış insanlar, sırf siyasi birlikteliğe katılmadı diye  yerli ve milli olmayacak, bunu da övünerek vatandaşın önüne koyup algı yönetimi yapacaksınız. Bu öyle tehlikeli bir algı ki, aynı referandumda ?Evet demek vatana ihanet olur? ?Hayır vermek terör örgütleriyle bir olur? algısına benziyor.  16 Nisan Referandum öncesi yapılan hayır verenle teröristi aynı kefeye koymakla şimdide siyasi birlikteliğe gelmeyenleri; yabancı mihrak, yada gayri milli kefeye koyma algısı aynıdır. Bu durum siyasi ahlakla hiç bağdaşmıyor.  

Şu bilinmeli ki, farklı fikir ve görüşte olsa bile bu ülkenin insanıdır. Düşüncesi yanlış veya belki bu tezi atanlarınkinden daha doğru olabilir.

Yerli ve milli kime göre kimin kararıyla.

Bu işin ahlaki ölçüsü ve vebali vardır biline?