Editör´den


CUMHURİYET DEĞERLERİ


Cumhuriyetimizin kuruluşunun 96. yılı tüm yurtta devletimiz ve vatandaşlarımız tarafından coşkuyla dolu dolu yaşandı.

Cumhuriyet kuru bir kutlama yapılacak tarihi bir vaka değil bir varoluşun hikayesidir. Kökü tarihin derinliklerinde hiç kurumayan bir silsilenin yeniden yeşerme olgusudur. Cumhuriyet sararıp dökülen yaprakların yeniden yeşerip biraraya gelerek çınar olma halidir.

Onun için Cumhuriyeti kutlarken kütlesel ağırlığını da iyi düşünmeli, sadece coşkusunu değil, manevi değerlerini de yaşayarak anlamalıyız.

Türkiye denize çıkışı olmayan Çorum ,Yozgat dolaylarına sıkışmamışsa, Azınlık değilsek, bir gecede Kırım´daki gibi vagonlara doldurulup sürülmemişsek, İsimlerimiz Türk ve müslüman olduğu için Bulgaristan da yapıldığı gibi değiştirilmeye çalışılmamışsa, Bosna da olduğu gibi kitlesel tecavüz ve soykırımdan geçirilmemişsek, Gazze´de olduğu gibi gettoya sıkışmış değilsek, Mabetlerimizde Mescid i Aksa da olduğu gibi namahrem eli yoksa, Doğu Türkistan´da olduğu gibi oruç tutması yasak, oyuncak fabrikasında köle işçi değilsek, Kapitülasyon zinciri yoksa boğazımızda işte bunu Cumhuriyete borçluyuz, Cumhuriyeti kuran milli Mücadelecilere, Mustafa Kemal ve arkadaşlarına borçluyuz. Cumhuriyetin kazanımlarıyla yaşıyoruz. Cumhuriyet tarihi yok eden bir unsur olmadığı gibi, tarihi silip atıp yeni inşa edilen bir yapı da değildir. Cumhuriyet; tarihine sahip olup, yok olmayı yaşatan  bir iradenin eseridir.

DEVLET SİYASETİN ÜSTÜNDEDİR

Bu kısa bir cumhuriyet açıklamasından sonra biz bölgemize Bayrampaşa nezdinde cumhuriyet kutlamalarına bakalım.

Her yıl olduğu gibi 28 Ekim günü saat 13:00´de kaymakamlık organizesinde ilçe protokolünün çelenk sunma töreniyle başladı Cumhuriyetin 96. yılı kutlamaları.

Çelenk sunma töreni daha önceleri daha bir başka oluyordu. Bütün kurumlar çelenklerini sunduğu için daha kalabalık daha coşkulu oluyordu, toplum birbiriyle daha bir başka kucaklaşıyordu. Kanunla çelenk sunma kısıtlandıktan sonra bu coşku bir nebze kayboldu. Çelenk sunmanın kısıtlanması çok büyük bir yanlışlık oldu.

Kısıtlama kanunundan sonra sadece kaymakamlık, garnizon ve belediye çelenk sunuyor, isteyen kurumlar tören sonrası kendisi getirip kurum çelengini sunuyor. Bu durum bazen bu yıl olduğu gibi kargaşaya sebep oluyor. Tören sonrası çelenk sunanların, tören protokolü dağıldıktan sonra sunması daha usule uygun olur, kargaşaya sebebiyet vermez.

Asıl mesele burada çelenk sunmak kanunla belirlenmesine rağmen ısrarla kendi kurum çelenklerini sunmaya çalışanların devletin kabul törenine katılmamasıdır. Çelenk sunma töreni önemli olduğu kadar devletin kabul töreni de o kadar önemlidir.

Cumhuriyet kutlama programı 28 Ekim 13:00 çelenk sunma töreni, 29 Ekim saat 10,30 kabul töreni saat 11:00 salon töreniyle devam eder.

Bu program davetiyesini kaymakamlık tüm kurumlara  göndermesine rağmen, çelenk programında çelenk sunmak için yarışan bu ülkenin ana muhalefet partisi CHP İlçe yönetimi kabul öreninde yerini hiç aldığı görülmedi.

Sorarsanız da kaymakamlıktaki kabul töreni onlara göre siyasi görürler siyasi iktidarın atadığı kaymakam, siyasi iktidarın belediyesi.

Kabul töreninde kaymakamlık makamı devleti, garnizon makamı orduyu, belediye makamı icranın başını temsil eder. Bu üç makamda o an makamda kim olursa olsun, fikrini tipini, şeklini beğenmeseniz de devletin temsilcisidir. Devlet makamıdır, devlet makamı da siyasetin üstündedir.

Böyle bir kabul töreninde siyasette ülkenin iki numarası ana muhalefet partisi yok.

BÜTÇEDE OLUMLU ADIM

Her yıl Ekim ayında ilçe ve illerin bir sonrası yılın bütçesi hazırlanır meclise gelir meclis iradesiyle oy çokluğu veya oy birliğiyle onaylanır. Geçtiğimiz günlerde Bayrampaşa Belediyesi 2020 bütçesi de meclisten oy çokluğuyla geçerek onaylandı.

2020 Bütçesi geçmiş yıllara rağmen olumlu adımların atıldığı görüldü. Geçmiş yıllarda olduğu gibi artışını hesap edersek 2019 yılı bütçesi 301 milyondu 30 milyon artar diye beklenirken 32 Milyon gibi bir düşüşle 268 Milyon gider bütçesiyle karşımıza çıktı. Bu durum Bayrampaşa bütçesi için olumlu ve sevindirici bir durum. 2012 Yılı bütçesinden beri ilk defa olumlu bir adım atıldığı görülüyor. Hele son beş yılın bütçesi ve getirdiği borçlanma sorgulanması gerekir.

Tabi bu bütçe hazırlanırken titiz davranıldığına inanıyoruz. Bütçeyi hazırlayanların ifadeleri de bu yönde. Muhalefetin sitemi biz paydaş olmak isterdik olamadık şeklinde. Bütçede yine dikkatimizi çeken bir husus 19 Milyon borç öngörüsü oldu.

Tabi bütçe onaylandı en azından olumlu bir adım atıldığı görüldü. Hatta 2020 bütçesinin uygulaması daha da sevindirici olacağı yönünde ifade ediliyor. Bütçede yine dikkatimizi çeken 19 Milyon borç öngörüsü dileriz ki, uygulamada 19 Milyon borç ödenerek çıkılsın.

Gönül isterdi ki, bütçe denk bütçe olsun, 19 Milyon borç öngörüsü olmasın, bütçe ortak kanaatle oy birliğiyle geçsin. Borçlanmayı yok edecek bir işaret görülsün.

Muhalefet kanadı CHP ve İYİ Parti grubu gelire evet oyu verirken, gidere hayır oyu verdi. Kendilerince haklı olabilirler, giderin vebaline girmek istemeyebilirler, bir muhalefet şerhimiz olsun diyebilirler ama böyle olumlu bir bütçe adımına bir adım atıp evet diyerek oy birliğiyle bütçeyi geçirselerdi tarihi bir an olurdu. O zaman denetim mekanizmasını daha iyi kullanabilirlerdi. Ben inanıyorum ki, grup kararı ve ittifak kararı olmasa evet diyecek, veya hayır diyecek meclis üyeleri olabilirdi. Grup kararı iradeyi yok eden bir olgu olduğunu hep söylüyoruz.

her şeye rağmen bu olumlu gelişmenin devam etmesi dileğiyle 2020 Bütçesi hayırlı olsun.