BAYRAMPAŞA’DA 19 MAYIS COŞKUSU
BİR KURULUŞ VE KURTULUŞ DESTANIDIR 19 MAYIS KUTLU OLSUN
KAYMAKAM ŞENEL’İN 19 MAYIS MESAJI
PİRLEPELİLER GELENEKSEL BÖREK GÜNÜNDE BULUŞTU
KILIÇDAROĞLU’DAN TÜRKİYE BOSNA SANCAK DERNEĞİ’NE ZİYARET
CUMA NACAR; “NATO’YA ÜYELİK BAŞVURUSU REDDEDİLMELİDİR”
KANATLAR KERMESE DAVET EDİYOR
HASAN MUTLU “SORUNLAR, SORUNLAR YUMAĞI OLMAKTAN ÇIKACAK”
MİLLET; “SEN BUNLARI HAK ETMİYORSUN”
ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN
DİYORKİ BAĞIR!....
MİLLET PARTİSİ BAYRAMLAŞTI
BAYRAMPAŞA AK KADINLAR YÖNETİMİNDE YENİDEN YAPILANMA
AK PARTİ BAYRAMPAŞA’DAN AFİŞ TEPKİSİ
BAYSEM’DEN BAYRAM ŞEKERİ GİBİ TURNUVALAR

MEHMET CEYLAN


AK PARTİ DÜŞMANI DIŞARIDA ARAMASIN

Bu yazıyı yazdığım için bazıları çok sevinecek, bazıları üzülecek, bazıları kızacak, bazılarının uykusu kaçacak, ama ben “Doğru bildiğini söylemeyen dilsiz şeytan” olmamak için yazacağım.


Bu yazıyı yazdığım için bazıları çok sevinecek, bazıları üzülecek, bazıları kızacak, bazılarının uykusu kaçacak, ama ben “Doğru bildiğini söylemeyen dilsiz şeytan” olmamak için yazacağım. 

Her yazdığım yazıda bazı kriterleri önümüze koyup, aklın ve vicdanın kabulüne başvurduğumuz kesindir. Önümüze koyduğumuz kriterlerle aklımıza sorduğumuz, vicdanımızda ölçtüğümüz bir vazifedir. O zaman bazı  şeyleri yazmak bazen zorunluluk gerektirir. Bu yazıyı yazmadan önce çeşitli il ve ilçelerde olan dostlarımızla konuştuk, şu anki yönetimde olanları gözlemledik, söylemlerle hareketler başka olduğunu gördük öyle yazdık.

İçten içe insanlar acı çekiyorsa, dışlanmışlık yaşıyorsa, haksızlığa uğruyorsa, iftiraya maruz kalıyorsa, dava diye bildiği kurum, bir takım ellerde yok olduğunu görüp bunun ıstırabını yaşıyorsa, bizde bunu gördüğümüz halde yazmıyorsak vebali üstümüzde olduğunu düşündüğümüz için uyarıcı bir yazıyı kendimize vazife ediniyoruz.

Demokrasiler siyasi partilerle yaşar. Ülke içinde siyasi partiler farklı fikirde, düşüncede de olsa demokrasinin temel taşlarından bir yapıdır. Her partinin taraftarları vardır. 

Siyasi partilerin taraftarları; dava bilinci içinde taraftar olur, etiket olsun diye taraftar olur, koltuk sevdası ile taraftar olur, siyasi kimlikleriyle hele de iktidar olanlar kasalarını doldurmak için taraftar olur. Özellikle menfaat için taraftar olanlar hep suçu başka yerlerde arar.

Her kurumda olduğu gibi siyasi partilerde de başarısızlığa yüründüğü, sıkıntılar baş gösterdiği zaman suçu başka yerlerde aramak yerine kendi içinde aramalıdır.

Siyasi partilerin politikaları doğru - yanlış başka bir tartışma konusu ama ona inanan insanların düştüğü durum, duydukları ıstırap, uğradıkları iftira, zulüm başka bir konudur. 

Bu yazıda verdiğimiz mesaj, bir partiyi yermek veya savunmak değil samimi olanlarla, samimiyetsizlik arasında doğru tarafta olmaktır. 

Yıllardır Türk siyasetinde yer alan, en güçlü ve uzun soluklu hükümet olan Adalet ve Kalkınma Partisi bugün de sıkıntılar yaşıyorsa, yıllar sonra oy oranı nerelere düştü hesapları yapılıyorsa, dönüp kendisine bakması lazım. Düşmanı dışarda değil içeride araması gerekir. Çünkü şeytani ağaç gibi içten içe yanıyor.

Dün mahallelerde, beldelerde, ilçelerde, illerde yönetimde olsun olmasın bir dava bilinci içinde canla başla çalışan insanlar bu gün “Sadece Reis olduğu sürece biz varız, biz AK Partili değiliz, artık AK Partililer yok AKP’liler var” diyorlarsa ve bunun ıstırabını yaşayıp olanlar karşısında şaşkınlıkla duruyorlarsa, AK Parti yöneticileri dönüp parti içine teşkilatlarına bir bakmaları lazım. 

2015 öncesi insanın içini ısıtan, problemlerine çözüm aranılan hava nereye  gitti?

Kar yağmur demeden, menfaat gözetmeden samimi olarak çalışan o insanlar neden kayboldu?

Partili partisiz herkese heyecan veren o sokak çalışmaları neden yok oldu? 

Birlikte ıslandık bu yollarda diye çıkılan bu yolda kendi deyimiyle Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan neden yalnızlaştırıldı?

Birlikte çıkılan yolda bazı insanlar neden ayrıldı, kalanlar Parti içinde güç savaşına neden girdi?

Sorular çoğalabilir, sorgulama yapılması gerekir.

Bu soruların cevabı için millet aklıyla dalga geçercesine suçlu, düşman aranmaktan vazgeçip, çözüm bulunması gerekir. Dışarıda düşman aramaya gerek yok aslında AK Partinin düşmanı partinin her köşesine yerleşmiş durumdadır.

Bu gün baktığımız zaman AK Parti’nin “Dört” kesim düşmanı var!...

Bir; Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan’a ama zarar vereceğini bilerek, ama bilmeyip sadece göze girmek için yağdanlık yapan gazeteci, yorumcu ve araştırmacılar.

Gazeteci, yorumcu ve araştırmacılar bir parti mensubu gibi değil realite neyse, kendisini dinleyenlerin hoşuna gidenleri değil gitmeyenleri de konuşacak, yorumlayacak, yazacaklar ki, faydalı olsun. Eğer kiralanmamışlarsa gazeteci, yorumcu ve araştırmacı normal vatandaşın göremediklerini görmek zorundadırlar. Bakıyoruz bir parti mensubunun motivasyon toplantısında olduğu gibi konuşuyorlar. Bunlar faydası olması yerine rehavete sürükleyen zarar verenlerdir. 

Toplum önünde olanları konuşmaları hal ve tavırları doğru değilse toplumu rehavete sürükler.

İki; Parti etiketini kendilerine perde yapıp, teşkilatları karargah yaparak her tür meşru veya gayri meşru işlerini yürütüp kasalarını dolduranlar.

Üç; Samimiyetle hala işini yapan yöneticileri tenzih ederiz ama il ve ilçe teşkilatlarına çöreklenip, samimi insanları kapı dışarı atan ve atılmalarına zorlayan, mobbing uygulayan, iktidar partisi teşkilatlarını bir köy derneğine çeviren iş bilmez teşkilat yöneticileri. Teşkilatlarda iktidar savaşı veren gruplar. Güç zehirlenmesiyle toplumun problemlerini sağlıklı kavrayamayan sadece fotoğraf veren yöneticiler ve buna sessiz kalıp “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” mantığında olanlar. 

Dört; Partiyi bölüp parçalayan, el altından güç savaşlarına dönüştüren, kendi olumsuzluklarını örtmek için de her konuda suçlu arayanlar. Her problemde suçu başka mecralarda arayanlar. Milletin gözünün içine baka baka yalan söyleyenler. Toplumu kutuplaştırıp düşman topluluklar üretmeye çalışanlar. Toplum aklıyla dalga geçenler.



Sevil Gülcan gören
26.02.2022 13:52:19
Çok doğru tespitler, tebrikler.